Türkiye, uluslararası iklim diplomasisinde önemli bir adım atarak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın 31. oturumu (COP31) başta olmak üzere, küresel iklim gündemine yön veren kritik toplantılara ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası arasında 9 Haziran 2026'da Bonn'da imzalanan ev sahibi ülke anlaşmasının onaylanması, 7591 sayılı Kanun ile uygun görüldü. Bu kanun, 30 Temmuz 2026 tarihinde kabul edildikten sonra, bugün Resmi Gazete'de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi.
COP31 ile Türkiye Küresel İklim Liderliğini Üstlenecek
Bu anlaşma, Türkiye'nin sadece COP31 Türkiye'de gerçekleştirilmesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı'nın 21. oturumu ve Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı'nın 8. oturumu gibi dünya iklim politikasını şekillendiren diğer önemli konferansları da kapsıyor. Böylece Türkiye, Birleşmiş Milletler çatısı altında yürütülen iklim değişikliği müzakerelerinin ve karar alma süreçlerinin merkezine yerleşmiş olacak. Bu durum, ülkenin küresel iklim değişikliğiyle mücadeledeki taahhütlerini ve liderlik potansiyelini pekiştiriyor.
Anlaşma kapsamında ayrıca, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne bağlı organların oturumları ve diğer ilgili toplantıların da Türkiye'de düzenlenmesine yönelik hükümler bulunuyor. Bu geniş kapsamlı ev sahipliği, Türkiye'nin uluslararası arenadaki prestijini artırırken, iklim değişikliğiyle mücadelede somut adımlar atılmasına katkı sağlayacak bir platform sunuyor.
Küresel İklim Süreçleri Türkiye'de Yürütülecek
Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı bu zirveler, iklim değişikliğinin etkilerini azaltma, uyum sağlama ve finansman mekanizmaları gibi kritik konuların ele alınacağı önemli platformlar olacak. Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması gibi uluslararası hukukun temel taşları niteliğindeki belgelerin uygulama süreçlerinin Türkiye'de yürütülecek olması, ülkenin bu süreçlere aktif katılımını ve katkılarını daha da güçlendirecek.
- Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı'nın 21. Oturumu: Sera gazı emisyonlarının azaltılmasına yönelik taahhütlerin değerlendirilmesi.
- Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı'nın 8. Oturumu: Küresel sıcaklık artışını sınırlama hedeflerine ulaşma yolunda ilerlemenin gözden geçirilmesi.
- Bağlı Organların Oturumları: Bilimsel, teknolojik ve uygulama mekanizmalarına yönelik teknik görüşmeler.
Bu toplantılar, dünya genelindeki ülkelerin iklim hedeflerini gözden geçirmeleri, yeni taahhütlerde bulunmaları ve iklim eylemlerini hızlandırmaları için bir fırsat sunacak. Türkiye'nin bu süreçlere ev sahipliği yapması, aynı zamanda ulusal iklim politikalarının güçlendirilmesi ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması açısından da önemli bir motivasyon kaynağı olacak.
Anlaşma Süreci ve Yürürlüğe Giriş
Türkiye ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası arasındaki ev sahibi ülke anlaşması, 9 Haziran 2026 tarihinde Almanya'nın Bonn kentinde imzalanmıştı. Uzun ve titiz bir diplomatik sürecin ardından, 30 Temmuz 2026'da kabul edilen 7591 sayılı Kanun ile anlaşmanın onaylanması uygun bulundu. Bu kanunun bugün Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte, Türkiye'nin COP31 Türkiye'de ve ilgili diğer iklim zirvelerine ev sahipliği yapma süreci resmen başlamış oldu. Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası iş birliğine verdiği önemi ve iklim değişikliğiyle mücadeledeki kararlılığını bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye'nin bu önemli görevle birlikte, küresel iklim eylemlerine yön veren aktörlerden biri olarak konumunu güçlendirmesi bekleniyor.










