Bursa'nın Orhangazi ilçesine bağlı Yeniköy Mahallesi, Menzil tarikatının Serhendi yapılanmasıyla bağlantılı olduğu iddia edilen devasa bir külliye projesiyle gündemde. Bu Menzil külliyesi projesi, Ulusal Günler Platformu bileşenlerinin sert tepkisiyle karşılaştı. Platform, projenin yaklaşık 100 dönümlük bir alanda 55 bin metrekare kapalı alanla planlandığına dair basına yansıyan bilgilerin ardından, inşaatın hukuki dayanakları, kullanım amacı ve bölgesel işlevi hakkında kamuoyuna detaylı bilgi verilmesini talep etti.

Orhangazi'deki Külliye Projesinin Boyutu ve İzinleri Mercek Altında

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Bursa Şube Başkanı Gürhan Akdoğan'ın da aralarında bulunduğu Ulusal Günler Platformu temsilcileri, 22 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamalarında, projenin büyüklüğüne dikkat çekti. Basında yer alan bilgilere göre, 100 dönümlük bir arazi üzerinde 55 bin metrekarelik kapalı alana sahip olacak bu külliyenin temel atma töreninin yapılacağı duyurulmuştu. Platform, bu denli büyük bir projenin imar planları, yapı ruhsatları ve diğer gerekli izinlerinin hangi hukuki gerekçelerle düzenlendiğinin yetkili kurumlarca netleştirilmesini istedi.

Açıklamada, projenin imar mevzuatına ve çevre düzenlemelerine uygunluğunun hangi kurumlar tarafından denetlendiği ve bu denetimlerin sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiği vurgulandı. Kamuoyunda, bu projenin Menzil yapılanmasının Marmara Bölgesi'ndeki merkezi olarak tasarlandığı yönündeki iddialar da platform tarafından dile getirildi. Bu nedenle, tesisin gerçek amacı, faaliyet kapsamı ve bölgesel işlevinin şeffaf bir şekilde açıklanması çağrısı yapıldı.

Laiklik İlkesi ve Hukukun Üstünlüğü Vurgusu

Ulusal Günler Platformu, açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti'nin laiklik niteliğine ve hukuk devleti ilkesine özel bir vurgu yaptı. Anayasa'nın 2, 10, 24 ve 174'üncü maddelerine atıfta bulunularak, din ve inanç özgürlüğünün anayasal güvence altında olduğu ancak hiçbir kişi veya yapılanmanın hukukun üstünde olamayacağı belirtildi. Platform bileşenleri, dini cemaat ve tarikat yapılanmalarının ekonomik ve örgütsel güçlerinin kamu yaşamı üzerindeki olası etkilerine ilişkin ciddi kaygılarını dile getirdi. Kamu yönetiminde tarafsızlık, liyakat ve hukukun üstünlüğünün korunmasının hayati önem taşıdığı ifade edildi.

  • Anayasal laiklik ilkesine bağlılık
  • Hukuk devleti prensibinin korunması
  • Kamuda tarafsızlık ve liyakat vurgusu
  • Tarikatların kamusal alandaki etkilerine dair endişeler

Eğitim ve Çocukların Geleceği Üzerindeki Potansiyel Etkiler

Açıklamada ayrıca, çocukların eğitim ve barınma ihtiyaçları ile devlet okullarının karşılaştığı sorunlara da değinildi. Platform bileşenleri, eğitim alanının cemaat ve tarikatların etkisine bırakılmaması gerektiğini savunarak, kamusal, laik ve parasız eğitimin güçlendirilmesi yönünde çağrıda bulundu. Bu tür büyük ölçekli dini yapılanmaların, özellikle eğitim ve barınma konularında devletin yerine geçme potansiyeli taşıdığına dikkat çekilerek, çocukların geleceğinin korunması gerektiği vurgulandı.

Ulusal Günler Platformu, Yeniköy'deki külliye projesi başta olmak üzere, kamuoyunu ilgilendiren tüm büyük ölçekli yapılanmaların hukuki durumunun, faaliyet kapsamının ve kamu yararı açısından sonuçlarının şeffaf bir biçimde açıklanmasını talep etti. Açıklama, "Laik Cumhuriyet ve hukuk devleti sahipsiz değildir" ve "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ifadeleriyle sona erdi.

Açıklamaya imza atan kuruluşlar arasında ADD'nin Bursa, Gemlik, İnegöl, İznik, Karacabey, Kestel, Mudanya, Mustafakemalpaşa, Orhangazi ve Yenişehir şubelerinin yanı sıra 29 Ekim Kadınları Derneği, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Bursa İl Başkanlığı, Büro-İş, Eğitim-İş, Genel Sağlık-İş ve Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Bursa Şubesi gibi önemli sivil toplum kuruluşları ve sendikalar yer aldı.