Çin, dijital teknolojilerin sunduğu imkanları kadınların sosyoekonomik gelişimine entegre ederek küresel çapta dikkat çekiyor. Özellikle yapay zeka ve dijital girişimcilik alanlarında kadınlara yönelik eğitim programları, onların yeni çağın gerektirdiği becerileri kazanmalarını sağlamayı hedefliyor. Bu çabalar, hem Çin içinde hem de Küresel Güney ülkelerinde kadınların dijital uçurumu kapatarak daha aktif rol almasına zemin hazırlıyor.

Dijital Becerilerle Kadınların Geleceği Şekilleniyor

Azerbaycan'dan Saba Aliyeva gibi katılımcıların deneyimleri, Çin'in bu alandaki kararlılığını gözler önüne seriyor. Guangdong Eyaleti'nde yapay zeka destekli fotoğraf düzenlemeyi öğrenen Aliyeva, bu teknolojilere hakim olmanın önemini vurguluyor. Gelişmekte olan 10 ülkeden 51 kadının katıldığı yapay zeka, dijital girişimcilik ve teknoloji odaklı eğitim programları, kadınların dijital çağda rekabetçi olmalarını sağlamak için tasarlanmıştır. Bu programlar, kadınların dijital okuryazarlıklarını artırarak, onlara yeni iş ve kariyer fırsatları sunuyor.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in eşi ve UNESCO kız çocukları ve kadınların eğitimi özel temsilcisi Peng Liyuan, Çin'in bu vizyonunu destekleyen önemli isimlerden. Peng, 2026 UNESCO Kız Çocukları ve Kadınların Eğitimi Ödülü töreninde yaptığı konuşmada, uluslararası topluluğa kadınlara yönelik mesleki ve uygulamalı eğitimleri güçlendirme çağrısında bulundu. Ayrıca, dijital ve akıllı eğitim olanaklarının artırılmasının, kadınların bu teknolojileri etkin bir şekilde kullanabilmeleri için hayati önem taşıdığını belirtti.

Ekonomik Katılım ve Cinsiyet Eşitliğinde Dijitalin Rolü

Uluslararası Finans Kurumu (IFC) tarafından yapılan bir araştırma, Afrika ve Güneydoğu Asya'daki e-ticaret pazarlarına kadınların daha fazla katılımının 2025-2030 yılları arasında 300 milyar Amerikan dolarından fazla gelir getirebileceğini ortaya koydu. Bu veri, kadınların dijital ekonomiye entegrasyonunun sadece bireysel değil, bölgesel ve küresel ekonomiler için de büyük bir potansiyel taşıdığını gösteriyor.

Çin, bu potansiyeli değerlendirmek amacıyla ulusal çapta dijital okuryazarlık ve kırsal kalkınma girişimleri başlatmıştır. Bu girişimler kapsamında kadınlara yönelik eğitim programları ve kadınların yönettiği e-ticaret işletmelerine destekler sunulmaktadır. 2024 yılında 14.147 kadın, yapay zeka eğitimcisi olarak mesleki beceri sertifikası alarak, bu alandaki toplam sertifika sahiplerinin %42,3'ünü oluşturmuştur. Ayrıca, Çin'deki internet sektöründeki girişimcilerin yarısından fazlası ve dijital ticaret, e-ticaret ve canlı yayın gibi yeni gelişen alanlardaki çalışanların yaklaşık üçte biri kadınlardan oluşmaktadır. Bu veriler, Çin'in dijitalleşme sürecinde kadınların ne kadar aktif bir rol oynadığını açıkça göstermektedir.

Küresel İşbirliği ve Kapsayıcı Dijital Yönetişim

Çin, kendi deneyimlerini tüm dünyayla paylaşma konusunda da aktif bir rol üstleniyor. Temmuz 2025'te kurulan Kadınların Dijital Alanlarda Güçlendirilmesine Yönelik Küresel Değişim ve İş Birliği Merkezi (Global Exchange and Cooperation Center for Digital Empowerment of Women), Başkan Xi Jinping'in 2024 Şanghay İş Birliği Örgütü Kadın Forumu'nda ortaya koyduğu hedefleri yansıtmaktadır. Başkan Xi, bilim ve teknoloji alanlarında inovasyonu ve dijital güçlendirme yoluyla kadınların gelişimini desteklemek amacıyla Çin'in tüm taraflarla işbirliğine hazır olduğunu belirtmiştir.

Beceri kazandırmaya yönelik eğitimlerin yanı sıra Çin, kapsayıcı dijital yönetişimi de savunmaktadır. Üçüncü Kuşak ve Yol Forumu'nda başlatılan Küresel Yapay Zeka Yönetişim Girişimi (Global AI Governance Initiative) aracılığıyla yapay zeka gelişiminde cinsiyet yanlılığının ortadan kaldırılması çağrısı yapılmıştır. Çin ayrıca, dijital kapsayıcılığı artırmak ve cinsiyet eşitliğini teşvik etmek amacıyla BM Genel Kurulu'nda kabul edilen "Yapay Zeka Kapasitesinin Geliştirilmesinde Uluslararası İş Birliğinin Güçlendirilmesi" başlıklı kararı da desteklemiştir.

Peng Liyuan'ın da ifade ettiği gibi, kız çocukları ve kadınların eğitimi, umut tohumları ekmek, hayalleri beslemek ve mutluluğu yeşertmek anlamına gelmektedir. Çin, pratik beceri eğitimlerini uluslararası değişimler ve iş birlikleriyle harmanlayarak, daha fazla kadının dijital teknolojileri kullanabilmesini, dijital ekonomiye katılabilmesini ve dijital dönüşümden tam anlamıyla yararlanabilmesini sağlamayı hedefleyen çalışmalara önemli katkılar sunmaktadır.