Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe yaşanan derin sorunlara dikkat çekti. Gürer, üretimdeki artışa rağmen çiftçi desteklerinin yetersiz kalması, yüksek girdi maliyetleri ve düşük alım fiyatlarının üreticiyi çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Milletvekili Gürer, 2006-2026 yılları arasında çiftçiye ödenmesi gereken destek ile fiilen ödenen miktar arasında 1 trilyon 630 milyar lirayı aşkın devasa bir fark bulunduğunu dile getirdi.

Üretim Arttı, Çiftçi Geliri Düşük Kaldı

Ömer Fethi Gürer'in açıklamalarına göre, 2025 yılında yaşanan kuraklık ve zirai don olayları nedeniyle bitkisel ve bahçe üretiminde yaklaşık 20 milyon ton ürün kaybı yaşanmıştı. Ancak 2026 yılında iklim koşullarının daha olumlu seyretmesiyle üretimde bir artış gözlendi. Buna rağmen, bu artışın çiftçi refahına beklenen katkıyı sağlamadığını belirten Gürer, "Kamu tarafından açıklanan alım fiyatları düşük tutuldu ve üretici tüccara mahkûm edildi" dedi. Ayrıca, kamu alımlarındaki katı şartların da çiftçileri ürünlerini gerçek değerinin altında satmaya zorladığını vurguladı.

Çiftçinin Borç Yükü Endişe Verici Boyutlara Ulaştı

Tarım sektörünün en önemli sorunlarından birinin kronikleşen borçluluk olduğuna dikkat çeken Gürer, çiftçilerin üretim yapabilmek için sürekli kredi kullanmak zorunda kaldığını belirtti. Milletvekili Gürer, tarım sektörünün bankalara olan kredi borcunun Temmuz 2026 itibarıyla 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını açıkladı. Bu durumun, çiftçileri tarladaki ürünlerini hemen satıp banka borçlarını ödemeye mecbur bıraktığını ifade etti. Gürer, 2006 yılında 6 milyar 475 milyon lira olan borcun, 20 yılda yaklaşık 230 kat artarak bugünkü seviyelere gelmesinin vahametini gözler önüne serdi.

Gürer, açıklanan alım fiyatlarının incir, üzüm, fındık, buğday, domates, narenciye ve çay gibi birçok üründe üreticinin beklentilerini karşılamadığını, özellikle üzümde geçen yılın altında bir fiyat belirlenmesinin üreticilerde hayal kırıklığı yarattığını söyledi.

Şeker Pancarı Üreticisinin Beklentisi ve Yüksek Maliyetler

Sözleşmeli tarım açısından büyük önem taşıyan şeker pancarı üretimiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Ömer Fethi Gürer, her yıl kampanya döneminde açıklanan şeker pancarı fiyatının bu yıl henüz belirlenmemiş olmasının üreticiyi belirsizliğe sürüklediğini ifade etti. Gürer, geçen yıl 22 milyon ton olan şeker pancarı üretiminin bu yıl da aynı seviyelerde beklendiğini, ancak üretici sayısının yıllar içinde 350 binden 90 bine kadar gerilediğini belirtti. Bu düşüşün temel nedeninin ise yüksek girdi maliyetleri olduğunu vurguladı.

  • Tohum Maliyeti: Bir dekar için tohum maliyetinin 40 bin liraya kadar çıktığı, klasik tohumun 10 bin lira olmasına rağmen verim nedeniyle pahalı tohumun tercih edildiği.
  • Sulama Giderleri: Niğde'de bir dekar şeker pancarının sulama maliyetinin yıllık 25 bin liraya ulaştığı, yılda en az 13 kez sulama gerektiği.
  • Mazot Fiyatları: 2021 yılında 7,50 lira olan traktör mazotunun bugün 91,30 liraya yükselmesiyle çiftçinin en büyük gider kalemlerinden birinin fahiş oranlarda arttığı.

Gürer, mazot fiyatlarındaki bu artışın sadece çiftçiyi değil, nakliye sektörünü de olumsuz etkilediğini, bunun da ürünlerin nihai fiyatına yansıdığını dile getirdi.

Tarım Kanunu’na Uyumsuzluk ve Eksik Desteklemeler

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 18 Nisan 2006'da kabul edilen Tarım Kanunu'nun 21. maddesine göre, her yıl çiftçiye millî gelirin yüzde 1'i oranında destek verilmesinin zorunlu olduğunu hatırlattı. Ancak iktidarın kendi çıkardığı bu kanuna uymadığını iddia etti. Gürer'in verdiği bilgilere göre:

  • 2006-2026 döneminde kanuna göre verilmesi gereken destek: 2 trilyon 312 milyar 780 milyon lira.
  • Aynı dönemde fiilen verilen destek: 682 milyar 185 milyon lira.
  • Aradaki eksik destek miktarı: 1 trilyon 630 milyar 523 milyon lira.

Gürer, bu devasa farkın çiftçinin bugün yaşadığı borç sorunuyla doğrudan ilişkili olduğunu ve üreticinin sürekli borçlanmak zorunda kaldığını belirtti. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı program kitapçığında yer alan tarımsal destek miktarının 168 milyar lira olduğunu, ancak iktidarın yaptığı açıklamalarda farklı kaynak kalemlerini bir araya getirerek çok daha yüksek destek rakamlarından söz ettiğini, bu durumun şeffaflıktan uzak olduğunu ifade etti.

Tarım Sayımı ve Planlama Vurgusu

Tarımda sağlıklı bir planlama yapılabilmesi için güncel verilere ihtiyaç duyulduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, 2001 yılından bu yana tarım sayımı yapılmadığını ve 2025'te başladığı ifade edilen sayım sonuçlarının hala açıklanmamasını eleştirdi. Gürer, çiftçinin bir yıl önceden hangi ürünün ekileceğini, maliyetini, verimini ve elde edeceği kârı öngörebilmesi gerektiğini, aksi takdirde artan girdi maliyetlerinin daha büyük sorunlara yol açacağını vurguladı.

Tarımın zorlu bir emek süreci olduğunu dile getiren Gürer, "Çiftçi için ekmek elden su gölden değil aslanın ağzından. Çiftçi, üretici, hayvancılık yapan en az bir yıl uğraşarak ürün elde ediyor. Sofraya gelen gıdayı yetiştirenler yaşadığı soruna rağmen emek veriyor. Gece, gündüz çalışıyor. Çiftçi refahı hak ediyor. Sahipsiz bırakılırsa sorunlar mutfağa da daha yüksek yansır" ifadelerini kullandı. Gürer, alım fiyatı yerine taban fiyat uygulamasına geri dönülmesini ve kamu tarafından belirlenecek taban fiyatın altında tüccarların alım yapmasının engellenmesini talep etti.