İstanbul'da yaşanan üzücü bir olay, sağlık camiasında geniş yankı uyandırdı. Beyin kanaması geçiren bir aile hekimi ile kanser tedavisi gören üç sağlık çalışanının, uzun süreli hastalık raporu kullandıkları gerekçesiyle sözleşmelerinin feshedilmesi, Birlik ve Dayanışma Sendikası tarafından büyük bir tepkiyle karşılandı. Sendika, bu durumun sağlık çalışanlarının temel haklarını ihlal ettiğini ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, yargı yoluna başvuracaklarını açıkladı.
Ağır Hastalıklar ve Feshedilen Sözleşmeler: Kimler Etkilendi?
Birlik ve Dayanışma Sendikası'nın açıklamasına göre, sözleşmesi feshedilen sağlıkçılar arasında önemli hastalıklarla mücadele eden kişiler bulunuyor. Bunlardan biri, 2025 yılı Mayıs ayında beyin kanaması geçiren ve yoğun bakım ile beyin ameliyatı süreçlerinden geçen Aile Hekimi Dr. Gülfem Önalemdar. Dr. Önalemdar'ın, iki yıllık sözleşme döneminin altı ayını raporlu geçirmesi nedeniyle aile hekimliği sözleşmesi sonlandırıldı. Aynı gün, meme kanseri ve beyin kanseri tedavisi gören iki hekim ile bir hemşirenin de benzer gerekçelerle görev sözleşmelerinin feshedildiği iddia edildi. Bu durum, sağlık çalışanlarının ağır hastalıklar karşısındaki güvencesizliğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Sendika: 'Hasta Olamazsınız Mesajı Veriliyor'
İstanbul Ataşehir'deki Barbaros Aile Sağlığı Merkezi önünde düzenlenen basın açıklamasında konuşan Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, uygulamanın Anayasa'ya, ilgili mevzuata ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmelerine tamamen aykırı olduğunu vurguladı. Dr. Mehlepçi, bu tür fesih kararlarının sağlık çalışanlarına fiilen “Hasta olamazsınız, kanser olamazsınız, beyin kanaması geçiremezsiniz” mesajı verdiğini belirterek, bu durumun kabul edilemez olduğunu ifade etti. Mehlepçi, sağlık çalışanlarının zaten zorlu şartlarda görev yaptığını, hastalık dönemlerinde yaşadıkları ekonomik kayıplara rağmen bir de sözleşmelerinin feshedilmesinin mağduriyeti katladığını dile getirdi. Vekil personel bulunamadığında maaşlarının yalnızca üçte birini alabildiklerini de sözlerine ekledi.
Hukuki Süreç Başlıyor: Yargı Yolu Açık
Birlik ve Dayanışma Sendikası, haksız bulduğu bu sözleşme fesihlerinin iptali için yargı yoluna başvuracağını resmen duyurdu. Sendika, sağlık çalışanlarının hastalık nedeniyle cezalandırılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, ilgili kurumları bu yanlıştan dönmeye ve uygulamayı geri çekmeye çağırdı. Bu hukuki sürecin, benzer durumdaki diğer sağlık çalışanları için de emsal teşkil edebileceği ve gelecekteki uygulamalar üzerinde etkili olabileceği düşünülüyor. Sağlık çalışanlarının haklarının korunması ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi adına sendikanın bu adımı, sektörde geniş destek bulması bekleniyor.
Sağlık Çalışanlarının Güvencesi ve Geleceği
Bu olay, sağlık çalışanlarının iş güvencesi ve sosyal haklar konusundaki endişelerini bir kez daha gündeme getirdi. Pandemi döneminde gösterdikleri üstün çabayla takdir toplayan sağlık çalışanlarının, kendi sağlık sorunları nedeniyle bu denli mağdur edilmesi, toplumun vicdanında da derin yaralar açtı. Sendikanın başlattığı hukuki mücadelenin, sağlık sektöründeki çalışma koşulları ve sözleşme uygulamaları üzerinde kalıcı ve olumlu değişiklikler yaratması umuluyor. Sağlık çalışanlarının, hastalık gibi doğal süreçlerde dahi güvence altında olmaları, nitelikli sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.










