Türkiye'nin eşsiz deniz ve kıyı ekosistemlerinin sürdürülebilirliği adına kritik öneme sahip iki yeni karar, Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasını taşıyan 11626 ve 11627 sayılı kararlar ile Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege'ye deniz milli parkı statüsü verildi. Bu gelişme, Akdeniz ve Ege Denizi'ndeki biyolojik çeşitliliğin korunması ve doğal güzelliklerin gelecek nesillere aktarılması hedefini taşıyor.
Fethiye-Kaş Arası Deniz Ekosistemi Kapsamlı Korumaya Alındı
11626 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Fethiye ve Kaş arasındaki geniş deniz alanı, 'Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı' olarak belirlendi. Karar ekinde yer alan harita ve koordinat listeleriyle sınırları netleştirilen bu bölge, Akdeniz'in önemli biyolojik çeşitlilik noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Bu statü ile Fethiye-Kaş hattındaki deniz canlılarının yaşam alanları, su altı mağaraları, mercan resifleri ve diğer doğal oluşumlar daha etkin bir şekilde korunacak. Bölgenin turistik potansiyeli ve ekolojik hassasiyeti göz önüne alındığında, bu karar büyük bir önem taşıyor.
Deniz milli parkı ilan edilmesiyle birlikte, bölgedeki balıkçılık faaliyetleri, turistik geziler ve diğer insan etkileşimleri belirli kurallar çerçevesinde düzenlenecek. Amaç, doğal dengeyi bozmadan, ekosistemin kendini yenilemesine olanak tanımak ve nadir türlerin yaşamını güvence altına almaktır. Bu sayede hem bölge halkının hem de yerli ve yabancı ziyaretçilerin doğal güzelliklerden faydalanırken, çevreye duyarlı bir yaklaşım sergilemesi teşvik edilecek.
Kuzey Ege'de 1.742 Kilometrekarelik Dev Koruma Alanı
Diğer bir önemli adım ise 11627 sayılı karar ile atıldı. Çanakkale ve Tekirdağ illeri sınırları içerisinde yer alan tam 1.742,14 kilometrekarelik deniz alanı, 'Kuzey Ege Deniz Milli Parkı' ilan edildi. Bu geniş alan, Ege Denizi'nin kuzey kesimindeki deniz ekosisteminin korunması için stratejik bir öneme sahip. Kuzey Ege, göçmen kuşlar için önemli bir durak noktası olmasının yanı sıra, zengin balık popülasyonları ve çeşitli deniz bitkilerine ev sahipliği yapmaktadır.
- Çanakkale ve Tekirdağ Bölgesi: Milli park, bu iki ilin deniz yetki alanlarını kapsıyor.
- Biyolojik Çeşitlilik: Bölgedeki yunuslar, foklar ve çeşitli balık türleri için güvenli bir yaşam alanı oluşturulması hedefleniyor.
- Ekolojik Denge: Ticari balıkçılık ve deniz trafiği gibi faaliyetlerin ekosisteme olan etkileri minimize edilmeye çalışılacak.
Bu kararla birlikte, Kuzey Ege'deki deniz kirliliğinin önlenmesi, biyoçeşitliliğin artırılması ve denizel habitatların rehabilitasyonu konularında daha sıkı denetimler ve projeler hayata geçirilecek. Bölgenin sahip olduğu doğal mirasın korunması, gelecek nesillere sağlıklı ve canlı bir deniz ekosistemi bırakma sorumluluğunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Kararların Yürürlüğe Girişi ve Gelecek Vizyonu
Her iki karar da 16 Ağustos 2026 tarihli ve 33342 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak resmen yürürlüğe girdi. Bu adımlarla Türkiye'nin denizlerdeki koruma alanları ağına iki yeni ve önemli milli park daha eklenmiş oldu. Bu tür kararlar, Türkiye'nin uluslararası çevre anlaşmaları kapsamındaki taahhütlerini yerine getirme ve denizlerini 'mavi vatan' anlayışıyla koruma vizyonunu güçlendiriyor.
Deniz milli parklarının ilan edilmesi, sadece ekolojik faydalar sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir turizm potansiyelini de artırma imkanı sunuyor. Kontrollü ve bilinçli bir turizm anlayışıyla, bu bölgeler hem doğa tutkunları için cazibe merkezi haline gelecek hem de yerel ekonomilere katkı sağlayacak. Türkiye'nin denizlerini koruma çabaları, küresel iklim değişikliği ve deniz kirliliği gibi tehditlerle mücadelede de önemli bir örnek teşkil ediyor.








