Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Kimya Bölümü akademisyenleri, ilaç etken maddelerinin üretim süreçlerini köklü bir şekilde dönüştürecek önemli bir projeye imza attı. “Psödo-peptit Tabanlı Supramoleküler Jellerin Geliştirilmesi: Yapısal Özelliklerinin Aydınlatılması ve Asimetrik Kataliz Uygulamaları” başlıklı bu inovatif çalışma, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) 2515 – COST Aksiyon Üyeleri Ar-Ge Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje, özellikle kiral ilaç etken maddelerinin üretiminde kullanılan kimyasal tepkimelerin daha az enerjiyle, daha yüksek verimlilikle ve çevreye daha duyarlı yöntemlerle gerçekleştirilmesini amaçlıyor. Bu sayede, ilaç endüstrisinde sürdürülebilirlik ve maliyet etkinliği konularında çığır açıcı adımlar atılması hedefleniyor.

İlaç Üretiminde Yeni Nesil Teknolojiler: Supramoleküler Jeller

30 ay sürecek projenin temelinde, yeni nesil jelatörlerin sentezi ve kiral gözenekli jel malzemelerin geliştirilmesi yatıyor. “Supramoleküler jel” adı verilen bu akıllı malzemeler, geniş bir uygulama yelpazesi sunuyor. Akıllı ilaçlardan yara örtülerine, sensörlerden enerji depolama sistemlerine kadar birçok alanda kullanılma potansiyeli taşıyan bu jeller, BTÜ'lü araştırmacılar tarafından ilaç etken maddesi üretimindeki bazı kritik kimyasal dönüşümleri daha verimli ve seçici hale getirmek için kullanılacak. Kimya Bölümü Organik Kimya Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Koz'un yürütücülüğünü üstlendiği bu değerli projede, Prof. Dr. Ömer Koz ve Araştırma Görevlisi Ayşe Halıç Poslu araştırmacı olarak görev alırken, doktora öğrencisi Özge Nur Bedirhanoğlu da tam burslu bursiyer olarak ekibe katkı sağlayacak.

Daha Az Enerji, Daha Yüksek Verim ve Çevre Dostu Yaklaşım

Bu projenin en önemli hedeflerinden biri, kimyasal üretim süreçlerinde enerji tüketimini önemli ölçüde azaltmaktır. Geliştirilecek malzemeler sayesinde, elde edilen ürün miktarının artırılması ve istenen moleküler yapının daha seçici bir biçimde üretilmesi amaçlanıyor. Bu sayede, ticari öneme sahip kiral kimyasal bileşiklerin üretimi daha ekonomik ve çevre dostu yöntemlerle yapılabilecek. Bu yaklaşım, sadece maliyetleri düşürmekle kalmayacak, aynı zamanda ilaç endüstrisinin çevresel ayak izini de önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olacak. Proje, kimya sektöründe sürdürülebilir üretim pratiklerinin yaygınlaşmasına öncülük etme potansiyeline sahip.

Uluslararası İş Birliği ve Genç Bilim İnsanlarının Gelişimi

BTÜ'nün bu önemli projesi, uluslararası araştırma iş birliklerinin geliştirilmesi açısından da büyük bir fırsat sunuyor. CA23111 (SNOOPY) kodlu Avrupa Bilim ve Teknolojide İş Birliği (COST) aksiyonu kapsamında yürütülecek çalışmalarda, İspanya yönetim komitesi üyesi Dr. Ana Maria Garcia Fernandez ile ortak araştırmalar gerçekleştirilecek. Bu uluslararası iş birliği çerçevesinde:

  • Geliştirilen jel malzemelerin özellikleri detaylı bir şekilde incelenecek.
  • Doktora öğrencilerinin kısa süreli araştırma ziyaretleri ve uluslararası bilimsel toplantılara katılımları desteklenecek.
  • Genç araştırmacıların uluslararası bilim çevreleriyle etkileşim kurması sağlanacak.
  • Doktora çalışmaları sırasında farklı ülkelerden bilim insanlarıyla birlikte çalışma deneyimi kazanmaları hedefleniyor.

Bu uluslararası boyut, projenin sadece bilimsel çıktılarını değil, aynı zamanda genç bilim insanlarının küresel arenada rekabet edebilme yeteneklerini de güçlendirecek.

Rektör Çağlar: Sürdürülebilir Gelecek İçin Bilimsel Çalışmalar Önceliğimiz

BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projenin üniversitenin araştırma ve geliştirme kapasitesine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Çağlar, “Bilimsel araştırmaların sadece mevcut sorunlara çözüm üretmekle kalmayıp, aynı zamanda daha sürdürülebilir bir geleceğin inşasına da katkı sağlamasını önemsiyoruz. Akademisyenlerimizin TÜBİTAK desteğiyle hayata geçireceği bu proje, kimya alanındaki bilimsel birikimimizin yenilikçi uygulamalara dönüştürülmesi açısından kritik bir öneme sahiptir. Uluslararası iş birlikleriyle güçlenen bu tür çalışmaların, genç araştırmacılarımızın gelişimine ve ülkemizin bilimsel yetkinliğine önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum” ifadelerini kullandı. Bu proje, BTÜ'nün sadece bölgesel değil, ulusal ve uluslararası düzeyde bilimsel ve teknolojik gelişmelere katkı sağlama vizyonunu da ortaya koyuyor.