Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonunda Antalya'da düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) için hazırlıklar hızla tamamlanıyor. Dünyanın en önemli iklim zirvelerinden biri olan COP31 İklim Zirvesi, Mavi ve Yeşil Bölge olarak iki ana alanda faaliyet gösterecek. Bu özel organizasyonda, zirve salonlarına verilen isimler dikkat çekiyor. Anadolu'nun kadim mirası ile Gazze'nin insani mesajı, küresel bir platformda yankı bulacak.
Mavi ve Yeşil Bölgelerde Yoğun Ziyaretçi Akışı Bekleniyor
Zirve, iki ana bölgeden oluşuyor. Resmi görüşmelerin yapılacağı ve ülke delegasyonlarının ağırlanacağı Mavi Bölge'ye yaklaşık 100 bin ziyaretçi bekleniyor. Bu alan, 527 bin metrekarelik bir alanı kapsıyor ve sadece akredite edilmiş katılımcılara açık olacak. Mavi Bölge, özellikle BM müzakereleri ve 11-12 Kasım'da düzenlenecek Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak.
Halka açık olacak Yeşil Bölge ise 582 bin metrekarelik geniş bir alana yayılıyor ve 1,5 milyon kişinin ziyaret etmesi öngörülüyor. Bu bölgede özel sektör temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, gençler ve çocuklar çeşitli sergiler, etkinlikler ve farkındalık faaliyetleriyle bir araya gelecek. Toplamda zirvenin 1,6 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlaması bekleniyor.
Anadolu'nun Manevi Değerleri Mavi Bölge'de Yaşayacak
COP31 Mavi Bölge'deki salon isimleri, Türkiye'nin zengin kültürel ve tarihi mirasını yansıtıyor. En büyük genel kurul salonuna 'Anadolu' ismi verilirken, devlet ve hükümet temsilcilerinin ağırlanacağı bu salon 1794 kişilik kapasitesiyle hizmet verecek. Diğer 828 kişilik genel kurul salonu ise 'Akdeniz Genel Kurul Salonu' olarak adlandırıldı. Ayrıca, bir 'Antalya Salonu' da bu bölgede yer alacak.
Basın toplantısı salonlarına verilen isimler ise Türkiye'nin manevi dünyasından ilham alıyor. Dünyaca tanınan mutasavvıf ve İslam alimi Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'den esinlenilerek bir salona 'Mevlana Basın Toplantısı Salonu' ismi verildi. Diğer basın toplantısı salonu ise Türk şair ve mutasavvıf Yunus Emre'nin adını taşıyor. Bu seçimler, Türkiye'nin evrensel barış ve hoşgörü mesajını dünyaya duyurma amacını taşıyor.
Çeşitli Toplantı Odalarına Tarihi ve Coğrafi İsimler
- Tarihi ve Coğrafi Mekanlar: Selimiye, Evliya Çelebi, Ayder, Göbeklitepe, Topkapı, Kaçkar, Zeugma, Kapadokya, Boğaziçi, Patara, Sümela, Ağrı Dağı, Van Gölü, Troya, Fethiye, Pamukkale, Efes, Gelibolu, Ahlat, Uludağ, Çatalhöyük ve Aspendos gibi Türkiye'nin önemli tarihi ve doğal güzelliklerinin isimleri toplantı odalarına verildi.
- Önemli Şahsiyetler: Sezai Karakoç, Piri Reis, Harput, Mimar Sinan gibi Türk tarihinde iz bırakmış şahsiyetlerin adları da toplantı odalarında yer alıyor.
- Yan Etkinlik Alanları: Uzungöl, Likya, Assos, Perge, Ahi Evran, Aşık Veysel ve Hattuşa gibi isimler de yan etkinlik alanlarına verildi.
Yeşil Bölge'de 'Gazze Salonu' ile Küresel Barış Mesajı
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın resmi açıklamasına göre, Yeşil Bölge'deki en büyük salona Türkiye'nin Filistin hassasiyeti gözetilerek 'Gazze Salonu' ismi verildi. 5 bin kişilik bu dev salonun, 'Gazze' ismiyle uluslararası bir buluşmanın mekansal kimliğinde yaşatılması hedefleniyor. Bu kararın, barış, insani dayanışma ve ortak sorumluluk açısından güçlü bir anlam taşıdığı belirtiliyor. Türkiye'nin ev sahipliğinde dünya vitrinine taşınan bu salon, Gazze'nin barış umuduna da önemli bir katkı sunacak. Gazze Salonu'nda halka açık, çeşitli ve anlamlı etkinlikler düzenlenecek.
Türk-İslam Dünyasından ve Bilimden Önemli İsimler
Yeşil Bölge'de yer alan diğer salon ve toplantı odalarına da Türk-İslam dünyasının ve bilim tarihinin önemli isimleri verildi. Bu isimler arasında şunlar bulunuyor:
- Bilim ve Felsefe: İbn-i Sina, Prof. Dr. Aziz Sancar, Farabi, Biruni, Osman Hamdi Bey.
- Edebiyat ve Maneviyat: Mehmet Akif Ersoy, Hacı Bektaş Veli, Ahmet Yesevi, Fatma Aliye.
- Devlet Adamı ve Sosyolog: Cacabey, Prof. Dr. Afet İnan.
Bu isim seçimleri, Türkiye'nin sadece iklim değişikliğiyle mücadelede değil, aynı zamanda kültürel diplomasi ve insani değerlerin savunulmasında da aktif bir rol oynadığını gösteriyor. COP31, Antalya'yı sadece bir iklim zirvesine ev sahipliği yapan bir şehir olmaktan çıkarıp, küresel bir kültürel ve insani mesajın merkezi haline getiriyor.










