Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un liderliğinde başlatılan ve Türkiye'nin kültürel mirasını geleceğe taşıma vizyonunu simgeleyen 'Geleceğe Miras Projesi', uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı. Bakan Ersoy, İtalya'nın Salerno kentindeki Paestum'da düzenlenen 28. Akdeniz Arkeolojik Turizm Buluşması kapsamında, arkeolojik mirasın korunması ve kültürel turizmin geliştirilmesine yönelik üstün katkılarından dolayı 2026 Paestum Ödülü'nün sahibi oldu.
'Geleceğe Miras Projesi' İtalya'da Takdir Topladı
Her yıl arkeolojik mirasın, kültürel turizmin ve medeniyetlerarası diyaloğun tanıtımına önemli katkılar sağlayan şahsiyetlere verilen bu prestijli ödül, bu yıl özellikle Bakan Ersoy'un 'Geleceğe Miras Projesi' kapsamındaki çabaları nedeniyle kendisine takdim edildi. Bakan Ersoy, ödülünü organizasyonun kurucusu ve direktörü Ugo Picarelli'den alırken, Türkiye'nin kültürel zenginliklerini dünyaya tanıtma ve koruma misyonunu bir kez daha vurguladı.
UNESCO himayesinde, İtalya Dışişleri, Kültür ve Turizm bakanlıkları ile Ulusal Turizm Kurulu iş birliğinde gerçekleştirilen buluşma, Cafasso Tütün Fabrikası'nda arkeoloji ve kültür turizmi alanından birçok uluslararası temsilciyi bir araya getirdi. Törende yaptığı konuşmada, küresel tarihî mirasın korunması ve insanlık tarihinin gelecek kuşaklara aktarılması çerçevesinde verilen Paestum Ödülü'ne layık görülmekten büyük onur duyduğunu ifade eden Bakan Ersoy, Türkiye'nin medeniyetlerin kesişme noktasında yer alan eşsiz konumuna dikkat çekti. Ersoy, "Attığımız her adımı, insanlık tarihinin aydınlatılmasına ve medeniyetler arasındaki bağların güçlenmesine sunulmuş bir katkı olarak görüyoruz" sözleriyle Türkiye'nin bu alandaki kararlılığını dile getirdi.
Arkeolojik Kazılarda Devrim Niteliğinde Dönüşüm
Bakan Ersoy, Türkiye'nin arkeoloji alanında gerçekleştirdiği dönüşümü detaylarıyla anlattı. Daha önce üç-dört aylık kısa dönemlerle sınırlı kalan kazı çalışmalarını, yılın tamamına yayarak sürdürülebilir bir sistem oluşturduklarını belirtti. Bu kapsamda, kazı ekiplerine yıl boyunca kesintisiz çalışma imkanı sunan yeterli bütçe sağlandığını ve projelerin sürekliliğinin garanti altına alındığını vurguladı. Bu başarılı yaklaşımın ardından 'Geleceğe Miras Projesi'nin hayata geçirildiğini ifade eden Ersoy, projenin arkeolojik çalışmalara sağladığı kaynak artışını şu sözlerle açıkladı: "'Geleceğe Miras' ile kazı ekiplerimizin bütçelerini üç dört katına çıkardık."
Arkeolojik kazıların artık beş yıllık programlar çerçevesinde yürütüldüğünü kaydeden Bakan Ersoy, ekiplerin personel, bütçe ve ekipman bakımından güçlendirilmesinin, çalışmalara önemli bir ivme kazandırdığını vurguladı. Bu sayede, daha kapsamlı ve bilimsel verilere dayalı kazıların gerçekleştirilmesi mümkün hale geldi.
Efes Örneği ve Türkiye Genelindeki Hedefler
Bakan Ersoy, kazılarda elde edilen somut ilerlemelere örnek olarak dünya miras listesindeki Efes Antik Kenti'ni gösterdi. Efes'te 163 yıllık kazı sürecinde alanın yalnızca yüzde 25-26'sının gün yüzüne çıkarılabildiğini belirten Ersoy, 'Geleceğe Miras Projesi' ile sağlanan destekler sayesinde son üç yılda bu oranın yüzde 45'e ulaştığını ifade etti. Daha fazla personel, bütçe ve modern ekipman kullanımıyla kazılarda elde edilen bu çarpıcı sonuçların, projenin başarısını gözler önüne serdiğini söyledi. Bakan Ersoy, bu başarılı yaklaşımı Türkiye genelindeki tüm arkeolojik alanlara yaymayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi.
Sekiz yıl önce sadece 157 alanda arkeolojik kazı yürütülürken, bugün bu sayının 261'e yükseldiğini belirten Ersoy, arkeoloji alanındaki bu gelişmelerin turizme de olumlu yansıdığını dile getirdi. Dünyanın dört bir yanından daha fazla kültür turistinin Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve turizmden elde edilen gelirlerin tekrar arkeolojik kazılara yatırım olarak aktarıldığını belirten Ersoy, bu döngünün sürdürülebilir bir kültürel miras koruma ve tanıtma modelini oluşturduğunu ifade etti.










