Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) TBMM Grup Başkanı Faik Öztrak, Halk TV'ye yönelik gerçekleşen son müdahalelere sert tepki gösterdi. Sabah saatlerinde yaşanan ve kanalın yönetimini devralma girişimleri olarak yorumlanan olayları, muhalif medyaya yönelik artan baskının açık bir göstergesi olarak değerlendiren Öztrak, bu durumun halkın haber alma özgürlüğü üzerinde ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Halk TV'ye Yönelik Müdahale: Medya Özgürlüğüne Darbe İddiası

Faik Öztrak'ın yazılı açıklamasında belirttiğine göre, Halk TV sahibinin ticari faaliyetleri gerekçe gösterilerek kanala kayyım atanması ve çalışanların iş yerlerine girişlerinin engellenmesi, medya tarihinde "kara bir sayfa" olarak yerini alacak. Öztrak, bu tür keyfi müdahalelerin basın özgürlüğünü derinden yaraladığını ve kamuoyunun doğru bilgiye erişimini engellediğini ifade etti. Medya kuruluşlarının itibar müesseseleri olduğunu hatırlatan CHP Grup Başkanı, bu yapıların rastgele müdahalelere açık hedefler haline getirilemeyeceğini kesin bir dille belirtti.

Öztrak, özellikle canlı yayınların engellenmesi ve yayın politikalarının kanalın kendi habercileri dışlanarak dışarıdan dayatılmasının kabul edilemez olduğunu dile getirdi. Bu durumun, basın ahlakına ve evrensel gazetecilik ilkelerine aykırı olduğunu savunan Öztrak, medya çalışanlarının özlük haklarının korunmasının da ertelenemez bir öncelik olduğunu vurguladı. Kanal çalışanlarının geleceği ve çalışma koşullarının güvence altına alınması gerektiğini belirtti.

Hukuk Devleti İlkesi ve Şeffaflık Vurgusu

CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, bir yayın kuruluşuna ilişkin iddiaların, hukukun temel prensipleri olan savunma hakkı ve masumiyet karinesi gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Soruşturmanın kapsamı netleşmeden peşin hüküm verilmesinin hukuku "ayaklar altına almak" anlamına geldiğini ifade eden Öztrak, yetkili kurumların hukuka uygun hareket etme, süreci şeffaf bir şekilde yürütme ve kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğu taşıdığını belirtti.

  • Savunma hakkı ve masumiyet karinesine saygı gösterilmelidir.
  • Soruşturma süreci şeffaf ve kamuoyuna açık olmalıdır.
  • Yetkili kurumlar hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalmalıdır.
  • Halkın doğru ve eksiksiz bilgi alma hakkı korunmalıdır.

CHP Grubu olarak, kişilere ve kurumlara göre değişmeyen, evrensel hukuk ilkelerine dayalı bir adalet anlayışını savunduklarını dile getiren Öztrak, Halk TV sürecini yakından takip etmeye devam edeceklerini vurguladı. Öztrak, halkın haber alma özgürlüğüne ve medya çalışanlarının haklarına zarar verecek her türlü adımın karşısında duracaklarını ve bu konuda gerekli hukuki ve siyasi mücadeleyi vereceklerini sözlerine ekledi.

Bu gelişmeler, Türkiye'deki medya özgürlüğü tartışmalarını yeniden alevlendirirken, muhalif kesimlerden ve uluslararası kuruluşlardan da benzer tepkilerin gelmesi bekleniyor. CHP'nin bu konudaki duruşu, basın özgürlüğünün korunması adına atılacak adımların sinyallerini veriyor.