Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Gazze'de kalıcı barışın sağlanması amacıyla üzerinde mutabakat sağlanan yol haritasının hemen ardından İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik düzenlediği ve 30'dan fazla sivilin yaşamını yitirmesine neden olan saldırılara sert bir tepki gösterdi. Ankara'dan yapılan açıklamada, sağlık tesislerinin de hedef alındığı bu saldırıların, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Filistin halkıyla barış yapma yönünde hiçbir iradeye sahip olmadığını bir kez daha gözler önüne serdiği belirtildi. Bu Dışişleri'nden İsrail'e sert tepki, bölgedeki gerilimi tırmandıran son gelişmelerin ardından geldi.
Netanyahu'nun Amacı ve Bölgesel Dengelere Etkisi
Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan yazılı açıklamada, Netanyahu'nun temel amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede kalıcı barış ile istikrarın tesis edilmesini engellemek olduğu açıkça ifade edildi. Bakanlık, İsrail Başbakanı'nın bu doğrultuda bölgedeki hassas dengeleri bozacak adımlar atmaktan ve başta ABD olmak üzere arabulucu ülkelerin yürüttüğü diplomatik girişimleri sabote etmekten çekinmediğini kaydetti. Bu durum, bölgedeki barış çabalarını ciddi şekilde sekteye uğratıyor ve çatışma riskini artırıyor.
Açıklamada ayrıca, Netanyahu'nun yayılmacı ve militarist anlayışının Orta Doğu'nun tamamını bir çatışma alanına dönüştürme potansiyeli taşıdığına dikkat çekildi. Türkiye, bu tehlikeli gidişata karşı uluslararası toplumun daha kararlı, tutarlı ve güçlü bir duruş sergilemesinin artık bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı.
Uluslararası Topluma Acil Çağrı
Dışişleri Bakanlığı, açıklamasının sonunda bölgede barış ve istikrarı destekleyen tüm ülkelere ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme çağrısında bulundu. Uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkılması gerektiğinin altını çizen Bakanlık, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan eylemlerine karşı küresel çapta bir tepkinin şart olduğunu belirtti. Türkiye, Gazze'deki insani krizin derinleştiği ve barış umutlarının azaldığı bu dönemde, uluslararası kamuoyunun pasif kalmaması gerektiğini savunuyor.
- Acil İnsani Yardım: Gazze'deki sivillerin temel ihtiyaçlarına ulaşımı sağlanmalı.
- Ateşkesin Kalıcılığı: Sağlanan geçici ateşkeslerin kalıcı bir barışa dönüşmesi için baskı yapılmalı.
- Uluslararası Hukukun Üstünlüğü: İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemleri yargılanmalı.
Türkiye, Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulunmadan bölgede gerçek bir barışın sağlanamayacağına inanıyor. Bu nedenle, iki devletli çözüm ilkesine bağlı kalınarak, Filistin devletinin başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulması gerektiği yönündeki pozisyonunu bir kez daha yineledi. Ankara, bu konuda uluslararası toplumun üzerine düşen görevi yapması için diplomatik çabalarını sürdüreceğini ifade etti.










