AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda önemli açıklamalarda bulundu. DEM Parti'nin işçi haklarına yönelik grup önerisi üzerine söz alan Kılıç, AK Parti'nin küresel ekonomik dalgalanmalara rağmen sosyal devlet anlayışından ödün vermediğini ve vatandaşları yalnız bırakmadığını vurguladı. Özellikle çalışanlar, emekliler ve dar gelirli kesimlere yönelik kapsamlı desteklerin sürdüğünü belirten Kılıç, AK Parti çalışan ve emekli desteği politikalarının istihdamı koruyucu ve refahı artırıcı nitelikte olduğunu ifade etti. Bu açıklamalar, hükümetin ekonomik zorluklar karşısında vatandaşın yanında durma kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Küresel Zorluklara Karşı Sosyal Devlet Kalkanı
Milletvekili Kılıç, konuşmasında son yıllarda dünya genelinde yaşanan ekonomik ve siyasi gelişmelere dikkat çekti. Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu'daki gerilimler, enerji ve gıda piyasalarındaki dalgalanmalar ile küresel ticaretteki belirsizliklerin birçok ülkeyi derinden etkilediğini belirtti. Türkiye'nin de bu süreçten etkilendiğini ancak AK Parti hükümetlerinin sosyal devlet ilkesi doğrultusunda vatandaşları korumaya yönelik adımlar attığını vurguladı. Bu kapsamda, doğal gaz ve elektrik faturalarına yönelik devlet desteklerinin devam ettiğini, 2026 yılı bütçesinden ayrılan 400 milyar TL kaynakla doğal gaz faturalarının yüzde 45'inin, elektrik faturalarının ise yüzde 55'inin devlet tarafından karşılandığını açıkladı. Bu destekler, hane halkının enerji maliyetlerini hafifletmeyi amaçlıyor.
Sosyal yardımların da artırıldığını ifade eden Kılıç, ihtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik destek bütçesinin 917 milyar TL'ye çıkarıldığını belirtti. Bu artışın, toplumun dezavantajlı kesimlerinin yaşam standartlarını iyileştirmeye yönelik önemli bir adım olduğunu dile getirdi. Kılıç, bu tür sosyal destek programlarının, ekonomik dalgalanmaların olumsuz etkilerini minimize etmede kritik bir rol oynadığını vurguladı.
İstihdam ve Gelirde Önemli Artışlar
Ekonomiye ilişkin güncel verileri de paylaşan Ahmet Kılıç, Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesine dikkat çekti. 2026 yılı itibarıyla ülkede istihdam edilen kişi sayısının 32 milyon 166 bine ulaştığını, işsizlik oranının ise yüzde 8,2 seviyesine gerilediğini açıkladı. Bu rakamların, uygulanan ekonomi politikalarının istihdamı koruyan ve üretimi destekleyen yönünü açıkça ortaya koyduğunu savundu. Kılıç, istihdamdaki bu artışın, ülke ekonomisinin dinamizmini ve büyüme potansiyelini gösterdiğini belirtti.
Milletvekili Kılıç, konuşmasında 2002 yılı ile günümüz arasındaki maaş ve gelir seviyelerini dolar bazında karşılaştıran çarpıcı veriler sundu. Bu karşılaştırma, vatandaşların alım gücündeki artışı gözler önüne serdi:
- En düşük memur maaşı 238 dolardan 1.291 dolara yükseldi.
- En düşük emekli aylığı 40 dolardan 430 dolara çıktı.
- Asgari ücret 112 dolardan 604 dolara ulaşarak yaklaşık yüzde 500 oranında artış gösterdi.
Bu veriler, AK Parti hükümetleri döneminde çalışanların ve emeklilerin gelir seviyelerinde önemli iyileşmeler sağlandığını gösteriyor. Kılıç, bu artışların, küresel ekonomik zorluklara rağmen vatandaşların refah seviyesini yükseltme çabasının bir sonucu olduğunu ifade etti.
Ekonomik İstikrar ve Refah İçin Sürekli Çalışma
Ahmet Kılıç, muhalefetin önergesinde yer alan konuların, ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarının zaten gündeminde olduğunu belirtti. Ücret politikaları, emeklilerin durumu ve sosyal destek mekanizmalarının sürekli olarak değerlendirildiğini ve güncel ihtiyaçlara göre revize edildiğini dile getirdi. Kılıç, ekonomik istikrarın güçlendirilmesi ve toplumun tüm kesimlerinin refahtan hak ettiği payı alması amacıyla çalışmaların aralıksız sürdüğünü vurguladı.
Cumhur İttifakı olarak çalışanların, emeklilerin ve dar gelirli vatandaşların yanında olmaya devam edeceklerini yineleyen Kılıç, bütçe imkânları doğrultusunda en geniş kesime ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti. Türkiye'nin ekonomik büyümesini sürdürürken, sosyal adaleti de gözeten bir yaklaşım sergilendiğini belirten Kılıç, gelecekte de vatandaşların yaşam kalitesini artırmaya yönelik adımların atılmaya devam edeceğinin sinyalini verdi. Bu kararlılık, hükümetin sosyal politikalar konusundaki hassasiyetini ve vatandaş odaklı hizmet anlayışını pekiştiriyor.









