Antalya, Kasım ayında dünya iklim diplomasisinin merkezi olmanın yanı sıra, sanat ve çevre bilincinin buluştuğu eşsiz bir platforma ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın yoğun çalışmalarıyla, COP31 Antalya alanı, 'COPArt: Hâlâ Mümkün / Still Possible' teması altında Türkiye'nin en büyük açık hava sanat sahnesi olacak. Bu dev organizasyon, iklim eylemine dikkat çekmek ve farkındalık yaratmak amacıyla sanatın dönüştürücü gücünü kullanacak.

COP31 Sanatla İklim Eylemine Çağrı Yapacak

1 milyon 100 bin metrekarelik geniş alana yayılan COP31, sadece iklim müzakerelerine değil, aynı zamanda kapsamlı bir sergi ve etkinlik alanına dönüşecek. COPArt projesi kapsamında, resimden heykele, panellerden açık hava enstalasyonlarına kadar birçok farklı sanat dalı, iklim değişikliğinin aciliyetine vurgu yapacak. Türkiye'nin dört bir yanından sanatseverleri Antalya'da ağırlayacak olan etkinlikler, 9-20 Kasım tarihleri arasında, Taraflar Konferansları ile eş zamanlı olarak gerçekleşecek.

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bu önemli sanat etkinliği hakkında yaptığı paylaşımda, "Doğanın hikayesini, sanatın gücüyle dünyaya anlatacağız. Türkiye’nin en büyük açık hava sanat sahnesine ev sahipliği yapacak COP31’de; 1 milyon 100 bin metrekarelik sergi alanı, 1.000’in üzerinde eser, 50’den fazla açık hava enstalasyonu, sergiler ve söyleşilerle dünyaya sesleneceğiz. Dünyamız için Hâlâ Mümkün” sözleriyle projenin önemini vurguladı.

Yerli ve Uluslararası Sanatçıların Eserleri Antalya'da

COPArt Direktörü ve Küratörü Nagihan Özel'in liderliğinde yürütülen sanat etkinlikleri, hem yerli hem de uluslararası alandan önemli isimleri bir araya getirecek. 6 bin 600 metrekarelik kapalı sergi alanında 48 panel ve söyleşi düzenlenecek. Türk sanatının usta isimlerinden Fahrelnissa Zeid, Burhan Doğançay, Ömer Uluç, Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz ve Haluk Akakçe'nin eserleri "Altı Usta Altı İz" başlıklı sergide izleyiciyle buluşacak. Ayrıca Şeker Ahmet Paşa, Osman Hamdi Bey, Hoca Ali Rıza, Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı gibi klasik ustaların eserleri de modern ve çağdaş sanatçılarla birlikte sergilenecek, hatta bazı eserler ilk kez kamuoyuyla paylaşılacak.

İklim Farkındalığı İçin Mukavva Ormanlar ve Eriyen Buzullar

Uluslararası seçkide ise Anselm Kiefer, Heinz Mack, Cecilia Vicuña, Koen Vanmechelen, Joël Andrianomearisoa, Luke Jerram ve Pneuhaus, Alejandro Durán, Pascale Marthine Tayou, Gabriel Rico Jiménez, Anthony James ve Clarissa Tossin gibi dünyaca ünlü sanatçıların çalışmaları yer alacak. Bu eserler, insanın doğayla ilişkisini farklı perspektiflerden ele alacak ve iklim değişikliğinin etkilerini çarpıcı görsellerle sunacak.

  • Eva Jospin'in mukavva ormanları, doğanın kırılganlığını simgeleyecek.
  • Todd Gray'in çalışmaları çevresel adaletsizliğe dikkat çekecek.
  • Erica Daborn'un eserleri ekolojik kırılmaları gözler önüne serecek.
  • Xavier Cortada'nın sanatı iklim farkındalığını artırmayı hedefleyecek.
  • Zaria Forman'ın eriyen buzulları, küresel ısınmanın somut bir göstergesi olacak.
  • NILS-UDO'nun doğada ürettiği geçici çalışmaların fotoğrafları, doğanın zamanına ve yaşamın devamlılığına vurgu yapacak.

Bu etkinlikler, gelecekteki COP organizasyonlarına ilham verecek bir kültürel miras oluşturmayı hedefliyor.

"Hâlâ Mümkün": Sanatın Gücüyle Geleceği Şekillendirmek

COPArt Direktörü ve Küratörü Nagihan Özel, projenin temel mesajını "Görmek, hissetmek, korumak ve değiştirmek hâlâ mümkün" sözleriyle özetledi. Özel, "'Hâlâ Mümkün', gelecekte payımız olduğunu hatırlatan bir çağrı. Bir ormanın yaşaması, bir türün varlığını sürdürmesi, bir ustalığın öğrenilmesi ve bir eserin yeni kuşaklarla buluşması, bugün gösterdiğimiz özenle ilişkili. COPArt’ta Türkiye sanatının ustalarıyla dünyanın farklı coğrafyalarından sanatçıları bu sorumluluk etrafında buluşturuyoruz. Her eserin kendi tarihini ve dilini koruyarak ortak yaşam üzerine yeni sorular açmasını önemsiyoruz. Sanat, uzakta sandığımız bir kaybı yakınımıza getirebiliyor, uzun zamandır görmediğimiz bir bağı fark ettirebiliyor. Ziyaretçinin bu karşılaşmadan kendi hayatında neyi koruyabileceğini, neyi değiştirebileceğini düşünerek ayrılmasını istiyorum. Gelecek, bugün mümkün kıldıklarımızla şekilleniyor” ifadelerini kullandı.

Vatandaşlar, COP31'in Yeşil Bölge'deki sanat etkinliklerine ücretsiz olarak katılabilecekken, Mavi Bölge'deki etkinlikler yalnızca BM tarafından akredite edilmiş ülke ve devlet temsilcilerine açık olacak. Bu sayede, geniş kitlelerin iklim değişikliği konusunda sanat aracılığıyla bilinçlenmesi ve harekete geçmesi hedefleniyor.