Keşan Ziraat Odası Başkanı Hasan Şen, 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü vesilesiyle önemli açıklamalarda bulundu. Şen, kadınların kırsal yaşamda üstlendiği çok yönlü rollere vurgu yaparak, tarımsal üretimden aile ekonomisine, çocuk eğitiminden yaşlı bakımına kadar geniş bir yelpazede gösterdikleri emeğin değerine dikkat çekti. Başkan Şen'in mesajı, kadın çiftçilerin sosyal güvence sorunlarını ve tarım sektörünün geleceğini tehdit eden yaşlanma problemini gündeme getirdi.

Kadın Çiftçilerin Toplumsal ve Ekonomik Rolü

Başkan Hasan Şen, kırsal bölgelerde kadınların güçlendirilmesinin hem tarımsal kalkınma hem de genel toplumsal refah için hayati önem taşıdığını belirtti. Kadın çiftçilerin, tarlada, bahçede ve ahırda üretimin merkezinde yer almalarına rağmen, ne yazık ki sosyal güvenlik haklarından yeterince faydalanamadıklarını ve ekonomik olarak geri planda kaldıklarını ifade etti. Bu durumun, kadınların emeklerinin çoğu zaman 'aile içi katkı' olarak görülmesinden kaynaklandığını ve üretici kimliklerinin göz ardı edildiğini dile getirdi.

Şen, kadınların ekonomik ve sosyal statülerinin iyileştirilmesinin, kırsal kesimden şehirlere yaşanan göçü engellemede ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliğini sağlamada kritik bir rol oynadığını vurguladı. Anayasa'nın kadın-erkek eşitliğini ve sosyal güvenlik hakkını güvence altına alan maddelerine rağmen, kırsal alandaki kadınların bu haklara erişimde ciddi zorluklar yaşadığının altını çizdi. Bu sorunun sadece tarımsal değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutları olan karmaşık bir mesele olduğunu belirten Şen, kalıcı ve kapsamlı politikaların geliştirilmesi gerektiğini savundu.

Tarım Nüfusu Yaşlanıyor: Gelecek İçin Ciddi Risk

Hasan Şen, Türkiye tarım sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan birine, yani tarım nüfusunun yaşlanmasına da dikkat çekti. Verilere göre, çiftçilerin yaş ortalamasının 60'a yükseldiğini belirten Şen, erkek çiftçilerin yaş ortalamasının 60, kadın çiftçilerin yaş ortalamasının ise 61 olduğunu kaydetti.

  • Çiftçilerin %35'i 65 yaş ve üzerinde.
  • Çiftçilerin %35'i 50-64 yaş aralığında.
  • 18-32 yaş grubundaki genç çiftçilerin oranı ise yalnızca %5.

Başkan Şen, bu demografik tablonun tarımsal üretimin geleceği açısından ciddi riskler barındırdığını ve gençlerin tarıma ilgisizliğinin sektörün sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini ifade etti. Bu durumun önüne geçmek için gençlerin tarıma kazandırılmasına yönelik acil ve etkili stratejilerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

Genç Çiftçiler ve Kadın Üreticiler İçin Destek Çağrısı

Başkan Şen, tarımın geleceği için atılması gereken adımları da sıraladı. Gençlerin sektöre çekilmesi, kadın çiftçilerin sosyal güvence ve ekonomik olarak güçlendirilmesi, kırsal altyapının iyileştirilmesi ve yaşam koşullarının cazip hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Şen, kadınlara fırsat verildiğinde, onların liderliğin, üretimin ve değişimin öncüleri olabileceğine inandığını dile getirdi.

Hasan Şen, açıklamasının sonunda, alın teriyle toprağa can veren tüm kadın emekçilerin 15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü'nü kutladı. Kadın çiftçilerin desteklenmesinin sadece kadınların değil, tüm tarım sektörünün ve toplumun genel refahının geleceği için elzem olduğunu bir kez daha vurguladı. Bu mesaj, kadın çiftçilerin görünmeyen emeklerinin tanınması ve hak ettikleri desteğe kavuşmaları için önemli bir çağrı niteliği taşıyor.