Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlıklarını hızlandırdı. Antalya, 9-20 Kasım tarihleri arasında dünya liderlerini ağırlayacak ve küresel iklim sorunlarına çözüm arayışlarına ev sahipliği yapacak. COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da medya mensuplarıyla bir araya gelerek zirveye dair önemli bilgiler verdi. Bakan Kurum, bu büyük organizasyonun sadece diplomatik bir buluşma olmadığını, aynı zamanda iklim kriziyle mücadele, uluslararası iş birliği, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma adına kritik fırsatlar sunacağını vurguladı.

Antalya EXPO Alanı COP31 İçin Dönüşüyor

Zirve, 2016 yılında EXPO’ya ev sahipliği yapan Antalya EXPO alanında gerçekleştirilecek. Toplam 1 milyon 100 bin metrekarelik devasa bir alanda hazırlıkların devam ettiğini belirten Bakan Kurum, bu alanın özel olarak tasarlandığını ifade etti. Organizasyon kapsamında, Birleşmiş Milletler’in resmî müzakerelerinin yapılacağı 'Mavi Bölge' ile bilimsel gelişmelerin, teknolojinin, sanatın ve iklim çözümlerinin tanıtılacağı 'Yeşil Bölge' olmak üzere iki ana bölüm oluşturuldu.

11-12 Kasım tarihlerinde düzenlenecek Dünya Liderler Zirvesi için 85 hükümet ve devlet başkanının katılım bildirdiğini açıklayan Kurum, zirveye olan uluslararası ilginin yüksekliğine dikkat çekti. Ayrıca, dünya genelinden yaklaşık 3 bin gazetecinin akreditasyon işlemlerini tamamladığı bilgisi, etkinliğin küresel yankısını gözler önüne serdi.

İklim Eylemi İçin Kapsamlı Gündem ve Küresel Hedefler

COP31 Eylem Gündemi’nin 10 temel başlık üzerine inşa edildiğini belirten Bakan Kurum, bu başlıklar arasında sıfır atık, temiz enerji dönüşümü, gıda güvenliği, okyanusların korunması, iklim dirençli şehirler, gençlik ve eğitim ile yeşil sanayileşmenin öncelikli konular olduğunu ifade etti. Bu ana başlıkların, 2035 yılına kadar ulaşılması hedeflenen altı küresel uygulama hedefiyle destekleneceğini de sözlerine ekledi.

  • Elektrik enerjisinin nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e çıkarılması hedefleniyor.
  • Küresel atık üretimindeki artış hızının yarıya indirilmesi amaçlanıyor.
  • Binalardaki enerji kullanım yoğunluğunun en az yüzde 25 azaltılması planlanıyor.
  • Gıda güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilir tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması.
  • Okyanus ekosistemlerinin korunması ve deniz kirliliğinin azaltılması.
  • Gençlerin ve eğitimin iklim eylemindeki rolünün güçlendirilmesi.

Türkiye'nin İklim Çalışmaları ve Dirençli Şehirler Vurgusu

Bakan Kurum, zirvede Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi, İklim Kanunu ve Sıfır Atık Projesi gibi önemli çalışmalarının uluslararası platformda tanıtılacağını bildirdi. Bugüne kadar 50’den fazla ülkeyle doğrudan temas kurulduğunu belirten Kurum, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını ve somut adımlarını tüm dünyaya anlatacaklarını ifade etti. Özellikle deprem bölgesinde yürütülen yeniden inşa çalışmalarının, 'dirençli şehirler' başlığı altında uluslararası katılımcılarla paylaşılacağını vurgulayan Bakan Kurum, enerji verimliliği ve sürdürülebilir şehircilik uygulamalarının önemine dikkat çekti.

Sanat, Bilim ve Gençlik Odaklı Etkinlikler

COP31 kapsamında iklim farkındalığının artırılması amacıyla sanat ve kültürün de aktif olarak kullanılacağı belirtildi. Bakan Kurum, 'COPArt' etkinlikleri çerçevesinde yerli ve yabancı sanatçıların eserlerinin sergileneceğini, konserler ve tematik sergiler düzenleneceğini açıkladı. Ayrıca Antalya’da bir gençlik ve bilim merkezi, çocuklara yönelik etkinlik alanları, uygulamalı atölyeler ve iklim teknolojileri geliştiren girişimlerin projelerini tanıtabileceği bir start-up alanı kurulacak. Bu sayede, gençlerin ve yenilikçi fikirlerin iklim eylemine katkısı teşvik edilecek.

Bakan Kurum, zirve için yapılan yatırımların konferans sonrasında da Antalya’ya kalıcı katkılar sunmasını hedeflediklerini belirterek, tüm uluslararası katılımcıları Türkiye’ye davet etti. COP31, küresel iklim gündemine yön verecek önemli kararların alınacağı, iş birliklerinin pekiştirileceği ve iklim kriziyle mücadelede yeni bir dönüm noktası olacak bir etkinlik olarak öne çıkıyor.