Bursa'nın Mudanya ilçesine bağlı Çayönü Mahallesi, son günlerde etkili olan şiddetli yağışların ardından büyük bir felaketle karşı karşıya kaldı. Nilüfer Çayı'nın taşması sonucu, bölgede ayçiçeği ve mısır ekili yüzlerce dönüm tarım arazisi sular altında kalarak büyük zarar gördü. Bu durum, Bursa çiftçilerinden taşkın isyanını beraberinde getirdi.

Mağdur olan üreticiler, hızlı tren hattı inşaatı kapsamında Nilüfer Çayı üzerine yapılan üç menfezin su akışını engellediğini ve taşkının ana sorumlusu olduğunu ileri sürdü. Yaşanan bu felaketin ardından, çiftçiler seslerini duyurmak ve zararlarının karşılanmasını talep etmek amacıyla traktörleriyle yolu kapatarak eylem yaptı. Bu protesto, bölgedeki hızlı tren çalışmalarının da durmasına neden oldu.

Hızlı Tren Menfezleri Taşkının Sebebi mi?

Çayönü Mahallesi'nde yaşayan ve geçimini tarımdan sağlayan çiftçiler, uzun süredir bölgede devam eden hızlı tren hattı inşaatını taşkınların sorumlusu olarak gösteriyor. İddialara göre, Nilüfer Çayı üzerine inşa edilen üç adet menfez, suyun doğal akışını bozarak tıkanmalara ve dolayısıyla çayın taşmasına yol açtı. Özellikle ayçiçeği ve mısır tarlaları başta olmak üzere, ekili arazilerin tamamı sular altında kalarak kullanılamaz hale geldi. Bu durum, zaten zor şartlarda üretim yapan çiftçilerin ekonomik olarak büyük bir darbe almasına neden oldu.

Tüm Üretici Köylüler Sendikası Mudanya Şubesi Başkanı Mehmet Eker, yaptığı açıklamada, taşkının Çayönü'nden Hançerli yönüne kadar uzanan geniş bir alanda ciddi zararlara yol açtığını belirtti. Eker, Devlet Su İşleri (DSİ) Bursa Bölge Müdürlüğü ile hızlı tren projesini yürüten müteahhit firmanın bu zarardan sorumlu olduğunu dile getirerek, yetkililerin bir an önce sorumluları belirlemesini ve üreticilerin mağduriyetini gidermesini talep etti.

Çiftçilerin Talepleri ve Beklentileri

Mehmet Eker, taşkınların bir daha yaşanmaması için kalıcı çözümler üretilmesi gerektiğini vurgulayarak çiftçilerin taleplerini sıraladı:

  • Taşkından etkilenen çiftçilerin ürün ve üretim kayıplarının tamamının giderilmesi.
  • Karayolları ve Kalyon İnşaat tarafından yapılan köprü ve menfezlerin su akışını engellemeyecek şekilde yeniden düzenlenmesi.
  • DSİ tarafından Nilüfer Çayı yatağının detaylı bir şekilde ıslah edilerek suyun doğal akışının yeniden sağlanması.

Çayönü'nde traktörleriyle yolu kapatarak seslerini duyurmaya çalışan üreticiler, hızlı tren hattı çalışmaları ile su tahliye sistemlerinin taşkına etkisinin bağımsız bir komisyon tarafından incelenmesini istiyor. Bölge halkı, yetkililerden acil yardım eli uzatılmasını ve gelecekte benzer felaketlerin önüne geçilmesi için gerekli adımların atılmasını bekliyor. Aksi takdirde, bölgedeki tarımsal üretimin ciddi sekteye uğrayacağı ve çiftçilerin üretimden vazgeçmek zorunda kalabileceği endişesi taşıyorlar.

Çiftçiler, devletin kendilerine destek vermesi ve zararlarını karşılaması durumunda, bu zorlu süreci atlatabileceklerini belirtiyor. Aksi halde, zaten yüksek maliyetler ve iklim değişikliği ile mücadele eden çiftçilerin ayakta kalmasının çok güç olacağı ifade ediliyor. Buğday, arpa, mısır ve ayçiçeği gibi stratejik ürünlerin üretildiği bu verimli topraklarda yaşanan her kayıp, ülke ekonomisi ve gıda güvenliği açısından da önemli sonuçlar doğurabilir.