Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, şahsına, ailesine ve partisine yönelik "büyük bir saldırı" altında olduğunu belirterek, hakkında yürütülen soruşturma ve partisinin başlattığı disiplin süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Ankara'da yaptığı açıklamada, konunun savcılık soruşturmasında olması nedeniyle detaylı bilgi veremese de, kendisine yönelik olayın bir "kumpas ve haince düzenlenmiş bir tuzak" olduğunu iddia etti. Bu olaylar zinciri, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Yazgan'ın açıklamaları siyaset gündemine oturdu.
Ahmet Baran Yazgan'dan 'Saldırı ve Linç Girişimi' İddiası
Milletvekili Yazgan, ısrarla davet edildiği bir ortamda herhangi bir konu konuşulmadan saldırıya uğradığını ileri sürdü. Olay öncesinde kendisine ağır bir sandalye ile defalarca vurulduğunu ve konuşma fırsatı dahi bulamadığını belirtti. Yaşananları bir "saldırı ve linç girişimi" olarak tanımlayan Yazgan, içeceğine ilaç katıldığından şüphelendiğini de sözlerine ekledi. Bu iddialar, olayın karanlık yönlerine işaret ederken, soruşturmanın seyrini merak konusu haline getirdi. Yazgan, olayla ilgili gerekli tüm başvuruları yaptığını ve söz konusu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu da ifade etti.
Ahmet Baran Yazgan, kendisine yönelik bu sürecin tamamen bir "itibar suikastı" olduğunu savunarak, olayda sorumluluğu, desteği veya ihmali bulunan tüm kişiler hakkında hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını vurguladı. Bu kararlı duruş, olayın aydınlatılması ve sorumluların cezalandırılması konusundaki azmini ortaya koydu.
Dokunulmazlığının Kaldırılmasını Talep Edecek
CHP tarafından hakkında disiplin süreci başlatıldığını hatırlatan Yazgan, gerçeklerin hem yargı hem de parti tarafından yürütülecek süreçlerin sonunda ortaya çıkacağına inandığını dile getirdi. Bu açıklama, partisinin de konuya ciddiyetle yaklaştığını ve iç soruşturmanın devam ettiğini gösteriyor.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a da seslenen Ahmet Baran Yazgan, Ankara'ya geçmesinin ardından dokunulmazlığının kaldırılması için dilekçe vereceğini ve yargılanmayı talep edeceğini açıkladı. Bu talep, Türkiye siyasetinde nadir görülen bir durum olup, Yazgan'ın suçsuzluğunu ispatlama konusundaki kararlılığını sergiliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, normalde milletvekillerini görevlerini yaparken hukuki tacizden korumak için tasarlanmış bir mekanizma olsa da, Yazgan bu hakkından feragat ederek yargı önünde hesap vermeye hazır olduğunu belirtti.
- Ahmet Baran Yazgan, dokunulmazlığının kaldırılması için dilekçe verecek.
- Yargı süreci sonucunda suçsuzluğunun ortaya çıkacağına inanıyor.
- Partisinin disiplin sürecini de saygıyla karşıladığını belirtti.
Yazgan, açıklamasının sonunda oldukça iddialı bir ifade kullanarak, "Bir tane suçum varsa, milletvekilliğinden de istifa edip siyaseti bırakacağım" dedi. Bu sözler, kendinden emin bir duruş sergilerken, olayın sonuçlarına dair de bir nevi 'siyasi taahhüt' niteliği taşıyor. Kamuoyu, hem yargı sürecini hem de CHP'nin disiplin soruşturmasını yakından takip ederken, Ahmet Baran Yazgan'ın bu 'dokunulmazlık' çıkışının siyasi kariyerini nasıl etkileyeceği merak konusu.









