Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan, yaptığı yazılı açıklamayla Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine ve temel niteliklerine dikkat çekti. Akdoğan, Cumhuriyet'in, Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde emperyalizme, gericiliğe ve bölücülüğe karşı verilen tarihi mücadelenin bir sonucu olduğunu hatırlattı. Bu açıklama, kamuoyunda son dönemde tartışılan 'yerel özerklik', 'çok hukuklu yapı' gibi konulara bir yanıt niteliği taşıyor.
Akdoğan, 1923'ün sadece bir tarih olmadığını, aynı zamanda 'ümmetten millete geçiş', 'kulluktan yurttaşlığa yükseliş' ve 'bağımsızlık zaferi' gibi derin anlamlar taşıdığını vurguladı. Cumhuriyet'in temel değerlerinin korunmasının, gelecek nesillere karşı tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Akdoğan, bu değerlerin tartışılamaz olduğunu belirtti. ADD Bursa Şubesi'nin bu çıkışı, özellikle Cumhuriyet ve üniter yapı konularındaki hassasiyeti gözler önüne serdi.
Üniter Devlet Yapısı ve Lozan Tartışılamaz Kırmızı Çizgilerimizdir
Gürhan Akdoğan, son zamanlarda kamuoyunda sıkça dile getirilen ve tartışma konusu olan 'yerel özerklik', 'demokratik konfederalizm', 'çok hukuklu yapı' ve 'yeni anayasa' gibi kavramlara sert tepki gösterdi. Bu tür söylemlerin, Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter devlet yapısını zayıflatmayı hedefleyen ideolojik araçlar olduğunu savundu.
Açıklamada, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın temel ilkelerine dikkat çekilerek, özellikle şu unsurların 'kırmızı çizgi' olduğu vurgulandı:
- Laiklik
- Üniter devlet yapısı
- Ulusal egemenlik
- Türk milleti tanımı
- Lozan Antlaşması
Akdoğan, bu temel değerlerin hiçbir şekilde tartışmaya açılamayacağını ve ülkenin birliğinin, bütünlüğünün teminatı olduğunu belirtti. Türkiye'nin geleceğinin bu ilkeler üzerine inşa edildiğini ifade etti.
Türkiye Cumhuriyeti'ne Yönelik Tehditler Sistematik Bir Şekilde Devam Ediyor
ADD Bursa Şube Başkanı, Türkiye'nin geçmişten günümüze kadar farklı türde tehditlerle karşı karşıya kaldığını dile getirdi. Terör örgütlerinin ve uluslararası projelerin, ülkenin bütünlüğünü hedef aldığını ileri sürdü. Akdoğan, açıklamasında 2003 Irak Tezkeresi sürecinden başlayarak, sonraki yıllarda yaşanan siyasi gelişmeler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Ulusal egemenliğin korunmasının hayati önem taşıdığını ve bu konuda gösterilen hassasiyetin asla taviz verilmemesi gerektiğini belirtti.
Akdoğan, bu sistematik tehditlerin sadece dış güçlerden değil, iç dinamiklerden de beslendiğini ima etti. Ülkenin birlik ve beraberliğine kasteden her türlü girişimin karşısında duracaklarını, Atatürk ilke ve inkılaplarının yol göstericiliğinde mücadele edeceklerini ifade etti.
Cumhuriyetin Kazanımları ve Demokratik Yapı Korunmalıdır
Gürhan Akdoğan, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) üzerinden yürütülen bazı tartışmalara da değindi. Bu tartışmaların bireysel ya da parti içi meseleler olmaktan öte, daha geniş bir siyasi ve ideolojik çerçevede ele alınması gerektiğini belirtti. Türkiye'nin demokratik yapısının güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Akdoğan, 'meclis merkezli, kuvvetler ayrılığına dayalı, laik ve üniter devlet yapısının korunması' çağrısında bulundu.
Akdoğan, açıklamasının sonunda, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerine bağlılığın altını çizerek, bu değerlerin geleceğe taşınması için tüm vatandaşları sorumluluk almaya davet etti. Açıklama, "Yaşasın tam bağımsız, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti" ve "Ne mutlu Türküm diyene" ifadeleriyle sona erdi. Bu güçlü mesajlar, ADD'nin Cumhuriyet'e olan sarsılmaz inancını bir kez daha gösterdi.










