Sağlık Bakanlığı'nın 1 Kasım 2026 tarihinden itibaren aile hekimlerine yönelik görüntülü muayene randevusu uygulamasını zorunlu kılması, sağlık camiasında geniş yankı uyandırdı. Özellikle İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) Yönetim Kurulu, bu kararın aile hekimlerinin mevcut ağır iş yükü ve çalışma şartları göz ardı edilerek alındığını belirterek düzenlemeye sert eleştiriler yöneltti. Dernek, yeni uygulamanın hem sağlık hizmetlerinin kalitesini düşüreceği hem de hekimler ile hastalar arasında gerilimi artırarak sağlıkta şiddet riskini tetikleyeceği endişesini dile getirdi.

Aile Hekimlerinin Yüksek İş Yükü Görüntülü Muayeneyi Zorlaştırıyor

İSTAHED tarafından yapılan açıklamada, aile hekimlerinin Türkiye'deki sağlık sistemindeki kritik rolüne dikkat çekildi. 2025 yılı verilerine göre, Türkiye'deki hekimlerin yaklaşık sekizde birini oluşturan aile hekimlerinin, toplam poliklinik hizmetlerinin yüzde 40'ını tek başına üstlendiği vurgulandı. Dernek, bir aile hekiminin yılda ortalama 15 bin 530 poliklinik hizmeti sunduğunu belirterek, bu yoğunlukta görüntülü muayene gibi uzaktan sağlık hizmetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesinin neredeyse imkansız olduğunu ifade etti. Mevcut sistemde dahi randevu bulmakta zorlanan hastaların, görüntülü muayene nedeniyle daha fazla beklemek zorunda kalabileceği endişesi dile getirildi.

Dernek, OECD ülkeleri ortalamalarının çok üzerinde olan aile hekimi başına düşen hasta sayısının, uzaktan muayene sistemiyle daha da içinden çıkılmaz bir hal alabileceğini savundu. Bu durumun, hekimlerin hastalara ayırabileceği süreyi daha da kısaltarak teşhis ve tedavi süreçlerinde aksaklıklara yol açabileceği belirtildi.

Sağlıkta Şiddet Riski ve MHRS Müdahalesine Eleştiri

İSTAHED, görüntülü muayene sisteminin mevcut koşullar değerlendirilmeden zorunlu hale getirilmesinin, sağlık hizmetlerini ciddi şekilde aksatabileceği uyarısında bulundu. Açıklamada, hekimlerle hastaların karşı karşıya gelebileceği durumların artacağı ve bunun da sağlıkta şiddet riskini yükselteceği belirtildi. Özellikle yoğun poliklinik saatlerinde, MHRS üzerinden hekimlerin çalışma planlarına müdahale edilerek görüntülü muayene randevuları tanımlanmasının, bekleme sürelerini uzatacağı ve hasta memnuniyetsizliğini artıracağı ifade edildi.

  • Bakanlığın MHRS üzerinden hekimlerin çalışma planlarına doğrudan müdahale etmesi eleştirildi.
  • Yoğun poliklinik saatlerinde açılan görüntülü randevuların, yüz yüze muayene bekleyen hastalarla hekimler arasında gerilim yaratabileceği belirtildi.
  • Sağlıkta şiddet olaylarının artış gösterme potansiyeline dikkat çekildi.

Toplum Sağlık Okuryazarlığı ve Hekim Görüşleri Önemli

Dernek, uzun vadede çözüm olarak toplumun sağlık okuryazarlığının artırılması ve aile hekimlerinin iş yükünün OECD ülkelerindeki ortalamalara yaklaştırılması gerektiğini savundu. Ayrıca, 2022 yılında yayımlanan Uzaktan Sağlık Hizmetlerinin Sunumu Hakkında Yönetmelik'in, aile hekimliğinin sahadaki kendine özgü çalışma koşullarına ne ölçüde uyarlanabileceğinin belirsizliğini koruduğu ifade edildi.

İSTAHED, görüntülü muayene randevularının, hekimlerin kendi çalışma planlarına göre ve uygun gördükleri saatlerde oluşturulması gerektiğini önerdi. Böylece, hekimlerin kontrolünde ve daha esnek bir yapıda uygulanacak sistemin daha verimli olabileceği belirtildi. Açıklamanın sonunda, saha temsilcilerinin görüşleri alınmadan hayata geçirilen uygulamaların hedeflenen sonuçlara ulaşamayacağı bir kez daha vurgulandı. Sağlık politikalarının, sahada görev yapan hekimlerin görüş ve önerileri doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiği çağrısı yapıldı. Bu yaklaşımın, hem sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracağı hem de hekimlerin motivasyonunu yükselteceği düşünülüyor.