Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Deniz Demir, okulların açılmasıyla birlikte Türkiye'nin önemli gündem maddelerinden biri olan çocuk işçiliği meselesini bir kez daha kamuoyunun dikkatine sundu. Demir, çocukların eğitim hakkı ile çalışma yaşamı arasındaki derin eşitsizliğin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Çocuk İşçiliği İstatistikleri Endişe Verici Boyutta

Milletvekili Demir, yaptığı açıklamada, çocuk işçiliğinin Türkiye'deki acı bilançosunu gözler önüne serdi. Verilere göre, 2026 yılı içinde şu ana kadar en az 62 çocuk işçinin çalıştığı esnada hayatını kaybettiği belirtildi. Özellikle ağustos ayında ise 15 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirmesi, sorunun vahametini bir kez daha ortaya koydu. Demir, çocukların sınıflarda olması gereken bir dönemde işyerlerinde hayatlarını kaybetmelerinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

CHP'li Demir, çocuk işçiliğinin münferit vakalardan ibaret olmadığını, metal sanayi, inşaat ve ticaret gibi birçok farklı işkolunda çocuk emeğinin yoğun bir şekilde kullanıldığını vurguladı. Özellikle Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamaları ve mevsimlik tarım işçiliği gibi mekanizmalar üzerinden çocukların sistematik olarak çalışma hayatına çekildiğini iddia eden Demir, kırsal bölgelerde çocukların ağır ve tehlikeli koşullarda çalışmaya zorlandığına dikkat çekti.

“Çocuklar Sınıfta Olmalı, İşyerinde Değil”

Deniz Demir, okulların açıldığı bu dönemde çocukların sıralarında oturması, kitaplarıyla buluşması, arkadaşlarıyla vakit geçirmesi ve gelecekleri için eğitim alması gerektiğini belirtti. Ancak Türkiye'de hala çocuk işçiliğinin önemli bir sorun olarak varlığını sürdürmesinin endişe verici olduğunu ifade etti. Demir, "Çocuklarımızın sınıflarında olması, kitaplarına kavuşması, arkadaşlarıyla vakit geçirmesi ve gelecekleri için eğitim alması gereken bir dönemdeyiz. Ancak Türkiye’nin gerçek gündemlerinden biri hâlâ çocuk işçiliği" sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Demir, çocukların okuldan koparak çalışmaya başlamasının normalleştirilemeyeceğini vurgulayarak, devletin temel sorumluluğunun çocukları işgücüne katmak değil, onların eğitim hakkını eksiksiz bir şekilde güvence altına almak olduğunu hatırlattı. "Bir çocuğun ailesine ekonomik katkı sağlamak zorunda bırakılması, eğitim hakkından vazgeçmesi normalimiz olmamalı" diyerek, bu duruma karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koydu.

Çocuk İşçiliğine Karşı Kapsamlı Mücadele Çağrısı

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir, açıklamasında çocuk işçiliği sorununa karşı kapsamlı ve çok yönlü bir mücadele programının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Demir, mevsimlik tarım işçiliği, kayıt dışı çocuk emeği ve çocukları eğitimden koparan tüm uygulamaların bütün yönleriyle ele alınması gerektiğini savundu. Bu sorunun çözümü için acil ve kararlı adımların atılması gerektiğini belirtti.

Deniz Demir, konuşmasının sonunda, Türkiye'de çocukların yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda kalmadığı, eğitimden koparılmadığı ve işyerlerinde hayatını kaybetmediği bir düzenin kurulması gerektiğinin altını çizdi. Çocukların geleceğinin güvence altına alındığı, eğitim ve sağlıklı bir çocukluk geçirme hakkının tam anlamıyla sağlandığı bir Türkiye vizyonunu dile getirdi. Bu çağrı, çocukların haklarına saygı duyulan ve onların potansiyellerini tam olarak gerçekleştirebildikleri bir toplum için önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.