Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da gazetecilerle bir araya gelerek Türkiye’nin NATO içindeki rolünü, küresel güvenlik dinamiklerini ve 2026’da başkentte ev sahipliği yapılacak NATO Zirvesi’nin önemini değerlendirdi. Duran, 2026 NATO Zirvesi'nin Türkiye'nin uluslararası alandaki yükselen ağırlığını ve stratejik önemini gözler önüne sereceğini ifade etti. NATO’nun 1949’dan bu yana en uzun soluklu güvenlik ittifaklarından biri olduğunu hatırlatan Duran, ittifakın gücünü değişen tehditlere uyum sağlayabilmesinden aldığını dile getirdi.

Türkiye, NATO'nun Merkezindeki Ülkelerden Biri Haline Geldi

Soğuk Savaş döneminde Sovyet tehdidine karşı caydırıcılık sağlayan NATO’nun, zamanla Balkanlar, terörle mücadele ve barış koruma gibi farklı alanlarda da aktif rol üstlendiğini belirten Duran, günümüzde güvenlik kavramının siber tehditlerden enerji güvenliğine, dezenformasyondan kritik altyapıların korunmasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını vurguladı. Türkiye’nin NATO’ya katıldığı 1952 yılında daha çok ittifakın güneydoğu kanadında bir cephe ülkesi olarak görüldüğünü hatırlatan İletişim Başkanı Duran, bu konumun günümüzde köklü bir değişime uğradığını söyledi.

Duran, “Türkiye artık sadece NATO sınırlarını koruyan bir ülke değil, ittifakı ilgilendiren hemen her konuda merkezi konumda bulunan bir müttefiktir” ifadelerini kullanarak, Rusya-Ukrayna savaşı, Gazze’deki gelişmeler ve ABD-İran gerilimi gibi krizlerde Türkiye’nin gerilimi azaltan ve diplomasiye alan açan bir aktör olarak öne çıktığını belirtti. Bu durumun, Türkiye'nin küresel ölçekteki etkinliğini ve stratejik derinliğini gösterdiğini ifade etti.

'Türkiye Ekseni' Küresel Krizlerin Çözümünde Anahtar Rol Oynuyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye’nin bölgesel ve küresel krizlerin çözümünde aktif bir rol üstlendiğini kaydeden Burhanettin Duran, ülkenin güvenlikten insani yardıma kadar birçok alanda sorumluluk alan etkili bir aktör konumuna geldiğini ifade etti. Duran, “Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde güvenli liman olarak ön plana çıkmakta ve bir ‘Türkiye ekseni’ inşa etmektedir” diyerek, bu eksenin uluslararası ilişkilerde önemli bir denge unsuru olduğunu vurguladı.

Bu eksen sayesinde Türkiye'nin, yalnızca kendi çıkarlarını korumakla kalmadığını, aynı zamanda bölgesel ve küresel istikrara da önemli katkılar sağladığını dile getirdi. Özellikle son yıllarda yaşanan krizlerde arabuluculuk çabaları ve insani yardımlar, Türkiye'nin bu rolünü pekiştiren unsurlar olarak öne çıkıyor.

Ankara Zirvesi, NATO'nun Geleceğine Yön Verecek

2026 yılında Ankara’da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi’nin hem ittifakın hem de küresel güvenlik mimarisinin geleceği açısından kritik öneme sahip olduğunu belirten Duran, zirvenin Türkiye’nin diplomatik ağırlığını uluslararası arenada güçlü bir şekilde ortaya koyacağını söyledi. Duran, Ankara Zirvesi’nin sadece bir ev sahipliği organizasyonu olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin savunma sanayisi kapasitesini, kriz yönetimi kabiliyetini ve liderlik diplomasisini uluslararası kamuoyuna göstereceği önemli bir platform olacağını ifade etti.

NATO’nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlamak amacıyla yeni bir yapılanma sürecine girdiğini ve “NATO 3.0” olarak adlandırılan yeni konseptin daha güçlü, daha yetenekli ve yük paylaşımının daha adil olduğu bir ittifak yapısını öngördüğünü belirten Duran, Türkiye’nin savunma harcamalarında yüzde 3,5+1,5 hedefini 2030 yılı sonuna kadar gerçekleştirmeyi amaçladığını ve bu yaklaşımı başından itibaren desteklediğini kaydetti.

Türk Savunma Sanayii, NATO'nun Gücüne Güç Katıyor

Türk savunma sanayisinin yalnızca Türkiye’nin stratejik bağımsızlığı açısından değil, NATO’nun toplam caydırıcılık kapasitesi bakımından da önemli bir güç unsuru olduğunu vurgulayan Duran, gelecekte ittifakın yalnızca asker sayısına değil, üretim kapasitesi ve teknolojik esnekliğe de ihtiyaç duyacağını söyledi. Duran, savunma sanayisinde Türkiye’ye yönelik kısıtlamaların NATO’nun toplam savunma kapasitesini de olumsuz etkilediğini belirtti.

Bu bağlamda, İletişim Başkanı Duran, son yıllarda yan etkinlik olarak düzenlenen Savunma Sanayi Forumu’nun ilk kez Ankara’daki NATO Zirvesi’nin resmî programına dahil edileceğini açıkladı. Bu gelişme, Türk savunma sanayisinin uluslararası alandaki görünürlüğünü ve etkileşimini artıracak önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.

Uluslararası Etkinlik Takvimi Yoğunlaşıyor

Ayrıca, 2004 yılında İstanbul’da başlatılan İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin katılımıyla NATO İstanbul İşbirliği Girişimi Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın da gerçekleştirileceğini bildirdi. Duran, Türkiye’nin bu yıl ve gelecek dönemde çok sayıda uluslararası organizasyona ev sahipliği yapacağını belirterek şu önemli etkinlikleri sıraladı:

  • İstanbul’da NATO Parlamenterler Zirvesi
  • Ankara’da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Zirvesi
  • Antalya’da Uluslararası Uzay Kongresi
  • Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı

Bu yoğun etkinlik takvimi, Türkiye’nin uluslararası diplomasi ve işbirliğindeki aktif rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Duran’ın açıklamaları, Türkiye’nin hem NATO içinde hem de küresel arenada yükselen bir güç olarak konumunu pekiştirdiğini gösteriyor.