Zeytinburnu Kültür Sanat, bu sezon da Türk ve dünya kültürüne damga vurmuş şahsiyetleri merkeze alan panellere ev sahipliği yapıyor. Bu etkinlik serisinin ilk durağında, vefatının 60. yıl dönümünde, Arap ve Fars filolojisi alanındaki üstün çalışmalarıyla tanınan şarkiyatçı Ahmed Ateş'in zengin ilim mirası detaylıca ele alındı. 20 Ekim Salı akşamı saat 19.30'da başlayan panel, ilim ve kültür dünyasından önemli isimleri bir araya getirdi.
Ahmed Ateş'in İlim Mirası ve Vasiyeti
Doç. Dr. Kadir Turgut'un moderatörlüğünü üstlendiği panelde, Prof. Dr. Ahmet Emre Ateş, Prof. Dr. Namık Sinan Turan ve Dr. Ozan Kolbaş konuşmacı olarak yer aldı. Prof. Dr. Ahmet Emre Ateş, dedesi Ahmed Ateş'in kişisel tercihlerine ışık tutarak, onun Merkezefendi Mezarlığı'nda medfun olmasının ardındaki duygusal ve entelektüel nedenleri açıkladı. Ateş'in, Adnan Adıvar, Zeki Velidi Togan ve Mükrimin Halil Yinanç gibi çok değer verdiği isimlerle aynı kabristanda olma arzusunu vasiyet ettiğini belirtti. Bu durum, Ahmed Ateş'in ilim ve dostluk bağlarına verdiği önemi gözler önüne serdi.
Prof. Dr. Ahmet Emre Ateş, dedesi Ahmed Ateş'in vefatından 60 yıl sonra dahi ilim dünyasında anılmasının önemine vurgu yaparak şunları ifade etti:
- Adnan Adıvar, Zeki Velidi Togan ve Mükrimin Halil Yinanç'a duyduğu derin saygı.
- Merkezefendi'de defnedilmeyi vasiyet etmesinin bu isimlerle aynı yerde olma arzusuyla bağlantısı.
- İlim adamlarının mezarlarının dahi birer ilham kaynağı olabileceği düşüncesi.
Arapça ve Farsçayı Modern Filolojiye Taşıyan Bilim İnsanı
Prof. Dr. Namık Sinan Turan, Ahmed Ateş'in dünya çapında bir bilim insanı olarak konumunu detaylandırdı. Turan, Ateş'in henüz öğrenciyken kaleme aldığı bitirme tezinin bile metodolojik sağlamlığıyla dikkat çektiğini ve onun gelecekteki başarısının habercisi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Turan, Ahmed Ateş'in en büyük katkılarından birinin, Arapça ve Farsçayı sadece klasik İslam ilimlerinin bir aracı olmaktan çıkarıp, modern tarihsel filolojinin bağımsız ve güçlü bir öznesi haline getirmesi olduğunu vurguladı. Bu yaklaşımın, Ateş'i uluslararası alanda tanınan bir otorite yaptığını söyledi.
Prof. Dr. Namık Sinan Turan'ın değerlendirmeleri şöyle özetlenebilir:
- Ahmed Ateş'in genç yaşta dahi sahip olduğu üstün metodolojik yetkinlik.
- Arapça ve Farsçayı klasik metinlerin ötesine taşıyarak modern filolojiye entegre etmesi.
- Bu yenilikçi yaklaşımın onu dünya çapında önemli bir bilim insanı yapması.
Geniş Araştırma Sahası ve Kalıcı Eserler
Dr. Ozan Kolbaş ise Ahmed Ateş'in araştırma sahasının şaşırtıcı derecede geniş olduğuna dikkat çekti. Kolbaş, Ateş için hazırlanan bir hatıra sayısı sürecinde, onun çalışma alanlarının kapsamlı bir listesini çıkarmak zorunda kaldıklarını, bu durumun Ateş'in çok yönlü kişiliğini ve derin bilgisini gösterdiğini ifade etti. Ahmed Ateş'in farklı disiplinlerdeki yetkinliği, onun eserlerinin günümüzde dahi referans kaynağı olmasının temel nedenlerinden biri olarak gösterildi.
Panelin sonunda, Ahmed Ateş'in vefatının üzerinden 60 yıl geçmesine rağmen, ilim ve kültür dünyasına bıraktığı kalıcı mirasın öneminin altı çizildi. Zeytinburnu Kültür Sanat'ın bu tür etkinliklerle geçmişin değerli şahsiyetlerini gelecek nesillere tanıtma misyonu, katılımcılar tarafından takdirle karşılandı. Ahmed Ateş gibi öncü isimlerin anılması, kültürel belleğin canlı tutulması açısından büyük önem taşıyor.










