Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung'un daveti üzerine gerçekleştireceği Seul ziyareti öncesinde, Güney Kore'nin önde gelen haber ajanslarından Yonhap'a önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Türkiye ile Güney Kore arasındaki köklü dostluğun Kore Savaşı'na dayanan güçlü tarihi bağlar üzerine inşa edildiğini vurgulayarak, bu ziyaretin siyasi diyaloğu ve özellikle ekonomik ilişkileri daha da güçlendirmeyi hedeflediğini belirtti. İki ülke arasındaki 15 milyar dolarlık ticaret hedefi, bu ziyaretin ana gündem maddelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Ticaret Hacmi ve Dengeleme Çabaları

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından aktarılan bilgilere göre, Türkiye ile Güney Kore arasındaki ikili ticaret hacminin 15 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Erdoğan, mevcut ticaret dengesizliğine dikkat çekerek, bu durumun daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini ifade etti. 2025 yılı verilerine göre Türkiye'nin Güney Kore'ye ihracatının yaklaşık 1,14 milyar dolar, ithalatının ise 10,26 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Bu dengesizliğin giderilmesi, yeni işbirlikleri ve ortak projelerle hedefleniyor.

Erdoğan, Hyundai'nin İzmit'teki otomotiv üretim faaliyetleri ve POSCO'nun çelik sektöründeki yatırımlarını iki ülke işbirliğinin başarılı örnekleri olarak gösterdi. Özellikle Hyundai'nin elektrikli araç üretimine geçiş yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı, bu tür ileri teknoloji yatırımlarının artırılmasının önemine değindi.

Sinop Nükleer Güç Santrali'nde Güney Kore Tecrübesi

Türkiye'nin enerji bağımsızlığı yolunda kritik öneme sahip Sinop Nükleer Güç Santrali Projesi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gündemindeydi. Erdoğan, Güney Kore'nin nükleer enerji alanındaki önemli tecrübesine vurgu yaparak, geçtiğimiz yıl imzalanan mutabakat zaptının ardından Güney Kore Elektrik Enerjisi Kurumu (KEPCO) ile ön fizibilite çalışmalarının devam ettiğini açıkladı. Projenin teknik ve ekonomik şartları ile yatırım modelinin detaylı bir şekilde değerlendirildiğini belirten Erdoğan, elektrik üretim maliyeti, finansman modeli ve projenin Türkiye ekonomisine sağlayacağı katkıların nihai kararda belirleyici olacağını ifade etti.

  • Geçtiğimiz yıl mutabakat zaptı imzalandı.
  • KEPCO ile ön fizibilite çalışmaları sürüyor.
  • Projenin teknik ve ekonomik şartları değerlendiriliyor.
  • Finansman modeli ve Türkiye ekonomisine katkıları kritik öneme sahip.

Erdoğan ayrıca, diğer ülkelerle yürütülen benzer temasların da Türkiye'nin ulusal çıkarları doğrultusunda değerlendirildiğini sözlerine ekledi.

Savunma Sanayii ve Yüksek Teknolojide Yeni Ufuklar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayii, yapay zekâ ve yüksek teknoloji alanlarında da yeni işbirliği fırsatlarının bulunduğunu belirtti. Elektronik, yarı iletkenler, robotik sistemler, endüstriyel otomasyon, biyoteknoloji, ilaç, tıbbi cihazlar ve yenilenebilir enerji gibi stratejik sektörlerde önemli potansiyel olduğunu dile getirdi. TUSAŞ bünyesindeki TEI tarafından geliştirilen PD170 motoruna Güney Kore'nin gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti ifade eden Erdoğan, ortak üretim ve teknoloji geliştirme çalışmalarının artırılması çağrısında bulundu.

Ulaştırma ve Lojistik Yatırımlarında Stratejik Ortaklık

Küresel ticaret ve enerji güvenliği açısından alternatif ulaşım güzergâhlarının önemine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin Asya ile Avrupa arasındaki stratejik konumunun altını çizdi. Koreli şirketlerin Türkiye'deki ulaştırma ve lojistik yatırımlarında daha fazla yer almasını arzu ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı, özellikle demir yolu altyapısı, lojistik merkezleri ve akıllı ulaştırma sistemleri gibi alanlarda ortak yatırımların geliştirilebileceğini ifade etti. Bu işbirlikleriyle Türkiye'nin bölgesel bir lojistik üs olma potansiyelinin daha da güçlenmesi hedefleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Seul ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkileri stratejik bir boyuta taşıyarak, ekonomik ve teknolojik işbirliklerini derinleştirmesi bekleniyor. Bu ziyaret, Türkiye'nin küresel arenadaki konumunu güçlendirme ve karşılıklı fayda sağlayan ortaklıklar kurma vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.