Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 26 Eylül Dil Bayramı'nın 94. yıl dönümünde Türkçenin milletin hafızası, kimliği ve bağımsızlığının taşıyıcısı olduğunu dile getirdi. Ankara'da düzenlenen törende konuşan Bakan Ersoy, Türkçenin dünya genelindeki görünürlüğünün arttığına dikkat çekerek, Ortak Türk Alfabesi konusunda sağlanan mutabakatın 'ortak dil ve ortak gelecek idealinin en somut adımlarından biri' olduğunu ifade etti. Ayrıca, dijitalleşmenin getirdiği yeni tehditlere karşı Türkçenin korunması gerektiğini vurguladı.

Dil Bayramı'nda Tarihi Mirasa Vurgu: Türkçe Milletin Hafızasıdır

Bakan Ersoy, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda gerçekleştirilen Türk Diline Hizmet Ödülleri töreninde yaptığı konuşmada, Türkçenin sadece bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda milletin tarihini, medeniyetini ve ortak değerlerini barındıran temel bir unsur olduğunu belirtti. Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir" sözünü hatırlatan Ersoy, 26 Eylül 1932'de düzenlenen Birinci Türk Dili Kurultayı'nda Türkçenin korunması, zenginleştirilmesi ve geliştirilmesi adına atılan tarihi adımlara değindi. Ersoy, bugünkü sorumluluğun bu mirası çağın imkanlarıyla geleceğe taşımak olduğunu vurgulayarak, "Dil, bir milletin hafızasıdır; kimliğidir, varlık ve istiklal senedidir. Türkçe bizim için yalnızca bir lisan değil; binlerce yıllık tarihimizin, medeniyetimizin ve ortak değerlerimizin taşıyıcısıdır" ifadelerini kullandı.

Türkçenin Küresel Etkisi ve Ortak Türk Alfabesi

Bakan Mehmet Nuri Ersoy, son 24 yılda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, kültürden sanata, eğitimden kamu diplomasisine kadar birçok alanda Türkçenin dünya genelindeki görünürlüğünü ve etkisini artıran önemli adımlar atıldığını belirtti. Yunus Emre Enstitüleri aracılığıyla Türkçenin Tokyo'dan Washington'a, Saraybosna'dan Johannesburg'a kadar dünyanın dört bir yanına ulaştırıldığını ve binlerce yabancı gencin Türkçe öğrendiğini aktardı. Ayrıca, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yürütülen çalışmalarla Türk dünyasının ve gönül coğrafyasının dil ve kültür mirasının yaşatıldığını, Orhun Abideleri Müzesi'nden Balkanlar'daki medreselere kadar Türkçenin yazılı mirasının ve ecdat yadigârı eserlerin ihya edildiğini kaydetti.

İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" ülküsüne de değinen Ersoy, Türk Devletleri Teşkilatı üyesi ülkeler arasındaki iş birliğinin bu anlayışı güçlendirdiğini ifade etti. Bu bağlamda, Ortak Türk Alfabesi konusunda sağlanan mutabakatın, 'ortak dil ve ortak gelecek idealinin en somut ve anlamlı adımlarından biri' olduğunu vurguladı. Bu adımın, Türk dünyası arasındaki kültürel ve dilsel bağları daha da pekiştireceğine inancını dile getirdi.

Dijital Dünyada Türkçeyi Korumak ve Geliştirmek

Bakan Ersoy, konuşmasında Türkçenin karşı karşıya olduğu güncel tehditlere de dikkat çekti. Sosyal medya dili, yabancı kavramların kontrolsüz kullanımı ve dijital dünyanın oluşturduğu yeni alışkanlıkların Türkçeyi olumsuz etkilediğini belirten Ersoy, Türkçeyi koruma ve geliştirme sorumluluğunun toplumun bütün kesimlerine düştüğünü vurguladı. "Çünkü kendi kavramlarını üretemeyenler, başkalarının kavramlarıyla düşünmek zorunda kalırlar" sözleriyle bu konunun önemini pekiştirdi. Ersoy, ailelerden okullara, medyadan kamu kurumlarına kadar herkesin Türkçeyi doğru, güzel ve özenli kullanması gerektiğini ifade ederek, "Türkçeye sahip çıkmak, millî hafızamıza ve geleceğimize sahip çıkmaktır" dedi.

Türk Diline Hizmet Ödülleri Sahiplerini Buldu

Dil Bayramı kapsamında düzenlenen törende, Türkçeye ömrünü adamış bilim, kültür ve sanat insanlarına "Türk Diline Hizmet Ödülleri" takdim edildi. Bu anlamlı ödüller; Bulgaristan Konstantin Preslavski Şumnu Üniversitesinden Doç. Dr. Menent Shukrieva, Ankara Üniversitesinden Prof. Dr. Gülsün Leyla Uzun, Türkmeneli Televizyonu ve Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine Bakan Ersoy tarafından sunuldu. Bakan Ersoy, ödüllerin Türkçeye adanmış emeklerin ve ömürlerin birer hürmet nişanesi olduğunu belirterek, ödüle layık görülen isimleri kutladı ve millet adına şükranlarını sundu. Türk dilinin zenginleşmesi ve yaşatılması için geçmişten bugüne emek veren ilim ve fikir insanlarını da anan Bakan Ersoy, programı düzenleyen Türk Dil Kurumuna ve emeği geçenlere teşekkürlerini iletti. Konuşmasını, "26 Eylül Dil Bayramımız kutlu olsun. Türkçemizin sesi gür, sözü güçlü, ufku daim ve aydınlık olsun" dilekleriyle tamamladı.