Sanat dünyasının yakından takip ettiği, sanatçı Canan Tolon'un heykellerinin Dereköy Gümrük Kapısı'nda kırılmasıyla ilgili tartışmalar, Ticaret Bakanlığı'nın yaptığı açıklamayla farklı bir boyut kazandı. Bakanlık, olayın beyan edilmiş sanat eserlerinin değil, taşıma belgelerinde bulunmayan ve X-Ray taramasında şüpheli görülen üç beton bloğun güvenlik kontrolü amacıyla gerçekleştiğini bildirdi. Bu açıklama, kamuoyundaki birçok soru işaretini gidermeyi hedefliyor. Özellikle Canan Tolon heykelleri meselesi, sanat ve gümrük prosedürleri arasındaki ilişkiyi bir kez daha gündeme getirdi.
Gümrük Kontrolünün Gerekçesi: X-Ray'deki Şüpheli Yoğunluk
Ticaret Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Bekir Kaplan, olayın detaylarına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Kaplan'ın açıklamasına göre, 1 Kasım 2026 tarihinde Dereköy Gümrük Kapısı'nda yapılan denetimler sırasında, bir tırda bulunan üç adet beton blok dikkat çekti. Bu blokların taşıma belgelerinde beyan edilmediği ve X-Ray taramasında şüpheli yoğunluk gösterdiği tespit edildi. Güvenlik güçleri, sürücünün rızasıyla bu beton blokları kırarak kontrol etti. Kontrol sonucunda, söz konusu eşyaların herhangi bir sanat eseri veya heykel niteliğinde olduğuna dair belgelendirme ve tanımlamanın da eksik olduğu anlaşıldı.
Kaplan, bu durumun, gümrük işleminin beyan edilmiş sanat eserlerine değil, beyan dışı ve şüpheli nitelikteki eşyanın güvenlik amacıyla incelenmesine yönelik olduğunu vurguladı. Bu açıklama, sanat eserlerine karşı bilinçli bir müdahale olduğu iddialarını boşa çıkarmayı amaçlıyor.
Geçmiş Kaçakçılık Operasyonları ve Güvenlik Önlemleri
Bekir Kaplan, gümrüklerde yapılan fiziki kontrollerin hayati önemine dikkat çekerek, geçmişte yaşanan kaçakçılık olaylarını hatırlattı. Kaplan, heykel, tablo, mermer blok ve çeşitli yapı malzemeleri görünümündeki eşyaların, uyuşturucu kaçakçılığında sıklıkla kullanıldığına dair çok sayıda vaka bulunduğunu belirtti. Bu tür örneklerin, risk analizi ve fiziki denetimlerin kamu güvenliği açısından ne denli kritik olduğunu gösterdiğini ifade etti. Gümrük kapılarında uygulanan bu titiz kontroller, ülkeye yasa dışı madde girişini engellemek için zorunlu birer prosedür olarak görülüyor.
Sanat Galerilerine ve Nakliye Şirketlerine Önemli Uyarı
Ticaret Bakanlığı Müşaviri Bekir Kaplan, sanatçı Canan Tolon ile bizzat görüştüğünü ve sanatçının da gümrük süreçleri ile uluslararası taşıma mevzuatına tam olarak hâkim olmadığını ifade ettiğini aktardı. Bu durum üzerine Kaplan, uluslararası sergilere eser gönderen sanat galerilerine, gümrük müşavirliği firmalarına ve nakliye şirketlerine önemli bir çağrıda bulundu. Eserlerin niteliği, taşıma bilgileri, gerekli izinleri ve tüm belgelerin gümrük işlemleri sırasında eksiksiz ve doğru bir şekilde beyan edilmesi gerektiğini vurguladı.
- Eksiksiz Beyan: Sanat eserlerinin türü, değeri ve taşıma detayları tam olarak belirtilmelidir.
- Gerekli İzinler: Uluslararası taşımacılık için gerekli tüm izinler önceden alınmalıdır.
- Belgelendirme: Eserlerin sanat eseri niteliğini kanıtlayan belgeler eksiksiz sunulmalıdır.
- Mevzuat Bilgisi: Sanatçılar ve ilgili firmalar, uluslararası gümrük mevzuatı hakkında bilgi sahibi olmalıdır.
Kaplan, yaşanan bu olayın benzer mağduriyetlerin önüne geçilmesi adına önemli bir ders niteliği taşımasını temenni ederek, Canan Tolon'a 'geçmiş olsun' dileklerini iletti. Bu olay, sanat eserlerinin uluslararası dolaşımında belge ve beyan eksikliğinin yaratabileceği sorunları bir kez daha gözler önüne serdi.










