Türkiye konut piyasası, Eylül 2026'da çelişkili bir tablo sergiledi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan verilere göre, ilk el konut satışları önemli bir artış yaşarken, ikinci el piyasasında düşüş gözlemlendi. Bu durum, sektördeki dinamiklerin ve tüketicilerin tercihlerinin değiştiğini gösteriyor. Özellikle artan konut fiyatları ve kredi faiz oranlarının bu tablo üzerindeki etkisi dikkat çekiyor. Konut sahibi olmak isteyenler ve yatırımcılar için bu veriler, piyasanın geleceğine dair önemli ipuçları sunuyor.

İlk El Konut Satışlarında Yükseliş Devam Ediyor

Eylül 2026 döneminde, ilk el konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,9'luk bir artışla 51 bin 519 adede ulaştı. Bu artış, inşaat sektöründeki yeni projelerin ve kampanyaların tüketiciler tarafından ilgi gördüğünü ortaya koyuyor. Yeni konutlara olan talep, özellikle modern yaşam alanları arayan ve ilk kez ev sahibi olacak kesim tarafından destekleniyor. İlk el satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 36,2 olarak gerçekleşti ki bu oran, yeni yapılan konutların piyasadaki ağırlığını gösteriyor.

İpotekli konut satışları da Eylül ayında yüzde 5,1'lik bir artışla 23 bin 397 adede yükseldi. Bu artış, düşük faizli kredi imkanlarının veya bankaların sunduğu özel kampanyaların konut alımını teşvik ettiğini düşündürüyor. Ancak, diğer konut satışlarında yüzde 11,6'lık bir düşüşle 118 bin 993 adede gerileme yaşanması, ipotekli olmayan satışların genel piyasa koşullarından daha fazla etkilendiğini ortaya koyuyor.

İkinci El Konut Piyasasında Gerileme

İlk el konut satışlarındaki artışın aksine, ikinci el konut satışları Eylül ayında belirgin bir düşüş yaşadı. Toplam 90 bin 871 adet ikinci el konut satışı gerçekleşirken, bu rakam bir önceki yıla göre yüzde 15,3'lük bir azalmaya işaret ediyor. İkinci el konutların toplam satışlardaki payı ise yüzde 63,8 ile hala çoğunluğu oluşturuyor olsa da, düşüş trendi piyasada bir değişim sinyali veriyor. Bu gerilemenin nedenleri arasında, yeni konut projelerinin cazibesi, ikinci el konut fiyatlarındaki artış veya mevcut konut stokunun beklentileri karşılamaması gibi faktörler gösterilebilir.

Yabancı Yatırımcıların İlgisi Sürüyor

Türkiye konut piyasası, yabancı yatırımcılar için cazibesini korumaya devam ediyor. Eylül ayında yabancılara yapılan konut satışları, yüzde 9,9'luk bir artışla 2 bin 167 adede ulaştı. Bu artış, Türkiye'nin gayrimenkul sektörünün uluslararası yatırımcılar için hala güvenli bir liman olduğunu gösteriyor. Ancak, yılın ilk dokuz aylık dönemine bakıldığında, Ocak-Eylül döneminde yabancılara yapılan konut satışları yüzde 4,3 azalarak 15 bin 308 adede geriledi. Bu durum, yıllık bazda bir düşüş yaşansa da, aylık bazda toparlanma eğilimi olduğunu gösteriyor.

  • Rusya Federasyonu: 388 konut
  • Irak: 166 konut
  • Almanya: 162 konut

Eylül ayında en çok konut alan yabancı uyruklular Rusya Federasyonu vatandaşları oldu. Onları sırasıyla Irak ve Almanya vatandaşları takip etti. Bu ülkelerden gelen alıcıların tercihlerinde, yatırım potansiyeli, yaşam kalitesi veya kültürel yakınlık gibi çeşitli faktörler etkili oluyor.

İş Yeri Satışlarında Karışık Seyir

Konut piyasasının yanı sıra, iş yeri satışlarında da benzer bir karışık seyir gözlemlendi. Eylül ayında ilk el iş yeri satışları yüzde 13,2'lik bir artışla 5 bin 789 adede yükseldi. Bu artış, yeni ticari alanlara olan talebin arttığını ve ekonomideki canlanmayla birlikte işletmelerin genişleme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Buna karşılık, ikinci el iş yeri satışları yüzde 10,5 azalarak 11 bin 556 adede geriledi. İpotekli iş yeri satışları ise yüzde 37,7 gibi önemli bir artışla 683 adede ulaştı. Bu veriler, ticari gayrimenkul piyasasında da yatırımcıların daha çok yeni ve ipotekli alımlara yöneldiğini ortaya koyuyor.

Genel olarak, Eylül 2026 konut ve iş yeri satış verileri, Türkiye ekonomisindeki dinamiklerin gayrimenkul sektörüne yansımalarını açıkça gözler önüne seriyor. İlk el piyasasının canlılığı ve yabancı yatırımcı ilgisi devam ederken, ikinci el piyasasındaki yavaşlama dikkat çekiyor. Sektör temsilcileri, bu verilerin ışığında gelecek dönem stratejilerini belirleyeceklerdir.