Türk halkının demokrasiye olan inancı ve milli iradeye sahip çıkma kararlılığı, 15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden geçen on yıla rağmen güçlenerek devam ediyor. Areda Survey tarafından yapılan kapsamlı bir araştırma, vatandaşların olası bir darbe girişimine karşı gösterdiği direniş ruhunu ve FETÖ tehdidine yönelik algısını detaylı bir şekilde ortaya koydu.

15 Temmuz Ruhu Canlılığını Koruyor: Yüzde 72.7 Yeniden Sokağa Çıkarım Diyor

Areda Survey'in 7-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında 1.100 kişiyle gerçekleştirdiği "15 Temmuz'un 10. Yılı: Demokrasi, Güvenlik ve Toplumsal Hafıza Araştırması"na göre, Türk toplumunun demokrasiye sahip çıkma refleksi on yıl sonra da güçlü bir şekilde varlığını sürdürüyor. Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, katılımcıların yüzde 72,7'sinin olası bir darbe girişiminde yeniden sokağa çıkacağını belirtmesi oldu. Bu oran, 15 Temmuz gecesi yaşanan direniş ruhunun toplumda ne denli köklü olduğunu gösteriyor. "Çıkmam" diyenlerin oranı ise yüzde 27,3'te kaldı.

Araştırma verileri, 2019 yılından bu yana yapılan çalışmalarla karşılaştırıldığında, darbelere karşı toplumsal direncin istikrarlı bir şekilde korunduğunu ve hatta güçlendiğini gözler önüne seriyor. Bu durum, Türk milletinin milli iradeye ve demokrasiye olan sarsılmaz bağlılığının en somut göstergelerinden biri olarak yorumlanıyor.

Darbe Tehlikesi Algısı Azalırken, FETÖ Tehdidi Endişesi Sürüyor

Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de darbe tehlikesi algısında belirgin bir düşüş yaşanıyor. Katılımcıların yüzde 69,4'ü artık ülkede bir darbe tehlikesi bulunmadığını düşünürken, bu oranın 2019'dan bu yana istikrarlı bir şekilde gerilediği belirtiliyor. Ancak, FETÖ'nün oluşturduğu güvenlik riskine yönelik hassasiyetin devam ettiği dikkat çekiyor. Toplumun yüzde 68,7'si FETÖ'nün Türkiye açısından hâlâ bir tehdit unsuru olduğu görüşünde. Bu oran, 2021 ve 2024 verilerine göre artış gösterirken, tehdidin sona erdiğini düşünenlerin oranı yüzde 31,3 olarak belirlendi.

Vatandaşlar, devletin 15 Temmuz sonrasında FETÖ ile yürüttüğü mücadeleyi genel olarak yeterli buluyor. Araştırmaya göre, toplumun yüzde 60,2'si bu mücadeleyi yeterli görürken, yüzde 39,8'i yetersiz bulduğunu ifade etti. Bu sonuçlar, FETÖ ile mücadelenin devamlılığının ve şeffaflığının toplumsal beklentiler açısından önemini vurguluyor.

Sosyal Medya Dezenformasyonu ve Genç Nesillere Aktarım Endişesi

Günümüz dijital çağında sosyal medyanın dezenformasyon üzerindeki etkisi de araştırmanın önemli başlıklarından biri oldu. Katılımcıların yüzde 63,7'si, sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerin FETÖ benzeri yapıların yeniden güçlenmesine zemin hazırlayabileceğini düşünüyor. Bu bulgu, dijital dezenformasyonun yalnızca bireysel algıları değil, ulusal güvenliği de tehdit edebilecek önemli bir risk olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Araştırma ayrıca, 15 Temmuz'un genç nesillere aktarımı konusunda toplumsal bir endişeyi de gözler önüne serdi. Katılımcıların yüzde 62,5'i, 15 Temmuz'un genç nesillere doğru ve yeterli bir şekilde anlatılmadığını düşünüyor. Bu oran, tarih bilincinin gelecek kuşaklara aktarılmasında daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini işaret ediyor.

15 Temmuz'un En Büyük Yarası: Türk Silahlı Kuvvetleri

FETÖ'nün Türkiye'ye verdiği zararların hangi alanlarda yoğunlaştığı sorusuna verilen yanıtlar da dikkat çekiciydi. Katılımcıların yüzde 31'i, FETÖ'den dolayı en çok Türk Silahlı Kuvvetleri'nin olumsuz etkilendiğini belirtti. Bunu sırasıyla yüzde 15,7 ile yargı sistemi, yüzde 9,5 ile uluslararası itibar, yüzde 8,6 ile devlet kurumlarına duyulan güven ve yüzde 8,3 ile ekonomi takip etti. Bu sonuçlar, FETÖ'nün devletin kılcal damarlarına sızarak en kritik kurumları hedef aldığını ve ülkeye derin yaralar açtığını bir kez daha gözler önüne serdi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Süreç Yönetimi: Katılımcıların yüzde 85,2'si Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 15 Temmuz gecesindeki süreç yönetimini başarılı buldu.
  • Asıl Failler Tartışması: Darbe girişiminin asıl faillerinin yakalandığını düşünenlerin oranı yüzde 44,7 iken, yüzde 55,3'ü asıl faillerin yakalanmadığı görüşünde.
  • FETÖ'nün Yeni Stratejisi: Kendisini "Yeni Herkül" olarak tanımlayan grubun örgütten ayrıldığı yönündeki açıklamaların amacı sorulduğunda, katılımcıların yüzde 40,6'sı bunu "yeni bir stratejinin parçası" olarak değerlendirdi.

Genel olarak, Areda Survey araştırması, 15 Temmuz'un Türk toplumu üzerindeki etkisinin sadece geçmişe ait bir olay olmadığını, aynı zamanda güvenlik algısını, toplumsal hafızayı ve demokrasiye olan bağlılığı şekillendirmeye devam eden kritik bir dönüm noktası olduğunu ortaya koyuyor. Milletin demokrasiye sahip çıkma bilinci ve FETÖ tehdidine karşı duyarlılığı, Türkiye'nin geleceği için önemli bir güvence olarak öne çıkıyor.