Eczacılık mesleğinin geleceği, dijital dönüşüm ve toplum sağlığını tehdit eden güncel meseleler, 'Geleceğin E Hali' kongresinde kapsamlı bir şekilde tartışıldı. İstanbul Kongre Merkezi'nde üç gün süren bu önemli etkinlikte, uzmanlar özellikle yapay zekâyla kendi kendine tedavi arayışları ve sahte ürünlerin tehlikelerine karşı vatandaşları uyardı. Kongre, eczacıların sadece ilaç temin eden değil, aynı zamanda toplum sağlığı danışmanları olarak kritik rolünü bir kez daha gözler önüne serdi.

Yapay Zekâ Destekli Tedavi Arayışları Ciddi Riskler Taşıyor

Kongrede ele alınan en çarpıcı başlıklardan biri, yapay zekâ destekli sohbet robotlarının sağlık alanında bilinçsiz kullanımı oldu. Uzmanlar, baş ağrısından cilt sorunlarına kadar çeşitli rahatsızlıklarda yapay zekâdan alınan yanıtlarla ilaç kullanmaya karar vermenin ciddi tehlikeler barındırdığını vurguladı. Sohbet robotlarının kişisel hastalık geçmişini, alerjileri veya kullanılan diğer ilaçları doğru bir şekilde değerlendiremeyebileceği belirtildi. Bu durum, hatalı dozaj veya tehlikeli ilaç etkileşimleri gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Eczacılar, yapay zekâdan elde edilen sağlık bilgilerinin mutlaka bir hekim veya eczacıya danışılmadan uygulamaya geçirilmemesi gerektiğini altını çizdi.

'Mucize' Zayıflama İğneleri ve Takviyeler Sağlığı Tehdit Ediyor

PGED Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Şule Dilek Yağçı Tüysüz, Tip 2 diyabet tedavisinde kullanılan GLP-1 grubu ilaçların sosyal medyada 'mucize zayıflama iğnesi' olarak tanıtılmasının yanlış bir algı yarattığını ve bilinçsiz kullanımının ciddi sağlık riskleri doğurabileceğini ifade etti. Bu tür ilaçların yalnızca hekim kontrolünde ve uygun dozlarda kullanılması gerektiğini belirten Tüysüz, kontrolsüz kullanımın mide-bağırsak sorunlarının yanı sıra pankreatit ve safra kesesi rahatsızlıkları gibi ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti.

Benzer şekilde, PGED Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Aylin Özbey de 'doğal' olduğu düşünülen her ürünün güvenli olmadığını vurgulayarak, vitamin, mineral ve bitkisel takviyelerin kontrolsüz kullanımına karşı uyardı. Birden fazla takviyenin bir arada kullanılmasının vücutta vitamin birikimine, karaciğer ve böbrekler üzerinde yük oluşmasına ve düzenli kullanılan ilaçlarla etkileşimlere neden olabileceğini dile getirdi. Özbey, takviye ihtiyacının kişinin yaşına, sağlık durumuna, kullandığı ilaçlara ve laboratuvar sonuçlarına göre belirlenmesi gerektiğini belirtti.

Sahte İlaç ve Kozmetik Ürünlere Karşı Tüketici Uyarısı

İnternet ve sosyal medya üzerinden satılan sahte, ruhsatsız veya uygun koşullarda saklanmamış ürünler de kongrenin önemli gündem maddelerinden biriydi. PGED Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Pelin Tuba Fotan Ersoy, bu tür ürünlerin sağlık açısından büyük riskler taşıdığını vurguladı. Özellikle soğuk zincir gerektiren ilaçların yanlış koşullarda saklanmasının etkilerini kaybetmelerine neden olabileceğini belirten Ersoy, kaynağı belirsiz ve piyasa fiyatının çok altında satılan ürünlere karşı tüketicileri dikkatli olmaya çağırdı. Ersoy, ilaç ve dermokozmetik ürünlerin güvenilir tedarik zinciri üzerinden, yalnızca eczanelerden temin edilmesi gerektiğini hatırlattı.

Çocuklarda Ekran Süresi ve Şiddet Davranışları Endişe Verici

Kongrede, çocukların ekran başında geçirdiği sürenin artmasıyla ortaya çıkan hareketsizlik, obezite ve metabolik hastalık riskleri de ele alındı. Uzmanlar, düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme ve yeterli uykunun çocukların sağlıklı gelişimi için hayati önem taşıdığını vurguladı. PGED Yönetim Kurulu Üyesi Ecz. Ayşem Jale Kıhtır ise çocuklarda görülen şiddet davranışlarının sadece bireysel bir sorun olmadığını belirtti. Kontrolsüz ekran kullanımı, şiddet içerikli dijital oyunlar, sosyal izolasyon ve stresin çocukların davranışlarını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Kıhtır, ailelerin çocuklarının dijital içeriklerini yakından takip etmesi ve duygusal gelişimlerini desteklemesinin önemini vurguladı.

Genel olarak, 'Geleceğin E Hali' kongresi, sağlık okuryazarlığının güçlendirilmesinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. Sosyal medyada hızla yayılan, bilimsel dayanağı olmayan detoks kürleri, takviye önerileri ve alternatif tedavi iddialarının yanlış uygulamalara yol açabileceği belirtilerek, doğru ve güvenilir bilgiye erişimin önemi üzerinde duruldu.