Balıkesir'in turistik ilçesi Ayvalık'ta, deniz ekosistemini korumak ve biyoçeşitliliği artırmak amacıyla önemli bir bilimsel girişim hayata geçiriliyor. 'Ayvalık Bölgesel İyileştirme ve İklim Değişikliği İzleme Projesi' adı altında yürütülen bu çalışma, özellikle çevresel DNA (eDNA) teknolojisini kullanarak bölgedeki deniz canlılığını ve kirlilik etkilerini mercek altına alacak. Proje, DenizTemiz Derneği/TURMEPA, İstanbul Üniversitesi ve Burla Makina iş birliğiyle Ayvalık'ın deniz mirasını gelecek nesillere daha temiz bir şekilde aktarma vizyonuyla geliştirildi.

Ayvalık Denizlerinde eDNA ile Detaylı İnceleme

Ayvalık Rahmi M. Koç Müzesi'nde düzenlenen bir tanıtım toplantısıyla kamuoyuna duyurulan proje, bölgedeki deniz kirliliğinin canlılar üzerindeki etkilerini modern bilimsel yöntemlerle araştırmayı hedefliyor. Proje kapsamında, Ayvalık ve Edremit Körfezi'nden toplanacak deniz suyu örnekleri, laboratuvar ortamında kapsamlı analizlere tabi tutulacak. Bu analizler sayesinde, bölgede bugüne kadar yaşamış olan deniz canlılarının DNA izleri tespit edilecek ve ekosistemin genel durumu hakkında değerli veriler elde edilecek.

Çevresel DNA (eDNA) yöntemi, su örneklerinde bulunan ve canlıların ortama bıraktığı hücre, deri döküntüsü, dışkı gibi materyallerden elde edilen DNA parçacıklarının incelenmesine dayanıyor. Bu sayede, geleneksel yöntemlerle tespit edilmesi zor olan türler bile belirlenebiliyor ve bir bölgenin biyoçeşitliliği hakkında çok daha kapsamlı bir bilgi edinilebiliyor. Ayvalık'ta bu yöntemin kullanılması, bölgenin denizel yaşam zenginliğini ortaya koyarak koruma stratejilerine bilimsel bir temel sağlayacak.

Pina Midyesi ve Deniz Hıyarı Yeniden Denizlerle Buluşuyor

Elde edilen çevresel DNA verileri ışığında, projenin en önemli hedeflerinden biri, suyu doğal yollarla filtreleyerek arıtıcı görevi üstlenen pina midyesi ve benzer özelliğe sahip deniz hıyarlarının Ayvalık denizlerine yeniden kazandırılması olacak. Bu türler, deniz ekosisteminin sağlığı için kritik öneme sahip olup, su kalitesinin iyileştirilmesine ve biyoçeşitliliğin artırılmasına doğrudan katkıda bulunuyorlar. Proje, özellikle kirliliğin yoğun olduğu bölgelerde bu canlıların ekimini ve korunmasını amaçlıyor.

  • Pina Midyesi: Akdeniz'e özgü büyük bir midye türü olup, suyu filtreleyerek temizlemesiyle biliniyor. Ne yazık ki, son yıllarda hastalıklar ve insan faaliyetleri nedeniyle popülasyonları ciddi şekilde azalmıştır.
  • Deniz Hıyarı: Deniz dibindeki organik maddeleri tüketerek denizin temizlenmesine yardımcı olan omurgasız canlılardır. Ekosistemdeki döngüde önemli bir rol oynarlar.

Üç Yıllık Kapsamlı Proje Takvimi

Üç yıl sürmesi planlanan proje, belirli aşamalar halinde ilerleyecek. İlk yıl, gözlem çalışmaları ve eDNA analizleri yapılarak pina midyesi ve deniz hıyarları için uygun yaşam alanları titizlikle belirlenecek. Bu aşamada, deniz tabanı yapısı, su akıntıları, kirlilik seviyeleri ve diğer çevresel faktörler detaylıca incelenecek. İkinci yıl ise, belirlenen bu alanlara pina midyesi ve deniz hıyarlarının ekimi ve koruma uygulamaları gerçekleştirilecek. Bu ekimler, uzmanlar tarafından bilimsel yöntemlerle yapılacak ve türlerin adaptasyonu yakından takip edilecek. Projenin son yılında ise ekilen türlerin gelişimi, deniz ekosistemine sağladıkları katkılar ve genel etkileşimleri sürekli olarak izlenecek. Elde edilen tüm bilimsel veriler ve sonuçlar, ilgili bakanlıklar ve kurumlarla paylaşılarak Ayvalık Adaları Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin sürdürülebilir yönetim planlarının hazırlanmasına katkı sağlayacak.

Deniz çayırları, mercan toplulukları ve endemik türleriyle Türkiye'nin en önemli deniz alanlarından biri olan Ayvalık Adaları, bu proje sayesinde daha sağlıklı ve dirençli bir ekosisteme kavuşacak. Proje, sadece Ayvalık için değil, benzer sorunlarla boğuşan diğer kıyı bölgeleri için de örnek teşkil edecek bir model sunmayı hedefliyor.