Türkiye'de geliştirdiği öncü bankacılık teknolojileriyle uluslararası arenada adından söz ettiren GTech, Karadağ'ın gözde etkinliği INFINTECH 2026'da sektörün geleceğine ışık tuttu. Şirketin Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Öztürk, yapay zekâ ajanları ile bankacılık süreçlerinin artık bambaşka bir boyuta taşınacağını belirterek, rekabette öne geçmenin anahtarının bu sistemlerin etkin entegrasyonu ve güçlü veri altyapıları olacağını vurguladı. Öztürk'ün açıklamaları, finans dünyasında yapay zeka ajanları kullanımının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Yapay Zeka Ajanları Bankacılıkta Çığır Açıyor
GTech Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Öztürk, 8-9 Ekim tarihlerinde Porto Montenegro'da düzenlenen INFINTECH 2026'da yaptığı "Veriden Aksiyona: Akıllı ve Dijital Öncelikli Bankayı İnşa Etmek" başlıklı konuşmasında, yapay zekânın bankacılık sektöründeki dönüştürücü gücüne dikkat çekti. Öztürk, yapay zekânın artık sadece bir analiz ve karar destek aracı olmaktan çıkarak, AI Agent'lar (yapay zekâ ajanları) aracılığıyla bankacılık süreçlerinin aktif ve ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Bu yeni dönemde, bankaların rekabet avantajını belirleyecek temel faktörün, yapay zekâ yeteneklerinin yanı sıra, bu sistemleri gerçek zamanlı ve güvenli bir şekilde çalıştırabilecek modern teknoloji mimarileri ve güçlü veri altyapıları olacağının altını çizdi.
Öztürk, geçmişte güçlü bir mobil bankacılık deneyiminin önemli bir farklılaşma unsuru olduğunu ancak günümüzde bunun müşterilerin temel bir beklentisi haline geldiğini ifade etti. Bu nedenle, bankaların yeni dönemde veri, zekâ, entegrasyon ve hız olmak üzere dört temel yetkinliği bir arada ve eşgüdümlü olarak ele alması gerektiğini vurguladı. Yapay zekânın sunduğu karar verme hızı ne kadar yüksek olursa olsun, bankanın bu kararları hayata geçirme süresinin uzun olması durumunda asıl sorunun mimaride olduğunu belirten Öztürk, yapay zekânın tek başına yeterli olmadığını açıkça ortaya koydu.
Verinin Değeri ve GTech'in 'Decision Intelligence' Yaklaşımı
GTech Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Öztürk, bankacılıkta geleneksel analitik anlayışının dönüşümüne de değindi. Öztürk'e göre, verinin gerçek değeri, ne kadarının depolandığıyla değil, ne kadar nitelikli karar ürettiğiyle ölçülüyor. Bu bağlamda GTech'in geliştirdiği “Decision Intelligence” (Karar Zekası) yaklaşımı büyük önem taşıyor. Bu yaklaşım, sadece geçmişte yaşananları anlamakla kalmıyor, aynı zamanda gelecekteki olası senaryoları tahmin ederek bankaların daha proaktif ve stratejik kararlar almasını sağlıyor.
- Veri Odaklılık: Bankaların elindeki devasa veri setlerinin sadece depolanması değil, anlamlı içgörülere dönüştürülmesi.
- Akıllı Kararlar: Yapay zekâ destekli ajanlar aracılığıyla milisaniyeler içinde doğru ve güvenli kararlar alınması.
- Entegrasyon ve Hız: Yapay zekâ sistemlerinin bankacılık süreçlerine hızlı ve sorunsuz bir şekilde entegre edilmesi.
- Güçlü Altyapı: Tüm bu sistemleri destekleyecek modern, güvenli ve gerçek zamanlı çalışabilen teknoloji mimarileri.
Öztürk, bu yeni dönemde bankaların, yapay zekânın sunduğu potansiyeli tam anlamıyla kullanabilmek için teknolojik altyapılarını ve iş süreçlerini gözden geçirmeleri gerektiğini belirtti. GTech olarak, bankaların bu dönüşüm sürecinde yanlarında olduklarını ve onlara rekabet avantajı sağlayacak yenilikçi çözümler sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Bankacılık sektörünün geleceğinin, yapay zekâ ajanları ve onların süreçlere ne kadar etkin entegre edildiği ile şekilleneceği bir gerçek olarak ortaya konuldu.










