Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medenî Kanunu'nun yoksulluk nafakasına ilişkin düzenlemesindeki '...süresiz olarak...' ibaresini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Yüksek Mahkeme'nin 4 Haziran 2026 tarihli bu kritik kararı, Resmi Gazete'de yayımlanmasını takiben 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre, yasa koyucunun yeni bir düzenleme yapması için tanınan bir fırsat olarak değerlendiriliyor. Karar, özellikle boşanma sonrası nafaka yükümlülüğü altında olan veya bu yükümlülüğü ödeyen milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiriyor.
AYM Kararının Arka Planı ve Başvuru Gerekçeleri
AYM'ye yapılan itiraz başvurusunda, 'süresiz olarak' yoksulluk nafakası ödeme yükümlülüğünün, nafaka borçlusunun hayatı boyunca devam edebileceği ve bunun da kişinin yeniden evlenme, mülk edinme veya yeni bir aile düzeni kurma gibi temel hak ve özgürlüklerini ölçüsüzce kısıtladığı savunulmuştu. Başvuruda ayrıca, söz konusu kuralın özel hayata saygı, aile hayatı ve mülkiyet hakkı üzerinde aşırı bir yük oluşturduğu ve bu durumun Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülmüştü. Mahkeme, bu iddiaları değerlendirerek Anayasal dengeyi gözeten bir karar verme yoluna gitti.
Anayasa Mahkemesi, kararında devletin bireylerin maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme yönündeki pozitif yükümlülüklerinin altını çizdi. Ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilirken, boşanma sürecinin her iki tarafının da karşılıklı hak ve menfaatlerinin adil bir şekilde dengelenmesi gerektiği özellikle vurgulandı. AYM, yoksulluk nafakasının temel amacının boşanma sonrası yoksulluğa düşen eşi korumak olduğunu kabul etmekle birlikte, hiçbir ölçüt belirlenmeksizin süresiz şekilde öngörülmesinin nafaka borçlusu açısından 'ağır bir külfet' oluşturduğunu belirtti.
Adil Denge ve Yeni Kriterler Beklentisi
Yüksek Mahkeme'nin kararında, nafaka yükümlülüğünün belirlenmesinde evliliğin süresi, eşlerin yaşı, sağlık durumu, eğitim düzeyi ve çalışma hayatına katılma imkânı gibi somut kriterlerin dikkate alınması gerektiği ifade edildi. Bu, gelecekteki nafaka davalarında hâkimlerin, tarafların yaşam koşullarını daha detaylı bir şekilde değerlendirmesi gerektiği anlamına geliyor. AYM, mevcut kuralın her durumda süresiz nafaka imkânı tanımasının, taraflar arasında bulunması gereken makul dengeyi bozduğunu ve nafaka borçlusuna ömür boyu devam eden bir yük yüklediğini değerlendirdi. Bu nedenle, 'süresiz olarak' ibaresinin Anayasa'nın ilgili hükümlerine aykırı olduğuna ve iptaline hükmedildi.
- İptal Kararının Gerekçeleri:
- Nafaka borçlusu üzerinde ömür boyu süren ağır yük.
- Yeniden evlenme, mülk edinme gibi temel haklarda ölçüsüz kısıtlama.
- Özel ve aile hayatına saygı ile mülkiyet hakkına müdahale.
- Taraflar arasındaki makul dengenin bozulması.
- Gelecek Süreç ve Beklentiler:
- İptal kararı 9 ay sonra yürürlüğe girecek.
- TBMM'nin bu süreçte yeni bir yasal düzenleme yapması bekleniyor.
- Yeni düzenlemede nafaka süresi ve miktarı için somut kriterlerin belirlenmesi öngörülüyor.
AYM'nin bu kararı, Türk hukuk sisteminde önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Yürürlüğe gireceği 9 aylık süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yeni bir yasal düzenleme yaparak nafaka sistemine 'süre' ve 'kriter' getirmesi bekleniyor. Bu, boşanma sonrası ortaya çıkan nafaka sorunlarına daha adil ve ölçülü çözümler üretilmesine katkı sağlayabilir. Karar, sadece nafaka ödeyenleri değil, aynı zamanda nafaka alanları ve genel olarak aile hukukunu da derinden etkileyecek bir nitelik taşıyor.










