Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD), entelektüel birikimi artırmak amacıyla düzenlediği 'Açık Kapı Toplantıları/Felsefe Söyleşileri'ne 2026-2027 döneminde de hız kesmeden devam ediyor. Bursa Uludağ Üniversitesi ve Bursa Felsefe Kulübü'nün değerli katkılarıyla gerçekleşen bu serinin ilk etkinliği, iş dünyasının ve felsefe meraklılarının yoğun ilgisini çekti. Söyleşide, Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Becermen, katılımcılara 'Hayatın Anlamı Üzerine Felsefi Bir Sorgulama' başlığı altında derinlemesine bir bakış açısı sundu.
Hayatın Anlamı: Bireysel Bir Arayış
BUSİAD'ın geçmiş dönem başkanlarından Mehmet Arif Özer'in moderatörlüğünde gerçekleşen etkinlikte Prof. Dr. Metin Becermen, hayatın özünde kendiliğinden bir anlam taşımadığını, asıl anlamın bireyin hayatla kurduğu ilişkide ortaya çıktığını vurguladı. Becermen, bu arayışın, 'hayatı, olan biteni, varlığı anlamlandırma çabası' olarak tanımlanabileceğini belirtti. İnsanların hayatı anlamlandırma gayretinin, mitosların ve hikayelerin doğuşuna zemin hazırladığını ifade eden Prof. Dr. Becermen, felsefenin ise bu noktada bir bilgi koyma ve anlam bağı kurma çabası olarak öne çıktığını dile getirdi.
Felsefe dünyasındaki tarihsel dönüşümlere de değinen Becermen, rasyonelliğin öne çıkmasıyla birlikte felsefi düşüncede önemli değişimlerin yaşandığını kaydetti. Bu dönüşümlerin, insanın dünyaya bakış açısını ve anlamlandırma biçimlerini nasıl etkilediğini detaylandırdı.
İnsan-Dünya Bağı ve Yapay Zeka Tehdidi
Prof. Dr. Metin Becermen, günümüzde sıkça dile getirilen 'Dünya kötü, hayat kötü' söylemlerine farklı bir perspektiften yaklaştı. Bu olumsuz algının kaynağının, hayatın kendisinde değil, insanın hayatla kurduğu bağda bir sorun olmasından kaynaklandığını belirtti. Becermen, farklı bir bağ kurmanın mümkün olduğunu ve son dönemde insan-dünya bağının yeniden anlamlandırılma çabalarının gözlemlendiğini ifade etti.
Konuşmasının çarpıcı noktalarından biri ise yapay zeka ve insan ilişkisi üzerine yaptığı değerlendirmelerdi. Becermen, makinelerin düşünmesinin akılla değil, zekayla gerçekleştiğini, değerler üzerinden akıl yürütme yeteneğine sahip olamayacaklarını vurguladı. Bu bağlamda, yapay zekadan akıl yürütme beklememenin önemine dikkat çekti. Prof. Dr. Becermen, yapay zekanın insan hayatındaki egemenliğinin, insanın evrene, doğaya, dünyaya ve hayata yabancılaşmasını beraberinde getirdiğini belirterek, bunun insan türünün geleceği açısından ciddi bir tehlike oluşturduğu uyarısında bulundu.
Düşünmeye Sadakat ve Evrenle Bağlantı
Tehlikenin olduğu yerde koruyucu gücün güçlendiğini ifade eden Becermen, insanlığın evrenle bağı üzerine yeniden düşünmesi ve bu bağı yeniden kurması gerektiğini savundu. Günümüzde evrenle olan bağın korunmadan, teknik olanın egemenliğine teslim edildiğini dile getiren Prof. Dr. Metin Becermen, 'Düşünmeye sadakatle bağlı olmamız gerekiyor. Düşünmüyoruz, evrenle bağımız konusunda' sözleriyle konuşmasını tamamladı.
Teşekkür ve Sosyal Sorumluluk
Söyleşi sonunda katılımcıların sorularını da içtenlikle yanıtlayan Prof. Dr. Metin Becermen ve moderatör Mehmet Arif Özer'e, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüsamettin Çoban tarafından bir teşekkür takdim edildi. Bu teşekkür, Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin 'Kır Çiçekleri Okusun Diye' sosyal sorumluluk projesine yapılan bağış sertifikası ve anı çinisi şeklinde gerçekleşti. Bu jest, felsefi düşüncenin yanı sıra toplumsal faydaya da verilen önemi gözler önüne serdi.










