Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında düzenlenen NATO Savunma Sanayi Forumu'nda önemli açıklamalarda bulundu. Ankara'da gerçekleşen forumun açılışında konuşan Bakan Güler, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin de katıldığı etkinlikte, değişen güvenlik ortamının güçlü ve sürdürülebilir bir savunma sanayisini zorunlu kıldığının altını çizdi. Güler, ülkelerin egemenliklerini ve milli çıkarlarını korumak için güçlü devlet yapısı, etkin diplomasi, caydırıcı askeri kapasite ve sürdürülebilir bir savunma sanayi ekosisteminin olmazsa olmaz olduğunu ifade etti.

NATO'nun Caydırıcılığı ve Güçlü Savunma Sanayiinin Rolü

Bakan Güler, NATO'nun kolektif savunma anlayışıyla müttefikler arasındaki dayanışmanın günümüzde her zamankinden daha kritik bir hale geldiğini belirtti. Üretim kapasitesi, mühimmat stokları, modernizasyon ve güçlü tedarik zincirlerinin ittifakın caydırıcılığının temel unsurları arasında yer aldığını vurgulayan Güler, güncel küresel gelişmelere de değindi. Ukrayna'daki savaşın mühimmat üretim hızı, insansız sistemler, hava ve füze savunması ile elektronik harbin önemini açıkça ortaya koyduğunu dile getirdi. Ayrıca, Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmelerin, ulaştırma güvenliği ve tedarik zincirlerinin savunma planlamasının ayrılmaz bir parçası haline geldiğini gösterdiğini kaydetti.

Güler, bu bağlamda, NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarını Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 2'sine çıkarma hedefini aşarak yüzde 5'e yükseltme çabasının, ittifakın caydırıcılığını artıracak önemli bir adım olduğunu değerlendirdi. Savaşlarda başarının yalnızca mevcut stoklarla değil, aynı zamanda hızlı üretim, hızlı öğrenme ve hızlı uyum sağlama kapasitesiyle mümkün olduğunun altını çizdi. Bakan Güler, kriz ortaya çıktıktan sonra üretim hattı kurmanın, tedarik zinciri oluşturmanın veya ortak standart geliştirmelerin geç kalınmış adımlar olabileceğini belirterek, hazırlıkların bugünden yapılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye'nin Savunma Sanayii Başarıları ve Gelecek Vizyonu

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye'nin son yıllarda yerli ve milli savunma sanayisinde kaydettiği önemli ilerlemelere dikkat çekti. Kara, deniz ve hava platformlarından insansız sistemlere, elektronik harp ve hava savunma teknolojilerine kadar geniş bir yelpazede güçlü kabiliyetlere ulaşıldığını belirten Güler, Türkiye'nin dikkat çeken bir kapasiteye eriştiğini ifade etti. Tersanelerde onlarca askeri geminin eş zamanlı inşa edildiğini ve Türkiye'nin yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp müttefiklerine de katkı sunabilen bir üretim kapasitesine sahip olduğunu vurguladı. ALTAY ana muharebe tankının seri üretim sürecinin, kara sistemlerindeki teknolojik seviyenin somut bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.

Milli Muharip Uçak KAAN ve Yüksek Teknoloji Hamleleri

Bakan Güler, Milli Muharip Uçak KAAN programına da özel bir yer verdi. KAAN programının, Türkiye'nin yüksek teknolojiye dayalı muharip hava platformları geliştirme kapasitesinde yeni bir lige çıktığını gösterdiğini ifade etti. Ayrıca, 155 milimetrelik mühimmat üretim kapasitesinin son yıllarda önemli ölçüde artırıldığını belirten Güler, ROKETSAN'ın yeni yatırımlarıyla füze ve mühimmat üretiminin büyütüldüğünü söyledi. ASELSAN ve HAVELSAN'ın radar, elektronik harp, haberleşme, komuta kontrol, yazılım ve yapay zeka destekli sistemlerdeki çalışmalarının da savunma sanayisinin niteliksel gelişimine önemli katkılar sağladığını dile getirdi.

Konuşmasının sonunda, Bakan Güler, “Taahhütleri kabiliyete dönüştürelim, kaynakları üretime dönüştürelim, sanayi gücümüzü caydırıcılığa dönüştürelim” çağrısında bulundu. Forum kapsamında gerçekleştirilecek temasların ortak projelere ve somut savunma kabiliyetlerine dönüşmesi temennisini dile getirerek sözlerini noktaladı. Bu forum, NATO üyeleri arasında savunma sanayii iş birliğini güçlendirme ve ortak kapasiteleri artırma adına önemli bir platform görevi görüyor.