İsrail idam yasası nedir, Filistinli esirleri nasıl etkiliyor?
İsrail Meclisi’nde kabul edilen ve yalnızca Filistinli esirleri kapsadığı ifade edilen idam düzenlemesi, uluslararası kamuoyunda tartışma yaratmaya devam ediyor.
Konuya ilişkin açıklama yapan Nurten Yontar, bu düzenlemenin hukukun evrensel ilkelerini ihlal ettiğini belirterek, “Ceza yasası bir kimliğe göre düzenlenemez. Eğer bir yasa sadece bir halkı hedef alıyorsa, orada adalet değil, etnik temelli bir cezalandırma anlayışı vardır” ifadelerini kullandı.
Filistinli esirlere idam kararı insan haklarına aykırı mı?
Yontar, yaşam hakkının en temel insan hakkı olduğuna dikkat çekerek, bu hakkın belirli bir kimliğe göre ortadan kaldırılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Yaşam hakkına yönelik bu tür siyasi müdahaleler, insan haklarının açık ihlalidir. Ölüm cezasının özellikle Filistinliler için devreye sokulması hukuki değil, siyasi bir tercihtir” diyen Yontar, kararın insanlık değerleriyle bağdaşmadığını söyledi.
Kolektif cezalandırma nedir, bu karar neden eleştiriliyor?
Açıklamasında düzenlemeyi “kolektif cezalandırma” olarak nitelendiren Yontar, bir halkın topyekûn hedef alınmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
Bu tür uygulamaların Cenevre Sözleşmeleri başta olmak üzere temel insan hakları normlarına açıkça aykırı olduğunu belirten Yontar, söz konusu düzenlemenin yalnızca hukuksuz değil, aynı zamanda insanlık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Uluslararası toplum neden sessiz, tepkiler ne yönde?
Yontar, dünya kamuoyunun sessizliğini de eleştirerek, bu durumun ayrımcı uygulamaların normalleşmesine yol açabileceğini söyledi.
“İnsan hakları evrenseldir; coğrafyaya, kimliğe ve siyasete göre değiştirilemez. Bir halk için farklı hukuk, başka bir halk için farklı hukuk olmaz” ifadelerini kullanan Yontar, söz konusu kararın barışa değil çatışmaya hizmet ettiğini dile getirdi.
“Adalet yoksa barış da yok” mesajı
CHP’li Yontar, açıklamasının sonunda şu mesajı verdi:
“Adaletin olmadığı yerde güvenlik olmaz. Hukukun olmadığı yerde barış olmaz. İnsanlık vicdanı bu ayrımcı ve ağır düzenlemeyi asla kabul etmeyecektir.”









