Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen Kabine Toplantısı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erdoğan, her gün yeni bir krizin yaşandığı küresel konjonktürde, Türkiye'nin çoklu şokları başarıyla yönettiğini belirtti. Özellikle bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayakta durduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı, hükümetin bu süreçte vatandaşları, üreticileri ve ihracatçıları desteklemek için attığı adımları detaylandırdı.
Küresel Çatışmalar ve Türkiye Ekonomisinin Direnci
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin merkezinde yer aldığı coğrafyanın son yılların en sancılı günlerini yaşadığını vurguladı. İsrail'in bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen politikalarına dikkat çeken Erdoğan, bu saldırganlığın sadece Filistinlileri değil, tüm bölgeyi etkilediğini belirtti. Küresel petrol arzında yaşanan şoklar ve doğal gazdan gübreye kadar birçok girdideki fiyat artışlarına rağmen, Türkiye'nin bu çoklu şokları başarıyla yönettiğini ifade etti. Erdoğan, "Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayaktadır" diyerek, ülkenin dayanıklılığını gözler önüne serdi.
Savaş kaynaklı maliyetlerin vatandaşlar üzerindeki etkisini minimize etmek için özel çaba gösterdiklerini belirten Erdoğan, bu süreçte reel sektörü de desteklemeye devam ettiklerini söyledi. İhracatçıların günlük reeskont kredisi limitinin 4,5 milyar liradan 5 milyar liraya çıkarıldığını, sübvansiyonlu yatırım kredisi hacminin ise 500 milyar liradan 750 milyar liraya yükseltildiğini açıkladı. İmalat sanayisine ek 250 milyar liralık uygun koşullu finansman imkanı sağlandığını dile getiren Cumhurbaşkanı, böylece üretim, yatırım, ihracat ve istihdam için toplam 1 trilyon liralık destek paketinin devreye alındığını belirtti.
Çiftçiler ve esnafların da yalnız bırakılmadığını ifade eden Erdoğan, yılın ilk yarısında 724 bin çiftçiye 141 milyar lira, yaklaşık 100 bin esnafa ise 40 milyar lira finansman desteği sunulduğunu aktardı. Turizm sektöründe vergi yükünün yarıya indirildiği ve konaklama vergisinin yüzde ikiden yüzde bire düşürüldüğü bilgisini veren Erdoğan, turizmde istihdamı korumak amacıyla işletme belgeli tesislerde çalışan başına 3.500 liralık destek uygulaması başlatılacağını da müjdeledi. Hazine kefaletiyle 60 milyar liralık ilave finansman imkanı oluşturulduğunu, tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi emek yoğun sektörlerde istihdamı korumaya yönelik desteklerin de sürdürüldüğünü kaydetti.
Terörün Ekonomik Maliyeti ve 'Terörsüz Türkiye' Süreci
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte demokrasi açığı ve istikrar eksikliği nedeniyle büyük bedeller ödediğini, bu bedellerin başında ise terör meselesinin geldiğini ifade etti. Terörün büyüme, ihracat ve istihdam başta olmak üzere birçok alanda olumsuz etkilerinin derinden hissedildiğini dile getirdi. Partisinin Ekonomi İşleri Başkanlığı'nın yaptığı güncel bir çalışmaya göre terörün Türkiye ekonomisine maliyetini çarpıcı rakamlarla açıkladı:
- Gayrisafi yurt içi hasılada 511 milyar dolar kayıp
- Kişi başı gelirde 5.800 dolar düşüş
- İhracatta 110 milyar dolar kayıp
- İstihdamda 2,5 milyon kişi kaybı
- Kümülatif borçlanma maliyeti 520 milyar dolar
- Vergi kaybı 123 milyar dolar
Doğrudan ve dolaylı maliyetler dikkate alındığında terörün Türkiye'ye faturasının 2,3 trilyon doların üzerinde olduğunu belirten Erdoğan, fırsat maliyetleriyle birlikte bu rakamın neredeyse iki katına çıktığını söyledi. Yıllık ortalama maliyetin 50 milyar doları geçtiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı, 'Terörsüz Türkiye' sürecinin menziline vardığında ülkenin bu ağır ekonomik faturadan ebediyen kurtulacağını dile getirdi. Bu meselenin kalıcı şekilde çözülmesiyle 86 milyon ferdiyle tüm Türkiye'nin kazanacağını, iş adamından emekçiye, çiftçiden turizmciye kadar her kesimin refahının artacağını ifade etti.
Önümüzdeki günlerde üzerinde çalıştıkları yasal düzenlemeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin takdirine sunacaklarını belirten Erdoğan, Cumhur İttifakı olarak bu önemli süreci milli meseleleri şahsi çıkarlarının önüne koyan siyasi partilerin de desteğiyle hedefine ulaştıracaklarına inandığını söyledi.
Kıbrıs Meselesi ve Orman Yangınlarıyla Mücadele
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünü Kıbrıs Türk halkıyla birlikte büyük bir gururla idrak ettiklerini belirtti. 20 Temmuz 1974'ün Kıbrıs Türk halkının varlığını, hürriyetini ve güvenliğini teminat altına alan tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Erdoğan, Kıbrıs meselesinin iki toplum arasında teknik bir yönetim paylaşımı tartışmasının ötesinde, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulü meselesi olduğunu dile getirdi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres'in adaya ziyaretinin kıymetine değinen Erdoğan, Türkiye'nin barış çabalarına her zaman destek verdiğini ve vermeye devam edeceğini söyledi. Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne mahkum etmeyi amaçlayan formüllerin geçmişte sonuçsuz kaldığını hatırlatan Erdoğan, adada sükunetin ancak adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözümle sağlanabileceğini vurguladı.
Öte yandan iklim krizinin olumsuz etkileriyle mücadele kapsamında orman yangınlarına da değinen Erdoğan, Avrupa'da yılbaşından bu yana 292 bin hektardan fazla alanın yandığını, kaybın geçen yıla göre iki katın üzerinde arttığını belirtti. Türkiye'nin de geçmişte büyük orman yangınları yaşadığını hatırlatan Cumhurbaşkanı, devletin bu yangınlara hızlıca müdahale ettiğini ve yaraları sardığını söyledi. Yanan alanların tamamının yeniden ağaçlandırıldığını, yangın söndürme kapasitesinin güçlendirildiğini ifade etti.
Erdoğan, 28 bine yakın orman kahramanı, 140 bini aşkın gönüllü, 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter, 14 insansız hava aracı ve 6 bine yakın kara aracıyla 7 gün 24 saat nöbette olduklarını belirtti. Yılbaşından bu yana toplam 2873 yangına müdahale edildiğini aktaran Erdoğan, şu anda Muğla, Balıkesir, Antalya ve Çanakkale'deki yangınları kontrol altına alma çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Yangınlardan etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Erdoğan, İspanya ve Fransa gibi ihtiyaç duyan ülkelere de yangın söndürme uçağı göndererek destek verdiklerini ifade etti.
Vatandaşları özellikle Ağustos ve Eylül aylarında daha dikkatli olmaya çağıran Erdoğan, açık alanlarda ateş yakmamaları, ormanlara yanıcı madde atmamaları, anız yakmaktan vazgeçmeleri ve yasak olan ormanlık alanlara girmemeleri konusunda uyarılarda bulundu. Bir duman görüldüğünde hemen 112'nin aranması gerektiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu da vurguladı.
Erdoğan, kabine toplantısında alınan kararların ülkeye hayırlı olmasını temenni ederek sözlerini tamamladı.










