Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleşen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 9. Kadından Sorumlu Bakanlar Konferansı'na katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Göktaş, konuşmasında özellikle Gazze'deki kadınların yaşadığı insanlık dramının uluslararası arenada sürekli gündemde tutulması gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, Müslüman kadınların sosyal, ekonomik ve siyasi yaşamda daha etkin rol almasının stratejik bir hedef olduğunu vurguladı.
Gazze'deki Kadınların Çığlığı ve Uluslararası Dayanışma
Bakan Göktaş, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, İslam dünyasının birlik ve beraberliğinin kadın politikalarına güç katacağını belirtti. Konferanstan çıkan mesajların, Gazze başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinde zor koşullarda yaşayan kadınların sesi olacağını ifade eden Göktaş, "Burada dile getirilen her söz Müslüman kadınların yeni yüzyıldaki yürüyüşüne istikamet kazandıracak. Gazze kadınlarının sesini duyuran ve mücadelesini görünür kılan bir iradeye dönüşecek" dedi. Filistin'de adalet ve kalıcı barışın bir an önce tesis edilmesi yönündeki temennilerini de dile getiren Bakan Göktaş, uluslararası toplumu bu konuda daha aktif rol almaya çağırdı.
Gazze'deki kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet, yerinden edilme ve temel ihtiyaçlara erişim sorunları, Bakan Göktaş'ın konuşmasında kritik bir yer tuttu. Türkiye'nin bu konudaki hassasiyetini ve diplomatik çabalarını da vurgulayan Göktaş, İİT bünyesindeki işbirliğinin bu insani krizin çözümünde kilit rol oynayabileceğini belirtti.
Türkiye'nin Kadın Politikaları ve 'Güçlü Kadın, Güçlü Toplum' Vizyonu
Türkiye'nin kadın politikalarının "Güçlü kadın, güçlü aile, güçlü toplum" vizyonuyla şekillendiğini vurgulayan Bakan Göktaş, kadınların eğitimden istihdama, siyasetten diplomasiye kadar her alanda daha etkin rol alması için yürütülen kapsamlı çalışmaları anlattı. Son 24 yılda kadınların güçlenmesine yönelik önemli reformların hayata geçirildiğini kaydeden Göktaş, 2024-2028 Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile bu çalışmaların daha da ileriye taşındığını ifade etti.
- Kız öğrencilerin üniversiteleşme oranı yüzde 14'ten yüzde 53'e yükseldi.
- Kadın milletvekili oranı yüzde 4,4'ten yüzde 19,8'e çıktı.
- Kadın büyükelçi sayısı 14'ten 82'ye yükseldi.
Bu verilerle kadınların iş gücüne katılımının ve karar alma mekanizmalarındaki temsilinin önemli ölçüde arttığını dile getiren Bakan Göktaş, Türkiye'nin bu alandaki deneyimlerini İİT üyesi ülkelerle paylaşmaya hazır olduğunu da belirtti.
'Aile ve Nüfus 10 Yılı' Girişimi ve Diplomatik Başarılar
Bakan Göktaş, konuşmasında Türkiye'nin aile politikalarına da değinerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda kadın liderliğinin "Türkiye Yüzyılı" hedeflerinin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından 2026-2035 döneminin "Aile ve Nüfus 10 Yılı" olarak ilan edilmesinin Türkiye'nin girişimiyle kabul edildiğini hatırlatan Göktaş, bu alandaki uluslararası iş birliklerinin artırılacağını söyledi.
Konferans sırasında Türkiye, iki önemli diplomatik başarıya imza attı. Dr. Ravza Kavakcı Kan, Türkiye'nin adaylığıyla yeniden İİT İstişari Kadın Konseyi Asya Grubu üyeliğine seçildi. Ayrıca, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy, "Kadınların Teknolojideki Rolü" kategorisinde İİT 3. Kadın Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Bu başarılar, Türkiye'nin kadınların güçlenmesi ve bilim-teknoloji alanındaki ilerlemesine verdiği önemi bir kez daha gösterdi.
Yoğun İkili Görüşmeler ve Bölgesel İş Birlikleri
Bakan Göktaş, konferans kapsamında yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Bangladeş, Pakistan ve İran'dan mevkidaşları ile İİT Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu yetkilileriyle ikili görüşmeler gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde kadınların güçlendirilmesi, sosyal hizmetler alanındaki iş birlikleri, çocukların dijital ortamda korunması, sosyal yardım mekanizmaları ile bölgesel barış ve insani krizler başta olmak üzere çeşitli konular ele alındı. Özellikle İranlı yetkililerle yapılan görüşmede, savaşın yol açtığı insani sorunlar ve savaş sonrası sosyal hizmet alanında iş birliği imkanları detaylıca değerlendirildi. Bu ikili temaslar, Türkiye'nin bölgedeki kadın ve aile odaklı politikalarının uluslararası alanda yaygınlaşması ve iş birliği ağlarının güçlenmesi açısından büyük önem taşıyor.










