Kapadokya Üniversitesi, 3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması'na ev sahipliği yaparak önemli bir konuyu gündeme taşıdı. Bu buluşmada, üniversitenin kurucusu, yazar ve düşünür Alev Alatlı'nın teknolojiye dair derinlikli yaklaşımları, özellikle yapay zekâ çağına ışık tutan perspektifiyle yeniden değerlendirildi. Toplantıda, Alatlı'nın insani, etik ve felsefi boyutlarıyla teknolojiyi sorgulayan duruşu, güncel yapay zekâ tartışmalarına farklı bir boyut kazandırdı. Rektör Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Alatlı'nın mirasının bu alandaki önemine vurgu yaptı.

Alev Alatlı'nın Teknolojiye Felsefi Bakışı

Buluşmada bir konuşma yapan Rektör Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Alev Alatlı'nın teknoloji ile olan ilişkisini ve bu konudaki öngörülerini aktardı. Karasar, Alatlı'nın seksenli yaşlarında dahi yapay zekâ ve blok zincir teknolojilerini yakından takip ettiğini belirterek, "Alev Hoca bunların insani, etik ve felsefi açıdan sorgulanması gerektiğini bize her zaman hatırlatırdı" ifadelerini kullandı. Bu vurgu, Alatlı'nın sadece bir yazar değil, aynı zamanda çağının ötesinde bir teknoloji felsefecisi olduğunu ortaya koydu.

Alatlı'nın eserlerinde ve düşüncelerinde, teknolojinin sadece teknik bir araç olmaktan öte, insanlık üzerindeki derin etkilerine odaklandığı biliniyor. Özellikle yapay zekâ gibi hızla gelişen alanlarda, etik değerlerin, insani sorumlulukların ve felsefi sorgulamaların önemini her fırsatta dile getirdiği aktarıldı. Bu yaklaşım, günümüzdeki yapay zekâ etiği tartışmaları için de güçlü bir referans noktası sunuyor.

Yapay Zekâda Kartelleşme ve Ulusal Bağımsızlık

Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Alev Alatlı'nın günümüzde yaşasaydı yapay zekâ alanındaki kartelleşme sorununa nasıl yaklaşacağını düşündüğünü dile getirdi. Karasar, "Alev Hoca bugün hayatta olsaydı ne düşünürdü? Bunu hep düşünüyorum. Bugün 7-8 büyük teknoloji kartelinin eline geçmiş bir dünyadan söz ediyoruz; hem veri alanında hem de yapay zekâ teknolojisinde" diyerek mevcut durumu özetledi. Bu tespit, veri ve yapay zekâ teknolojilerinin küresel ölçekte birkaç dev şirketin kontrolüne geçmesinin yarattığı risklere işaret ediyor.

  • Veri Tekeli: Büyük şirketlerin elinde toplanan devasa veri setleri, yapay zekâ algoritmalarının gelişiminde belirleyici rol oynuyor.
  • Teknolojik Bağımlılık: Yapay zekâ teknolojilerindeki bu tekelleşme, ülkelerin stratejik kararlarını bağımsız bir şekilde alabilme yeteneğini kısıtlayabilir.
  • Ulusal Güvenlik Riskleri: Verilerin belirli merkezlerde toplanması, siber güvenlik ve ulusal güvenlik açısından ciddi tehditler barındırıyor.

Karasar, bu durum karşısında Türkiye'nin gelecekteki stratejik tercihlerini korumak ve gençlerin ileri teknolojilerden en üst düzeyde faydalanmasını sağlamak amacıyla bu tür buluşmaların önemini vurguladı. Üç yıldır düzenlenen Yapay Zekâ Buluşmaları'nın, bu stratejik hedeflere ulaşmada kritik bir rol oynadığı belirtildi.

Veri Güvenliği: Çağın Öncelikli Meydan Okuması

Rektör Karasar, konuşmasında veri güvenliğinin günümüzün en önemli meydan okumalarından biri olduğunu ifade etti. Özellikle stratejik alanlarda "verilerin zehirlenmesi ve yok edilmesi" gibi ciddi risklere dikkat çekti. "Bir makinenin analiz gücü, ona verilen veriye dayanır. O verilerin korunması en önemli önceliklerimizden biri" sözleriyle veri kalitesinin ve güvenliğinin yapay zekâ sistemleri için hayati önem taşıdığını vurguladı.

Bu bağlamda, ulusal veri altyapılarının güçlendirilmesi, siber güvenlik önlemlerinin artırılması ve yerli yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesi konularının stratejik öncelikler arasında yer alması gerektiği dile getirildi. Alev Alatlı'nın bu konulardaki öngörüleri, günümüzde karşılaşılan zorluklara çözüm bulma arayışlarına değerli bir zemin hazırlıyor. Karasar, teknolojinin sorumluluğunun tamamen makinelere devredilmesinin yaratacağı potansiyel tehlikelere karşı da uyarılarda bulundu.

Sonuç olarak, Kapadokya Üniversitesi'nde düzenlenen 3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması, Alev Alatlı'nın düşünsel mirasını güncel teknoloji tartışmalarıyla buluşturarak, yapay zekânın sadece teknik değil, aynı zamanda etik, felsefi ve stratejik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Alatlı'nın 'insan odaklı' teknoloji vizyonu, geleceğin yapay zekâ stratejileri için rehber niteliği taşıyor.