Adalet, Hukuk, Demokrasi (AHD) Partisi Yönetim Kurulu Üyesi ve siyasi analist Ali Zülfükaroğlu, ABD'nin Orta Doğu'daki politikaları ile Türkiye-ABD ilişkileri üzerine kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Özellikle ABD-Türkiye yakınlaşması konusuna odaklanan Zülfükaroğlu, bu durumun İsrail cephesinde rahatsızlık yarattığını ileri sürdü. İGFA Azerbaycan Temsilcisi de olan Zülfükaroğlu, bölgedeki jeopolitik ve ekonomik dengelerin, ABD'yi Türkiye ile daha sıkı bir iş birliğine ittiğini savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile eski ABD Başkanı Donald Trump arasındaki pozitif diyaloğun, iki ülke ilişkilerine olumlu yansımaları olduğunu da sözlerine ekledi.
İsrail'in Bölgesel Endişeleri ve Türkiye'nin Artan Etkinliği
Zülfükaroğlu'nun dikkat çektiği bir diğer önemli nokta ise, Ankara ile Washington arasındaki olası yakınlaşmanın İsrail üzerindeki etkisi oldu. Siyasi analist, İsrail'in bu durumdan rahatsızlık duyduğunu iddia etti. Özellikle Suriye'de Türkiye'nin askeri ve diplomatik etkinliğinin artmasının, Tel Aviv yönetiminin bölgesel politikalarını zorlaştırdığını ve İsrail'in stratejik çıkarlarını tehdit ettiğini belirtti. Bu durumun, İsrail'in güvenlik algısında yeni bir boyut açtığı ifade edildi.
Zülfükaroğlu, İsrail'in bölgedeki kendi güvenlik öncelikleri ve bölgesel hegemonyasını koruma çabasının, Türkiye'nin artan gücü karşısında endişeye yol açtığını vurguladı. Türkiye'nin Suriye'deki operasyonları ve diplomatik girişimlerinin, bölgedeki güç dengelerini Ankara lehine değiştirdiği ve İsrail'in bu yeni dengeye uyum sağlamakta zorlandığı yorumunu yaptı.
F-35 Süreci: Stratejik Denge ve ABD Yaklaşımındaki Değişim
Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılma sürecine de değinen Zülfükaroğlu, bu kararda İsrail yanlısı çevrelerin etkili olduğunu öne sürdü. Ancak gelinen noktada, özellikle İran-İsrail gerilimi gibi bölgesel gelişmelerin, ABD iç siyasetindeki dengeleri değiştirdiğini ve Washington'ın Türkiye'ye yönelik yaklaşımını yumuşattığını savundu. Bu değişimin, Türkiye'nin F-35 konusundaki beklentilerini güçlendirdiğini ve programdan çıkarılma kararının yeniden gözden geçirilme ihtimalini artırdığını ifade etti.
- İran-İsrail Gerilimi: Bölgedeki artan tansiyon, ABD'nin stratejik müttefik arayışını hızlandırdı.
- ABD İç Siyaseti: Amerikan siyasetindeki dengelerin değişmesi, Türkiye'ye yönelik daha esnek bir politika izlenmesine zemin hazırlıyor.
- F-35 Beklentisi: Türkiye'nin F-35 programına geri dönme umutları, bu yeni gelişmelerle birlikte canlandı.
Zülfükaroğlu'na göre, ABD'nin, Orta Doğu'da karmaşıklaşan güvenlik sorunları karşısında Türkiye gibi güçlü bir müttefike olan ihtiyacı artmış durumda. Bu durum, F-35 gibi kritik savunma projelerinde Türkiye ile yeniden iş birliği yapma potansiyelini gündeme getiriyor.
Türkiye'nin Bölgesel Gücü ve Diplomatik Hamleleri
Siyasi analist, bölgedeki gelişmelerin genel olarak Türkiye'nin lehine ilerlediğini belirtti. Türk diplomasisinin son dönemde attığı etkili adımların, ülkenin askeri ve diplomatik kapasitesini bölgesel dengelerde daha belirleyici hale getirdiğini dile getirdi. Zülfükaroğlu, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil olmasının, Orta Doğu'daki güç dengeleri açısından önemli sonuçlar doğuracağını ve Türkiye'nin bölgesel rolünü daha da pekiştireceğini ileri sürdü.
Türkiye'nin aktif dış politikası, enerji kaynakları üzerindeki stratejik konumu ve askeri kabiliyetleri, ülkenin bölgesel bir güç olarak konumunu güçlendiriyor. Bu durum, hem ABD hem de diğer bölge aktörleri için Türkiye'yi vazgeçilmez bir partner haline getiriyor. Zülfükaroğlu, Türkiye'nin bu artan gücünün, özellikle İsrail gibi bölgesel rakipler tarafından yakından takip edildiğini ve endişeyle karşılandığını sözlerine ekledi.
Sonuç olarak Zülfükaroğlu, ABD ve Türkiye arasındaki ilişkilerin geleceğinin, bölgesel dinamikler ve stratejik çıkarlar doğrultusunda şekilleneceğini, bu yakınlaşmanın ise bölgedeki güç dengeleri üzerinde önemli etkiler yaratacağını vurguladı.










