Bursa Nilüfer Belediyesi ve Bursa İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü iş birliğiyle, Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında kritik bir İRAP (İl Afet Risk Azaltma Planı) Çalıştayı düzenlendi. Nilüfer Belediyesi Nikahevi'nde gerçekleşen bu önemli etkinlikte, akademisyenler, kamu kurumları temsilcileri, yerel yönetimler ve saha uzmanları bir araya gelerek Bursa ve Nilüfer'in karşı karşıya olduğu afet risklerini kapsamlı bir şekilde ele aldılar. Çalıştay, afet risklerine bütüncül bir yaklaşımla yaklaşmayı, olası felaket senaryolarını detaylıca incelemeyi ve risk azaltmaya yönelik uygulanabilir eylem önerileri geliştirmeyi hedefledi.
Bursa'nın Afetlere Hazırlık Süreci ve Gelecek Hedefleri
Çalıştayda yapılan değerlendirmelerin, Bursa İl Afet Risk Planı'nın 2027-2031 dönemi çalışmalarına önemli katkılar sağlaması ve kentin afetlere hazırlık süreçlerine ışık tutması bekleniyor. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Vali Yardımcısı Salih Altun, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, İl AFAD Müdürü Mehmet Buldan ve Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları da katılım gösterdi. Açılış konuşmalarında önemli mesajlar verildi. Özellikle Bursa'nın olası bir Marmara depreminde yaşayabileceği durumlar üzerinde duruldu.
Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, konuşmasında Bursa'nın olası bir Marmara depremindeki konumuna dikkat çekerek, kentin kendi öz kaynaklarıyla afetlere hazırlanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Başkan Özdemir, Bursa'yı afet riskleri açısından 'yalnız bir kent' olarak nitelendirerek, "Bursa depremi aynı zamanda İstanbul depremi de demek büyük ölçüde. İstanbul grip olursa buradaki kanseri kimse görmez. Onu da biliyoruz. Olası büyük bir afette merkezi hükümetimiz ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi kendi yoğunluğuyla mücadele ederken biz büyük oranda kendi sorunlarımızı çözmek durumunda kalacağız. Kendi ekmeğimizi kendimizin pişirmesi gerekecek" ifadelerini kullandı. Bu sözler, yerel düzeyde hazırlıklı olmanın gerekliliğini net bir şekilde ortaya koydu.
Nilüfer'in Özel Riskleri ve Alınacak Önlemler
Başkan Şadi Özdemir, Nilüfer'in toprak yapısı ve hızla artan nüfusu nedeniyle afet riski taşıyan önemli ilçelerden biri olduğunu hatırlattı. Bu bağlamda, deprem lojistik merkezi oluşturulması ve mahallelerde konteynerler ile temel ekipmanların yer alacağı deprem parkları kurulması gibi projeler üzerinde çalıştıklarını dile getirdi. Bu tür yerel inisiyatifler, afet anında ilk müdahale ve yaşam desteği açısından kritik öneme sahip olacak.
Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise, İRAP'ın temel amacının felaketler gerçekleşmeden önce gerekli önlemleri almak olduğunu belirtti. Altun, aynı zamanda insanlara sürecin doğru anlatılması ve kentlerin afetlere karşı direncinin artırılması gerektiğinin altını çizdi. Bu yaklaşım, sadece fiziksel hazırlıkların değil, aynı zamanda toplumsal bilinç ve farkındalığın da afet yönetimindeki yerini vurgulamaktadır.
Somut Eylem Planları İçin Çalışma Grupları Oluşturuldu
Açılış konuşmalarının ardından çalıştay, akademisyenlerin gerçekleştirdiği detaylı sunumlarla devam etti. Bu sunumlarda, Bursa ve Nilüfer özelinde jeolojik yapı, yapı stokunun durumu, olası deprem senaryoları ve iklim değişikliğinin getireceği riskler gibi konular bilimsel verilerle ele alındı. Sunumların ardından, akademik odalar, AFAD yetkilileri ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla özel çalışma grupları oluşturuldu. Bu gruplar, ele alınan riskler doğrultusunda somut ve uygulanabilir eylem planları geliştirmek üzere yoğun bir mesai harcadılar.
- Afet lojistik merkezlerinin kurulması ve kapasitelerinin artırılması
- Mahalle bazında deprem parkları ve toplanma alanlarının oluşturulması
- Yapı denetim süreçlerinin sıkılaştırılması ve mevcut yapı stoğunun güçlendirilmesi
- Halkın afet bilincinin artırılmasına yönelik eğitim ve tatbikatların yaygınlaştırılması
- Erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve entegrasyonu
Bu çalışmalar, Bursa ve Nilüfer'in afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi için atılacak adımların temelini oluşturacak. Çalıştay, katılımcıların farklı perspektiflerden sunduğu katkılarla zenginleşirken, ortaya çıkan sonuçların gelecek dönem afet risk azaltma stratejilerine yön vermesi bekleniyor. Kentin afetlere hazırlık kapasitesinin artırılması, hem can ve mal kaybını en aza indirmek hem de toplumsal yaşamın sürekliliğini sağlamak adına büyük önem taşıyor.










