Göç ve Diaspora Vakfı'nın öncülüğünde, 21-23 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da kritik bir buluşma gerçekleşti. Bölgesel Göç ve Geri Dönüş Perspektifleri Forumu, özellikle Suriye'ye güvenli ve sürdürülebilir dönüş konularını masaya yatırdı. Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen bu önemli etkinliğe, Suriye, Irak, Lübnan, Ürdün ve Mısır'dan kamu kurumları, uluslararası kuruluşlar, üniversiteler, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katılım gösterdi. Üç gün süren kapsamlı program boyunca, göç ve geri dönüş süreçlerinin farklı boyutları detaylıca ele alındı.

Suriye'ye Güvenli Dönüş Süreçleri ve Bölgesel İş Birliği

Forumun temel gündem maddeleri arasında güvenli ve gönüllü geri dönüş mekanizmaları, uluslararası hukukun bu süreçteki rolü, bölgesel koordinasyonun önemi ve savaş sonrası yeniden imar çalışmaları yer aldı. Ayrıca, geri dönenlerin toplumsal uyumu, sınır yönetimi stratejileri, insani yardımın sürekliliği, kalkınma projeleri ve kurumsal iş birliğinin artırılması gibi başlıklar üzerinde duruldu. Katılımcılar, kendi ülkelerindeki uygulamaları ve sahada karşılaşılan zorlukları farklı oturumlarda değerlendirerek, çözüm önerileri geliştirmeye odaklandı.

Açılış konuşmalarında verilen mesajlar, forumun ana temasını ve hedeflerini net bir şekilde ortaya koydu. Göç ve Diaspora Vakfı Başkanı Recep Seyyar, Suriye'de yeni bir dönemin başladığını ifade ederek, geri dönüş süreçlerinin sadece insani bir mesele olmadığını, aynı zamanda bölgesel sahiplenme ve ortak sorumluluk anlayışıyla yönetilmesi gerektiğini vurguladı. Seyyar, bu politikaların başarısının, ilgili tüm ülkelerin ve özellikle Suriyeli aktörlerin karar alma süreçlerine aktif katılımıyla mümkün olacağının altını çizdi. Bu yaklaşım, Suriye'ye güvenli ve sürdürülebilir dönüş için çok boyutlu bir perspektif sunmaktadır.

Üst Düzey Katılımla Güçlü Mesajlar

Forumun açılışında, Türkiye'den üst düzey isimler de önemli konuşmalar gerçekleştirdi. Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, Türkiye'nin tarih boyunca kitlesel göç hareketlerine insan odaklı bir yaklaşımla yaklaştığını belirtti. Özel, Orta Doğu'da kalıcı barış ve istikrarın ancak bölgesel iş birliği, ortak kalkınma ve uluslararası hukuk temelinde kurulacak yeni bir güvenlik mimarisiyle sağlanabileceğini ifade etti. Bu sözler, Türkiye'nin bölgesel sorunlara bütüncül bir bakış açısıyla yaklaştığını gösterdi.

İçişleri Bakan Yardımcısı Dr. Mehmet Cangir ise Suriye krizinin, göç yönetiminin uluslararası koordinasyon gerektiren çok boyutlu bir alan olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. Cangir, Türkiye'nin krizin ilk gününden itibaren meseleyi insani sorumluluk anlayışıyla ele aldığını ve atılan her adımın merkezinde insanın yer aldığını vurguladı. Bu açıklamalar, Türkiye'nin göç yönetimi konusundaki kararlılığını ve insani değerlere verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi.

Göç Yönetiminde Uluslararası İş Birliğinin Önemi

Forumda yapılan değerlendirmelerde, göç yönetiminin sadece tek bir ülkenin değil, bölgesel ve uluslararası düzeyde iş birliği gerektiren karmaşık bir konu olduğu defalarca dile getirildi. Özellikle Suriye'deki mevcut durum göz önüne alındığında, geri dönüş süreçlerinin planlanması ve uygulanması aşamasında tüm paydaşların aktif katılımı büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, forum, farklı ülkelerden gelen temsilcilerin deneyimlerini paylaşması ve ortak stratejiler geliştirmesi için değerli bir platform sundu.

  • Güvenli ve gönüllü geri dönüş ilkeleri
  • Uluslararası hukukun uygulanması
  • Bölgesel koordinasyon ve iş birliği
  • Yeniden imar ve kalkınma projeleri
  • Toplumsal uyum ve entegrasyon
  • Sınır yönetimi ve güvenlik

Ankara'da gerçekleştirilen bu forum, Suriye'ye güvenli ve sürdürülebilir dönüş hedefine ulaşmak için bölgesel ve uluslararası düzeyde atılması gereken adımları belirleme ve bu adımları hayata geçirme konusunda önemli bir yol haritası sunmuştur. Katılımcıların sağladığı değerli katkılarla, gelecekteki göç politikalarının daha etkin ve insani bir şekilde şekillenmesi için güçlü bir zemin hazırlanmıştır.