BM: Orta Doğu'daki çatışma Filistinlilere yönelik insan hakları ihlallerini gölgede bıraktı
Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Toprakları Hakkında Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, İsrail'in yoğun saldırıları ve ablukası altında bulunan Filistinlilerin durumuna ilişkin açıklama yaptı. Komisyon, Orta Doğu'daki can kaybı sayısından derin üzüntü duyduğunu belirtti.
Komisyon, ilgili tarafların her türlü şiddete son vermesi ve sivillerin korunması dahil uluslararası insancıl hukuk ve uluslararası insan hakları hukukuna uyması gerektiğini vurguladı. Daha geniş kapsamlı çatışmanın, Filistin halkının içinde bulunduğu zor durumu ve koşulları gölgede bırakmasından derin endişe duyulduğu ifade edildi.
İdam yasasının, Filistinlilere karşı ayrımcılık yaptığı belirtilerek, bu yasanın yalnızca işgal altındaki Filistin topraklarındaki Filistinlilerin yargılandığı askeri mahkemelerde uygulandığı, aynı topraklardaki Yahudi İsraillilerin ise ayrı bir sivil hukuk sistemine tabi olduğu kaydedildi.
İdam yasasının uluslararası hukuk boyutu
31 Mart 2026 tarihinde İsrail Parlamentosu'nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezası düzenlemesi, uluslararası toplumdan tepki gördü. T.C. Dışişleri Bakanlığı, düzenlemeyi kınayarak İsrail'in Filistinlilere yönelik apartheid rejimini daha da ağırlaştırmayı amaçladığını açıkladı. Uluslararası hukuk uzmanları, işgalci ülkenin idam etme hakkının bulunmadığını ve bu uygulamanın Nazi hükümetinin II. Dünya Savaşı'nda Polonya ve diğer işgal ettiği topraklarda uyguladığı yöntemlerle benzerlik taşıdığını belirtiyor.
İnsan hakları ihlallerinin boyutu
Gazze Sağlık Bakanlığı verilerine göre 28 Şubat 2026'dan bu yana en az 200 kişi hayatını kaybetti. İsrailli yetkililerin sınır geçişlerini kapatması ve abluka uygulaması, insani durumu daha da kötüleştirdi. Uluslararası Ceza Mahkemesi Roma Tüzüğü'nün 7. ve 8. maddeleri uyarınca bu eylemler insanlığa karşı suç kapsamında değerlendiriliyor.
Editör Yorumu
Birleşmiş Milletler'in açıklaması, Filistin'deki insan hakları ihlallerine dair uluslararası dikkatin yeniden çekilmesini sağlıyor. İdam yasasının ayrımcılık içermesi, uluslararası hukukun ihlali olarak değerlendiriliyor. Bölgedeki çatışmanın siviller üzerindeki etkisi, insani kriz boyutuna ulaşmış durumda.





