Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. Bahçeli'nin konuşmasının ana gündem maddelerinden biri, Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye arasındaki müzakere süreci ve AB'nin Türkiye'ye yönelik tutumu oldu. MHP lideri, AB'nin Türkiye'yi yıllardır 'bekleme odalarında' tutmasının, birliğin kendi stratejik ufkunu daralttığını ifade etti.

Avrupa Birliği'nin Türkiye Politikası ve Stratejik Ufkun Daralması

Devlet Bahçeli, Avrupa Birliği'nin Türkiye'nin tam üyelik sürecini teknik kriterlerden ziyade siyasi ön yargılarla değerlendirdiğini savundu. Açılması gereken fasılların bloke edildiğini, yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin ertelendiğini ve Türkiye'nin haklı beklentilerinin sürekli başka gündemlerin gölgesinde bırakıldığını dile getirdi. Bahçeli, bu yaklaşımın sadece Türkiye'ye değil, Avrupa'ya da zarar verdiğini belirterek, "Avrupa Birliği, Türkiye’yi bekleme odalarında tutarken kendi stratejik ufkunu daraltmıştır" dedi.

MHP lideri, Avrupa'nın enerji arz güvenliğinden düzensiz göçe, savunma kapasitesinden demografik daralmaya, tedarik zincirlerinden ekonomik rekabete kadar geniş bir alanda yeni bir yol ayrımına geldiğini vurguladı. Bu yol ayrımında Türkiye gerçeğinin görmezden gelinemeyeceğini ifade eden Bahçeli, Ukrayna sahasından Karadeniz'e, Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Doğu Akdeniz'den Ortadoğu'ya kadar uzanan geniş jeopolitik kuşakta Türkiye'nin bulunmadığı hiçbir güvenlik denkleminin kalıcı olamayacağını aktardı.

NATO Ankara Zirvesi ve Küresel Güvenlik Değerlendirmesi

Bahçeli, konuşmasında kısa süre önce Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne de değindi. Zirvenin alelade bir diplomasi faaliyeti olarak görülmemesi gerektiğini belirten MHP lideri, yetmiş yılı aşan ittifak hukukunun muhasebesinin yapıldığını söyledi. Soğuk Savaş yıllarının cephe hatlarından bugünün çok katmanlı güvenlik bunalımlarına uzanan uzun yolun hesabının görüldüğünü dile getirdi.

NATO Ankara Zirvesi'nde ele alınan konuların genişliğine dikkat çeken Bahçeli, 5. maddenin müşterek savunma ruhundan Ukrayna'ya verilen askeri desteğin geleceğine, 50 milyar doları aşan yeni tedarik hamlelerinden savunma sanayiinde ortak üretim arayışlarına, Avrupa’nın yıllarca ertelediği caydırıcılık açıklarından müttefikler arasındaki ambargo ve kısıtlama çelişkilerine kadar birçok konunun masaya yatırıldığını ifade etti. Ayrıca, İran'ın nükleer programından Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer emniyetine, Suriye'de açılmak istenen yeni sayfadan Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan hassasiyetlerimize kadar geniş bir güvenlik kuşağının bütün açmazlarının aynı anda ele alındığını belirtti.

Diplomasinin Güvenilirliği ve Bölgesel Gelişmeler

Konuşmasında diplomasi süreçlerinin güvenilirliğine de vurgu yapan Bahçeli, Trump mutabakat sürecinin bitişine ilişkin gelişmeleri değerlendirdi. Daha iki hafta önce bu kürsüden mutabakat sözlerine ilişkin duyulan memnuniyeti ve temkinli yaklaşımı dile getirdiğini hatırlatan Bahçeli, verilen sözün nihayete ulaşmasının önemini ifade etmişti. Devletler arasında tesis edilen mutabakatın itibar ve bağlayıcılığına vurgu yapmıştı.

Bahçeli, diplomasinin barışa susamış insanlığın ağzına bir parmak bal çalmak için kullanılan geçici bir aldatmaca mı, yoksa savaşın yolunu kapatacak samimi ve kalıcı bir çözüm iradesi mi diye sorduklarını belirtti. Henüz kısa bir süre önce bölgeye umut veren, çatışmanın ateşini kesen ve nihai anlaşmaya ulaşılması için bir takvim ortaya koyan mutabakatın, daha bir ay geçmeden etkisizleştirilmesi ve ardından İran topraklarının yeniden bombalanmasının, barış ihtimaline duyulan güveni sarstığını söyledi.

Türkiye Gerçeği ve Avrupa'nın Geleceği

MHP lideri, Türkiye'nin hesaba katılmadığı hiçbir enerji koridorunun sürdürülebilir olmayacağını ve Türkiye'nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesinin başarıya ulaşamayacağını vurguladı. Bu durumun bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçek olduğunu belirtti. Bahçeli, "Türkiye’nin dışarıda bırakıldığı hiçbir bölgesel istikrar projesi başarıya ulaşamayacaktır. Bu durum bir temenni değil, değişen dünyanın ortaya çıkardığı stratejik bir gerçektir" ifadelerini kullandı.

Son olarak, Avrupa'nın stratejik geleceğinin yeniden masaya yatırılması ve hakkaniyetli bir gelecek planı oluşturulması gerektiğini belirten Bahçeli, Avrupa'nın karşı karşıya bulunduğu sorunların artık eski ezberlerle yönetilemeyecek kadar ağırlaştığını sözlerine ekledi. Türkiye'yi dışarıda bırakarak Avrupa'nın daha güçlü olacağını düşünenlerin, bugün karşı karşıya kaldıkları güvenlik ve istikrar sorunlarına dönüp bakmaları gerektiğini söyledi.