Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli Savunma Üniversitesi'nin 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, kuvvet komutanları ve bakan yardımcılarıyla birlikte katıldığı törende konuşan Bakan Güler, Türkiye'nin stratejik konumunun getirdiği sorumluluklara dikkat çekerek, 'Terörsüz Türkiye' vizyonuyla terör ve şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılmasının hedeflendiğini vurguladı. Bu hedef, ülkenin iç huzurunu ve toplumsal bütünlüğünü sağlamak adına atılan kritik adımlardan biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye'nin Bölgesel Güvenlik Politikaları ve Uluslararası Katkıları
Bakan Güler, Türkiye'nin Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz gibi kritik bölgelerdeki gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen etkin diplomasi, güçlü devlet iradesi ve proaktif güvenlik anlayışıyla ülkenin hak ve menfaatlerinin kararlılıkla korunduğunu ifade etti. Türkiye'nin krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimleri ve üstlendiği uluslararası görevlerle küresel barış ve güvenliğe önemli katkılar sunduğunu dile getiren Güler, bu stratejik yaklaşımın özellikle yakın coğrafyada yaşanan gelişmeler ışığında daha da önem kazandığını vurguladı.
- Karadeniz'de devam eden savaşın bölgesel güvenlik üzerindeki etkileri yakından izleniyor, istikrarın korunmasına yönelik sorumlu ve dengeli bir yaklaşım sergileniyor.
- Kafkasya'da kalıcı barışın tesis edilmesi, bölgesel istikrarın güçlendirilmesi ve iş birliği imkanlarının geliştirilmesi destekleniyor.
- Orta Doğu'da yaşanan krizlere sessiz kalınmadığı gibi, kurulan ittifaklarla bölgenin güvenlik ve istikrarına yönelik önemli adımlar atılıyor. Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması bu politikanın güçlü bir yansıması olarak gösterildi.
Kıbrıs Meselesi ve Doğu Akdeniz'deki Haklar
Bakan Güler, Kıbrıs Türkü'nün güvenliği ve meşru haklarının korunmasına yönelik kararlılıklarının sürdüğünü, Doğu Akdeniz'de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) hak ve menfaatlerinin hassasiyetle gözetildiğini belirtti. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY) siyasi etkinliğini artırma ve dış desteklerle askeri kapasitesini geliştirme adımlarının yakından takip edildiğini ve milli güvenlik doğrultusunda gerekli tüm tedbirlerin kararlılıkla alındığını ifade etti.
Güler, Kıbrıs Türkü'ne yönelik 1960'lardan süregelen sindirme ve hazımsızlık politikasının hala devam ettiğini vurguladı. Barcelona Futbol Akademisi'nin KKTC'de düzenlemeyi planladığı kampa karşı UEFA nezdinde yapılan girişimler ve daha önceki müzik festivali engellemeleri, Rum tarafının uzlaşmaz tutumunun bir göstergesi olarak eleştirildi. Bakan Güler, uluslararası nitelikteki eğitim, sportif, kültürel ve gençlik faaliyetlerine dahi tahammül edemeyenlerle hangi önemli konuda uzlaşılabileceği hususunu üçüncü taraf ülkelerin dikkatine sundu. Türkiye'nin uluslararası hukuktan doğan garantörlük hakları ve tarihi sorumlulukları gereği Kıbrıs Türkü'nün güvenliğini, egemenliğini ve meşru çıkarlarını koruma azim ve kararlılığında olduğunun altını çizdi.
Terörle Mücadelede Yeni Dönem: 'Terörsüz Türkiye'
Konuşmasının önemli bir bölümünü terörle mücadeleye ayıran Bakan Güler, güvenliğin yalnızca askeri tehditlerin bertaraf edilmesiyle sınırlı olmadığını, bir ülkenin iç huzurunu, milli birliğini ve toplumsal bütünlüğünü de güvenliğin ayrılmaz unsurları olarak gördüklerini ifade etti. Kırk yılı aşkın süredir teröre karşı yürütülen mücadelede elde edilen güvenlik kazanımlarının kalıcı hale getirilmesine büyük önem verdiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde yürütülen 'Terörsüz Türkiye' süreciyle terör ve şiddetin ülke gündeminden tamamen çıkarılmasının, bin yıllık kardeşliğin daha da tahkim edilmesinin hedeflendiğini dile getiren Güler, bu kapsamda Gazi Meclis tarafından ezici bir çoğunlukla kabul edilen ilgili Kanun çerçevesinde oluşturulan Milli Dayanışma ve Bütünleşme Koordinasyon Kurulu'nun çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğünü aktardı. Kurul bünyesinde oluşturulan Alt Komisyonlarla birlikte Kanunun uygulanmasına yönelik yürütülen faaliyetler ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan çalışmaların, ilgili kurumlarla tam bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde yürütüldüğünü kaydetti.
Bakan Güler, güvenlik anlayışının tehdidi bertaraf etmekle tamamlanan bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda elde edilen kazanımları korumayı ve tehdidin yeniden ortaya çıkmasını önleyecek sosyolojik şartların oluşturulmasını da gerektirdiğini vurguladı. Silah ve mesai arkadaşlarına seslenerek, "Aziz şehitlerimizin ve kahraman gazilerimizin fedakârlıklarıyla elde ettiğimiz kazanımlardan taviz vermeden, milletimizin birlik ve beraberliğini daha da güçlendirmek, ülkemizin geleceğine bırakacağımız en kıymetli miras olacaktır" sözleriyle konuşmasını tamamladı.










