Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), son günlerde kamuoyunda ve sosyal medyada hızla yayılan "Almanya'nın düzensiz göçmenleri Türkiye'ye iade ettiği" yönündeki iddialara ilişkin net bir açıklama yaptı. Merkez, özellikle Suriye, Afganistan ve Pakistan uyruklu kişilerin Geri Kabul Anlaşması kapsamında Türkiye'ye gönderildiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayarak, Almanya göçmen iadesi iddialarının asılsız olduğunu belirtti. Bu açıklama, yanlış bilgilendirmelerin önüne geçmek ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek amacıyla yapıldı.
Almanya'dan Türkiye'ye Göçmen İadesi İddiaları ve DMM'nin Yanıtı
DMM tarafından yapılan resmi açıklamada, bazı basın yayın organları ve sosyal medya hesaplarında yer alan iddiaların titizlikle incelendiği ve bu iddiaların tamamen gerçek dışı olduğu ifade edildi. Türkiye'nin, üçüncü ülke vatandaşlarını başka ülkelerden kabul etmesine yönelik herhangi bir yasal uygulamasının veya anlaşmasının bulunmadığına dikkat çekildi. Bu durum, uluslararası hukuk ve Türkiye'nin kendi göç politikaları çerçevesinde belirlenmiş temel bir prensiptir.
Merkez, özellikle suç kaydı bulunan veya yasal ikamet hakkı bulunmayan yabancıların Türkiye'ye iade edilmesinin hukuken mümkün olmadığını açıkça belirtti. Bu tür durumlar, uluslararası anlaşmalar ve ülkelerin kendi iç hukuk düzenlemeleri doğrultusunda ele alınmaktadır. Türkiye, bu kişilerin kendi ülkelerine geri gönderilmesi süreçlerinde ilgili ülkelerle iş birliği yapmaktadır.
Geri Kabul Anlaşması'nın Kapsamı ve Türkiye'nin Tutumu
Türkiye ile Avrupa Birliği arasında imzalanan Geri Kabul Anlaşması'nın kapsamı da DMM tarafından detaylı bir şekilde açıklandı. Bu anlaşmanın yalnızca Türk vatandaşları açısından uygulandığı, yani Avrupa Birliği ülkelerinde yasal olmayan yollarla bulunan Türk vatandaşlarının Türkiye'ye geri kabulünü öngördüğü belirtildi. Anlaşma, üçüncü ülke vatandaşlarının Türkiye tarafından geri alınmasını kesinlikle içermemektedir.
Bu bağlamda, yabancı uyruklu kişilerin Türkiye tarafından geri alınmasının söz konusu olmadığı bir kez daha vurgulandı. İlgili kişilerin, uluslararası hukuk kuralları ve kendi ülkeleriyle yapılan ikili anlaşmalar çerçevesinde doğrudan kendi ülkelerine gönderildiği ifade edildi. Bu süreçler, her ülkenin kendi egemenlik hakları ve uluslararası yükümlülükleri doğrultusunda yürütülmektedir.
DMM'nin açıklaması, Türkiye'nin göç politikalarındaki şeffaflığı ve uluslararası anlaşmalara bağlılığını bir kez daha ortaya koydu. Ülke, düzensiz göçle mücadelede hem insani değerleri korumakta hem de ulusal güvenlik çıkarlarını gözetmektedir. Bu tür asılsız iddiaların, kamuoyunda yanlış algılar oluşturarak toplumsal huzuru bozma potansiyeli taşıdığına dikkat çekildi.
Dezenformasyonla Mücadelede Yasal Süreçler
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, kamuoyunu yanıltmaya yönelik algı ve provokasyon amaçlı içerikleri üreten ve paylaşanlar hakkında gerekli yasal süreçlerin başlatıldığını da bildirdi. Bu tür eylemlerin, bilgi kirliliğine yol açarak toplumsal kutuplaşmayı artırabileceği ve devletin kurumlarına olan güveni zedeleyebileceği belirtildi. DMM, vatandaşları doğru bilgiye ulaşma konusunda dikkatli olmaya ve resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları esas almaya davet etti.
Merkez, özellikle sosyal medya platformlarında hızla yayılan ve doğruluğu teyit edilmemiş bilgilerin yayılmasına karşı uyarılarda bulundu. Herkesin, bir haberi paylaşmadan önce kaynağını ve doğruluğunu sorgulaması gerektiği vurgulandı. Türkiye'nin göçmen politikaları ve uluslararası anlaşmalar konusundaki duruşu net olup, bu tür asılsız iddiaların ülkenin imajına zarar vermesine izin verilmeyecektir.
Bu açıklama, hem ulusal hem de uluslararası alanda Türkiye'nin göçmen politikalarına yönelik yanlış anlaşılmaları gidermeyi hedeflemektedir. DMM, doğru ve güvenilir bilgi akışını sağlamak adına çalışmalarına aralıksız devam edeceğini belirtti. Kamuoyunun, resmi makamlarca yapılan bilgilendirmelere itibar etmesi, dezenformasyonla mücadelede büyük önem taşımaktadır.










