TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Bursa Şubesi, Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı Kayapa-Kuruçeşme mevkiinde inşa edilmesi planlanan Batı Bölgesi Entegre Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi'ne ilişkin detaylı bir teknik rapor hazırlayarak kamuoyuna sundu. Bu Kuruçeşme raporu, Bursa'nın atık yönetimi süreçlerindeki mevcut durumu, gelecekteki ihtiyaçları ve önerilen tesisin potansiyel çevresel etkilerini bilimsel bir bakış açısıyla ele alıyor.

ÇMO Bursa Şubesi'nden yapılan açıklamada, Bursa'nın uzun yıllardır vahşi depolama yöntemlerinden uzaklaşarak entegre ve döngüsel atık yönetimi anlayışını benimsediği vurgulandı. Kentin, Demirtaş Depolama Sahası'nın kapatılması ve metan gazından enerji üretim tesisine dönüştürülmesi gibi adımlarla çevre dostu uygulamalara öncülük ettiği, Hamitler/Yenikent Düzenli Depolama Alanı'nda da benzer uygulamaların sürdürüldüğü belirtildi.

Bursa'nın Artan Atık Yükü ve Yeni Tesis İhtiyacı

Rapora göre, Bursa'da günlük katı atık miktarı yaklaşık 4 bin tona ulaşmış durumda. Bu durum, mevcut atık bertaraf altyapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Özellikle Yenikent (Hamitler) Düzenli Depolama Alanı'nın yaklaşık yüzde 86 doluluk oranına ulaştığı ve teknik ömrünün sonuna yaklaştığı ifade edildi. İnegöl Entegre Katı Atık Tesisi ve mevcut geri kazanım altyapısının bugüne kadar atık yükünü hafifletmede önemli rol oynadığı ancak artan nüfus ve tüketimle birlikte yeni bir tesis ihtiyacının kaçınılmaz hale geldiği vurgulandı.

ÇMO Bursa Şubesi, atık toplama ve bertaraf sisteminin kesintisiz işlemesinin halk sağlığı açısından kritik önem taşıdığına dikkat çekti. Evsel atıkların 48 saat içinde biyolojik olarak bozunmaya başlayarak koku, sızıntı suyu, patojen ve vektör kaynaklı riskleri artırabileceği belirtildi. Bu nedenle, atık yönetiminde zamanlamanın hayati bir faktör olduğu ifade edildi.

Kuruçeşme Mevkiindeki Yer Seçimi Mercek Altında

Kuruçeşme mevkiinde planlanan tesisin yer seçimi, raporun ana odak noktalarından birini oluşturuyor. ÇMO, tesisin yer seçiminin kentleşme dinamikleri, çevresel ve hidrojeolojik riskler, nüfus artışı, imar planı revizyonları ve içme suyu altyapılarıyla ilişkisi açısından detaylı bir şekilde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Çevresel ve Şehircilik Risklerinin Bütüncül Değerlendirmesi

  • İçme Suyu Kaynakları: Çınarcık Barajı İçme Suyu Arıtma Tesisi ve isale hatlarının tesise yakınlığı, olası kirlilik riskleri açısından ayrıntılı incelenmeli.
  • Fay Hatları: Güncellenen MTA diri fay hattı verileri ışığında sahanın deprem riskleri yeniden değerlendirilmeli.
  • Topografik ve Meteorolojik Faktörler: Saha eğimi, topografya ve hâkim rüzgâr yönlerinin potansiyel koku yayılımına etkileri bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı.
  • Kentleşme ve Nüfus Artışı: Bölgedeki kentleşme dinamikleri ve gelecekteki nüfus artışı senaryoları, tesisin uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından göz önünde bulundurulmalı.

ÇMO Bursa Şubesi, projenin bilimsel, teknik ve nesnel veriler ışığında titizlikle değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Tüm paydaşların ortak akıl çerçevesinde bir araya gelerek çözüm üretmesinin, Bursa'nın çevre sağlığı ve geleceği için büyük önem taşıdığı ifade edildi. Açıklamanın sonunda, ÇMO Bursa Şubesi'nin çevresel geleceği korumaya yönelik idari ve teknik iş birliğine hazır olduğu belirtilerek, yapım ve işletme süreçlerinin ilgili mevzuata ve mühendislik disiplinine uygun şekilde yürütülmesinin zorunluluğu vurgulandı.