TÜBİTAK'ın öncülüğünde, düşük karbon teknolojileri alanındaki uluslararası Ar-Ge iş birliklerini teşvik eden EUREKA Kümesi Eurogia2030, 31. proje çağrısını duyurdu. Bu çağrı, küresel iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etme hedefleri doğrultusunda, yenilikçi ve çevreci teknolojilerin geliştirilmesini amaçlıyor. Özellikle düşük karbon teknolojileri üzerine odaklanan bu program, ekonomik büyümeyi desteklerken toplumsal fayda sağlayacak uluslararası Ar-Ge projelerine kapı aralıyor. Başvurular için son tarih 29 Ekim 2026 olarak belirlendi.
Eurogia2030 Çağrısının Temel Odak Alanları Nelerdir?
31. çağrı kapsamında dört ana Ar-Ge alanı öne çıkıyor. Bu alanlar, geleceğin enerji ve yaşam standartlarını şekillendirecek kritik konuları kapsıyor. İlk olarak, "Karbonsuz Enerji Arzı" başlığı altında yenilenebilir enerji kaynakları, enerji depolama çözümleri ve enerji verimliliği projeleri desteklenecek. İkinci olarak, "Yeşil Mobilite ve Akıllı Şehirler" ile çevre dostu ulaşım sistemleri, akıllı trafik yönetimi ve şehirlerin sürdürülebilir dönüşümü hedefleniyor.
Üçüncü odak alanı "Akıllı Konutlar ve Yapılar" ise enerji etkin binalar, akıllı ev sistemleri ve yaşam kalitesini artırıcı teknolojileri içeriyor. Son olarak, "Biyo-kaynaklar ve Çevre" kategorisi, atık yönetimi, biyo-yakıtlar, döngüsel ekonomi ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak çözümlere odaklanıyor. Bu temel alanlar, küresel yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşmada kilit rol oynayacak.
Dönüştürücü Teknolojiler Projelerde Nasıl Kullanılacak?
Eurogia2030'un 31. çağrısı, sadece belirli sektörlere değil, aynı zamanda bu sektörleri dönüştürecek ileri teknolojilere de büyük önem veriyor. Dijitalleşme, Nesnelerin İnterneti (IoT), yapay zekâ (AI), blokzincir ve siber güvenlik gibi dijital dönüşümün temel taşları olan teknolojiler, projelerin ayrılmaz bir parçası olacak. Ayrıca, 5G/6G gibi yeni nesil haberleşme teknolojileri, insansız hava araçları (İHA), gelişmiş sensör teknolojileri ve yeni nesil malzemeler de desteklenen projelerde aktif rol üstlenecek.
Varlık yönetimi, geri dönüşüm ve kaynak verimliliği gibi konular da çağrının önemli bileşenleri arasında yer alıyor. Bu dönüştürücü teknolojilerin entegrasyonu, geliştirilecek düşük karbon teknolojileri çözümlerinin daha akıllı, verimli ve sürdürülebilir olmasını sağlayacak. Projelerde bu teknolojilerin kullanımı, hem çevresel etkiyi azaltacak hem de ekonomik değer yaratacak yenilikçi yaklaşımları teşvik edecek.
Kimler Başvurabilir ve Süreç Nasıl İşleyecek?
Uluslararası iş birliğine dayalı yenilikçi Ar-Ge projeleri geliştirmek isteyen kamu kurumları, üniversiteler, araştırma merkezleri ve özel sektör kuruluşları, Eurogia2030'un 31. Çağrısı'na başvuruda bulunabilirler. Projelerin en az iki farklı ülkeden kurumların katılımıyla oluşturulması, uluslararası iş birliği ruhunu pekiştirecek temel bir şarttır. Başvuru süreci, Eurogia2030 platformu üzerinden online olarak gerçekleştirilecek ve projelerin bilimsel ve teknik değerlendirmeleri uluslararası uzmanlar tarafından yapılacak.
TÜBİTAK, Türk firmalarının ve araştırma kuruluşlarının bu çağrıya aktif katılımını teşvik ederek, Türkiye'nin düşük karbon ekonomisine geçiş sürecindeki rolünü güçlendirmeyi hedefliyor. Bu çağrı, sadece yeni teknolojilerin geliştirilmesine değil, aynı zamanda uluslararası bilgi ve deneyim paylaşımına da önemli katkılar sağlayacak. Başvuruların 29 Ekim 2026 tarihine kadar devam edecek olması, proje geliştirmek isteyen kuruluşlara geniş bir zaman dilimi sunuyor.
Bu fırsat, Türkiye'nin yeşil dönüşüm hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynayacak ve uluslararası arenada rekabet gücünü artıracak projelerin hayata geçirilmesine olanak tanıyacak.










