Hürmüz Boğazı'nda bekleyiş sona eriyor
ABD ile İran arasında geçtiğimiz günlerde sağlanan ateşkes anlaşması, dünyanın en stratejik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda hareketliliği yeniden başlattı. Ateşkesin ardından boğazdan ilk gemiler geçiş yaparken, Umman açıklarında bekleyen gemi filoları görüntülendi.
Küresel ticaretin can damarı yeniden açılıyor
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ile Umman Denizi'ni birleştiren ve dünya petrol ticaretinin yaklaşık %20'sinin geçtiği hayati bir su yolu. ABD-İsrail-İran Savaşı'nın 28 Şubat'ta başlamasının ardından bölgedeki gemi trafiği sert bir düşüş yaşamış, İran diplomatik müzakere veya ödeme karşılığında sınırlı sayıda geminin geçişine izin vermeye başlamıştı.
Ateşkes sonrası ilk hareketlilik umut verici oldu. Sohar LNG tankeri dahil 1 Nisan itibarıyla boğazdan toplam 78 gemi geçiş yaptı. Öte yandan Katar LNG'si taşıyan 2 LNG tankeri 6 Nisan'da Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışmasına rağmen girişe yakın bir noktadan beklemek zorunda kalmıştı.
Umman'da bekleyen filo görüntülendi
Umman açıklarında, boğazın güneyinde bekleyen çok sayıda ticari gemi, ateşkes sonrası normalleşme sürecinin ilk görsel kanıtlarını oluşturdu. Fransız yetkililerin verdiği bilgilere göre, Fransız sahipli ve Malta bayraklı bir gemi, Dubai'den hareket ederek İran sularına yöneldi ve Cuma günü Hürmüz Boğazı'nı geçerek Maskat yakınlarına ulaştı.
Ekonomik etkileri ne olacak?
Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanma noktasına gelmesi, pandemiden bu yana görülmemiş bir tedarik zinciri krizini tetiklemişti. Boğazın kapatılması uluslararası ticareti sekteye uğratarak dünya genelinde mal ve hizmetlerin maliyetini artırabilir ve küresel enflasyonu tetikleyebilir. Ateşkes sonrası geçişlerin normale dönmesi, petrol fiyatları ve navlun maliyetleri üzerinde doğrudan olumlu etki yaratabilir.
Editör Yorumu
Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin normale dönmesi küresel enerji güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Ateşkesin kalıcı olması halinde, bölgedeki deniz ticareti ve enerji arzı istikrarı yeniden sağlanabilir. Ancak İran'ın gelecekteki tutumu ve bölgedeki gerilimlerin tamamen sona erip ermeyeceği konusu halen belirsizliğini koruyor.





