Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından başlatılan ve 'Gazze İçin Bilim Kafe' temasıyla yürütülen etkinlikler zincirinin önemli bir halkası Dokuz Eylül Üniversitesi'nde (DEÜ) gerçekleştirildi. 'Gazze'de İnsanlık İçin Bilim Üretmek' başlığı altında toplanan program, Gazze'deki bilimsel üretimin zorlu koşullara rağmen devamlılığını, uluslararası akademik dayanışmayı ve yükseköğretimin karşı karşıya olduğu meydan okumaları mercek altına aldı.

Gazze'deki Soykırımın Eğitime Etkileri ve Bilimsel Üretimin Önemi

Programın açılış konuşmasını yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Yılmaz, Gazze'de yaşanan insanlık dramının sadece can kayıplarına değil, aynı zamanda eğitim, bilim ve yükseköğretim gibi temel alanlarda da yıkıcı sonuçlara yol açtığını vurguladı. Prof. Dr. Yılmaz, böylesine ağır koşullar altında dahi bilimsel üretimin sürdürülmesinin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, Gazze'deki akademisyenlerle kurulacak güçlü akademik bağların ve bilimsel iletişimin kıymetini belirtti.

Rektör Yılmaz, Dokuz Eylül Üniversitesi'nin köklü akademik bilgi ve birikimini tüm insanlığın yararına sunma sorumluluğunu taşıdığını ifade etti. Bu bağlamda, Gazze ile akademik ilişkilerin daha da güçlendirilmesi ve bilimsel iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların büyük önem arz ettiğini dile getirdi. Yılmaz'ın bu sözleri, üniversitenin uluslararası insani sorumluluk anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi.

Gazze'den Akademisyenlerin Direniş ve Üretim Çabaları

Programın moderatörlüğünü, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Naci Emecen üstlendi. Gazze'den çevrimiçi bağlantıyla katılan akademisyenler, soykırımın gölgesinde devam eden bilimsel faaliyetlerini ve yaşadıkları zorlukları katılımcılarla paylaştı.

  • Gazze İslam Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdelraouf A Elmanama
  • Gazze İslam Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mazen Medhat Alzaharna
  • Gazze İslam Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Renad Ibrahim Abu Dan

Bu isimler, Gazze'deki akademik çalışmaların nasıl sürdürüldüğüne ve bilimsel üretimin insanlık için ne denli kritik olduğuna dair değerli bilgiler aktardılar. Kendi deneyimleriyle, savaş ortamında bile bilime olan inançlarını ve üretme çabalarını gözler önüne serdiler. Ayrıca, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde eğitim gören Gazzeli öğrenci Dr. Reham Abushar da programa yüz yüze katılarak bölgedeki durumu ve eğitim hayatındaki zorlukları bizzat aktarma fırsatı buldu.

Uluslararası Akademik Dayanışmanın Geleceği

Bu buluşma, Gazze'deki akademisyenlerin sesini duyurmak ve uluslararası akademik camianın dikkatini bölgedeki bilimsel tahribata çekmek açısından büyük önem taşıdı. Katılımcılar, Gazze'deki üniversitelerin yeniden inşası, öğrencilerin eğitim haklarına erişimi ve bilimsel araştırmaların desteklenmesi konularında uluslararası iş birliğinin artırılması gerektiği konusunda hemfikir oldu. Dokuz Eylül Üniversitesi'nin bu tür etkinliklere ev sahipliği yapması, Türkiye'nin Gazze halkıyla olan dayanışmasını ve bilimsel alandaki desteklerini pekiştiren bir adım olarak değerlendirildi.

Program, Gazze'deki bilim ve yükseköğretim kurumlarının geleceği için umut ışığı olurken, uluslararası toplumun bu konudaki sorumluluklarını bir kez daha hatırlattı. Akademik dayanışma, sadece bilimsel bilgi alışverişi değil, aynı zamanda insanlık onurunun ve geleceğinin savunulması anlamına gelmektedir.