İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı ESHOT Genel Müdürlüğü, sürdürülebilirlik ve çevre bilinci odaklı projelerine bir yenisini ekledi. Otobüs yıkama sularını modern arıtma sistemleriyle geri dönüştüren ESHOT, bu sayede her ay ortalama 2 bin 200 ton suyu yeniden kullanıma sunuyor. Bu önemli su tasarrufu adımı, İzmir'in doğal kaynaklarının korunması ve çevresel sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasında kritik bir rol oynuyor.
ESHOT Garajlarında Yüzde 80 Geri Dönüşüm Başarısı
ESHOT Genel Müdürlüğü'nün Buca Gediz, Çiğli Ataşehir, İnciraltı, Mersinli ve Torbalı otobüs garajlarında aktif olarak kullanılan geri dönüşümlü su arıtma sistemleri, otobüs yıkama sularının yaklaşık yüzde 80'ini başarıyla arıtarak yeniden kullanıma kazandırıyor. Bu sistemler sayesinde, her yıkama döngüsünde taze su kullanım oranı minimize edilirken, arıtılmış suyun kalitesi de düzenli olarak denetleniyor. İhale süreci tamamlanan Urla Garajı ile yapımı devam eden Adatepe Garajı'nda kurulacak yeni tesislerin devreye girmesiyle birlikte, bu geri dönüşüm oranının yüzde 85'e çıkarılması hedefleniyor. Bu genişleme, ESHOT'un çevreci yaklaşımını daha da güçlendirecek.
Sistemlerin verimli ve kesintisiz çalışması için düzenli bakım ve kontroller büyük bir titizlikle gerçekleştiriliyor. Su kalitesi, kimyasal parametreler ve pH değerleri sürekli olarak izlenirken, arıtma kapasitesi de anlık olarak takip ediliyor. Kum ve aktif karbon filtreleri belirli aralıklarla yenileniyor, arıtma süreci sonunda oluşan atıklar ise çevre mevzuatına uygun şekilde lisanslı tesislere gönderilerek doğaya zarar vermeden bertaraf ediliyor. Bu detaylı süreç yönetimi, hem su kaynaklarının korunmasına hem de çevresel sürdürülebilirliğe önemli katkılar sağlıyor.
Yeşil Dönüşüm ve Atık Yönetimi Uygulamaları
ESHOT, sadece otobüs yıkama sularını geri dönüştürmekle kalmıyor, aynı zamanda garajlarında bulunan yağ tutuculu arıtma tesisleriyle de endüstriyel atıkların doğaya karışmasını engelliyor. Bu tesisler sayesinde, kimyasal ve yağ atıkları filtrelenerek toprağın ve su kaynaklarının kirlenmesi önleniyor. Bu entegre yaklaşım, doğal kaynakların daha verimli kullanılmasını hedefleyerek ESHOT'un yeşil dönüşüm çabalarını destekliyor.
İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen gri su sistemi çalışmaları kapsamında, ilk uygulamalardan biri ESHOT Genel Müdürlüğü’nün Buca Gediz Atölye ve Garajı’nda hayata geçirildi. Bu tesiste günlük yaklaşık 10 ton gri su arıtılarak yeniden kullanıma kazandırılıyor. Gri suyun da sisteme dahil edilmesiyle birlikte, Buca Gediz Atölye ve Garajı’nda otobüs yıkamalarında kullanılan suyun tamamı geri kazanılmış suyla karşılanabiliyor. Bu inovatif uygulama, ESHOT'un su yönetimi konusundaki kararlılığını ve öncülüğünü gözler önüne seriyor.
Gelecek Nesillere Yaşanabilir Bir Çevre Mirası
ESHOT Genel Müdürlüğü Yapı ve Bakım Şube Müdürü Vekili Suphi Sarıkaya, yaptığı açıklamada su kaynaklarının korunmasının artık çevresel bir tercih olmaktan çıkıp bir zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Sarıkaya, "Her ay yaklaşık 2 bin 200 ton suyu yeniden kullanarak hem su kaynaklarımızın korunmasına katkı sağlıyoruz hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir çevre bırakmak için çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ESHOT'un çevresel sorumluluk bilincini ve gelecek odaklı vizyonunu açıkça ortaya koyuyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin bu tür projeleri, kent genelinde sürdürülebilir yaşam pratiklerinin yaygınlaşmasına öncülük ediyor ve diğer kurumlar için de örnek teşkil ediyor.
- Buca Gediz, Çiğli Ataşehir, İnciraltı, Mersinli ve Torbalı garajlarında geri dönüşüm sistemi mevcut.
- Urla ve Adatepe garajlarında yeni tesisler devreye girecek.
- Gri su sistemi, Buca Gediz Atölye ve Garajı'nda günlük 10 ton su tasarrufu sağlıyor.
- Yağ tutuculu arıtma tesisleri ile endüstriyel atıklar doğadan uzak tutuluyor.
Bu çevreci hamleler, İzmir'in hem ekonomik hem de ekolojik açıdan daha dirençli bir kent olma yolunda attığı önemli adımlardan biri olarak öne çıkıyor. ESHOT'un su tasarrufu ve atık yönetimi konusundaki çalışmaları, kent halkının yaşam kalitesini artırırken, doğal kaynakların gelecek nesillere aktarılmasına da büyük katkı sağlıyor.










