İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı vize vurgunu soruşturması, ülkenin dört bir yanında yankı uyandırdı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı koordinasyonunda, 20 Ekim 2026 tarihinde İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Balıkesir, Denizli ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Bu operasyonların hedefinde, 'garantili vize' ve 'garantili randevu' gibi cazip vaatlerle vatandaşları mağdur eden bir dolandırıcılık şebekesi bulunuyor. Soruşturma kapsamında, yaklaşık 370 milyon TL'lik bir tahsilatın detayları inceleniyor ve 60 şüphelinin yakalanması amaçlanıyor.

Vize Randevu Sistemlerinde 'Bot' Manipülasyonu İddiası

Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, soruşturma, bazı kişi ve şirketlerin sosyal medya ve internet üzerinden 'garantili vize' ve 'garantili randevu' vaatleriyle vatandaşlardan yüksek ücretler almasına, ancak taahhüt ettikleri hizmetleri sunmamasına veya ücret iadesi yapmamasına dayanıyor. Yapılan incelemelerde, konsoloslukların veya yetkili başvuru merkezlerinin randevu sistemlerindeki sınırlı kontenjanların, 'bot' olarak bilinen otomatik yazılımlarla kısa sürede ele geçirildiğine dair önemli bulgulara ulaşıldı. Bu yöntemin, bireysel başvuru sahiplerinin randevu almasını zorlaştırarak, vatandaşları ücretli aracılık hizmetlerine mecbur bıraktığı değerlendiriliyor.

Dijital materyaller ve yazışmalar üzerinde yapılan detaylı incelemeler, bu manipülasyonun boyutlarını gözler önüne serdi. Şebekenin, randevu sistemlerindeki açıkları kullanarak, aslında ücretsiz veya çok daha düşük maliyetli olması gereken randevuları, kendi lehlerine çevirdiği iddia ediliyor. Bu durum, özellikle yurt dışına seyahat etmek isteyen vatandaşlar için ciddi bir mağduriyet yaratıyor.

İşlem Başına Yüzlerce Avro Ek Ücret ve 370 Milyon TL'lik Tahsilat

Soruşturma dosyasındaki tespitler, şebekenin vatandaşlardan 'bot yazılımı desteği' adı altında işlem başına yaklaşık 300 ila 400 avro ek ücret talep ettiğini ortaya koydu. Ayrıca, otomatik yazılımlarla randevu alan kişilere de ek menfaatler sağlandığına dair bulgular mevcut. Ön mali inceleme raporlarına göre, vize ve danışmanlık hizmetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam tahsilatın yaklaşık 370 milyon TL seviyesinde olduğu belirtildi. Vatandaşların uğradığı gerçek zararın tespiti için hizmet verilmeyen, eksik sunulan veya ücreti iade edilmeyen işlemler üzerindeki incelemeler titizlikle sürdürülüyor.

Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Kullanımı ve Para Transferleri Mercek Altında

Soruşturma, sadece dolandırıcılık iddialarıyla sınırlı kalmıyor. Başvuru sahiplerine ait pasaport görüntüleri, kimlik ve iletişim bilgilerinin üçüncü kişilere aktarılması iddiaları da araştırılıyor. Bu durum, kişisel verilerin korunması kanunu açısından ciddi ihlallere işaret ediyor. Ayrıca, hizmet bedellerinin şirketler, şirket ortakları, çalışanlar ve diğer kişilerin hesapları üzerinden tahsil edilerek farklı hesaplara ve finansal kanallara yönlendirilmesine ilişkin işlemler de detaylı bir şekilde inceleniyor. Bu incelemeler, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçunu da kapsıyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın nitelikli dolandırıcılık, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi, bilişim suçları ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden genişletildiğini bildirdi. Masumiyet karinesi ve gizlilik ilkesi gözetilerek yürütülen bu kapsamlı soruşturmanın, vize başvurularında yaşanan usulsüzlükleri tamamen ortaya çıkarması ve sorumluların adalet önüne çıkarılması bekleniyor. Vatandaşların bu tür garantili vize vaatlerine karşı dikkatli olmaları ve resmi kanalları kullanmaları önemle vurgulanıyor.